Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Flora Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Derneği adına açıklama yapan Prof. Dr. Fevzi Özgökçe, insanlığın tüm teknolojik gelişmelere rağmen hâlâ doğaya ve sağlıklı ekosistemlere bağımlı olduğunu söyledi.
Su, gıda, ilaç, enerji, yakıt ve barınma gibi temel yaşam ihtiyaçlarının biyolojik çeşitlilik sayesinde sürdürülebildiğini belirten Özgökçe, ekosistemlerin korunmasının insanlığın geleceği açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Açıklamada, Aralık 2022’de kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında 2030 yılına kadar kara, su ve denizlerin yüzde 30’unun korunması, bozulmuş ekosistemlerin restore edilmesi ve istilacı türlerin azaltılması gibi küresel hedeflerin belirlendiği ifade edildi.
“Küresel etki için yerel hareket” temasıyla kutlanan Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nde yerel çalışmaların önemine vurgu yapan Özgökçe, büyük değişimlerin küçük adımlarla başlayacağını belirtti.
Van Gölü Havzası başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi ve Türkiye genelinde biyolojik çeşitlilik üzerine araştırma ve koruma çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Özgökçe, herkesin yaşadığı çevredeki tabiatı, habitatı, nebatatı ve hayvanatı tanıyıp koruması gerektiğini söyledi.
Biyolojik çeşitliliğin her geçen gün tehdit altında olduğuna dikkat çeken Özgökçe, “Tabiatı korumak ve geleceğimize sahip çıkmak için tam şu an harekete geçme zamanı. Unutmayalım; biyolojik çeşitlilik yoksa hayat da yok demektir” ifadelerini kullandı.





