Bugun...

GÜÇ ZEHİRLENMESİ ve ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK

 Tarih: 06-01-2024 23:37:00  -   Güncelleme: 07-01-2024 00:32:00
Mustafa Erikli

KÜFÜR ile BELKİ ama ZULÜM ile ASLA.. (Nizamülmülk)

Toplumsal olarak o kadar büyük bir çıkmazın içine girdik ki; kimse ne yapacağını bilemez, çare üretemez, şaşkın ve yalnız halde! Tüm köşe başları kapılmış, tüm kapılar kapanmış, tüm yollar tıkanmış gibi. Her şey tekelleşmiş, toplumsal iradenin gücünü elinde tutmak isteyen kapitalist aktörlerin ve siyasetçilerin hegamonyası, kontrol ve denetimi altında.

 

Demokrasi ve Cumhuriyet HAK GETİRE..

 

En küçük apartman ve site yöneticiliğine, derneklerden vâkıflara, sendikalardan odalara, kooperatiflerden ticarete, federasyonlardan konfederasyonlara, birliklerden kulüplere, kamu kurum ve kuruluşlara, yasama yürütme yargıdan medyaya, emniyetten askeriyeye, diyanetten üniversitelere ve hatta muhtarlıklardan siyasi partilere kadar tüm köşe başları tutulmuş, tüm koltuklar bir gücün kontrolü altındaymış gibi bir hava var adeta?

 

Toplumsal birliğin ve beraberliğin, ekonomik istikrar ve güçlenmenin, eğitim öğretim ve ahlaki gelişimin, hukuk ve adaletin, hatta ve hatta saygı ve sevginin, demokrasi ve özgürlüğün gelişmesinin güçlenmesinin önünde bir engel, engeller silsilesi ve kontrol mekanizması var gibi bir hava var adeta!

 

Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir, her zaman anlattığım ve ikaz ettiğim gibi! Nasıl ki, bir ülke damarlarına kadar bir siyasi oluşuma teslim edilmemesi gerekir ise, her hangi bir sivil toplum kuruluşu da sadece belli kişi ve guruplara teslim edilmemelidir. Toplumun bizzat içinde yer almadığı, kontrol ve denetimini yapamadığı, sorgulayamadığı, seçtiği kişi ve gurupları yakinen tanımadığı hiçbir oluşumun içinde olmaması ve desteklememesi gerekir aksi halde tekelleşme başlar, demokrasi çöker ve cumhuriyet serabı içinde aldatılırız. Demokratik olmayan yönetim mekanizmaları her zaman daha güçlü kişi ve gurupların kuklası olmaya mahkûm kalır!

 

Küçük ve günlük menfaatler ile daha fazla geleceğimizi karartıp, yer altı ve yer üstü kaynaklarımız ile birlikte beşeri sermayemizin sömürülmesine daha ne kadar göz yumacağız. Toplumsal ayrışmanın sadece halkımızı böl parçala yok et stratejisi olduğunu, biran evvel her kesin ve kesimin birlikte organize olması gerektiğini ne zaman fark edecek; garibi gurebası, fakiri zengini, alimi ve cahili ile birlikte halk hareketini nasıl ve ne zaman başlatacağız!?

 

İktidar ve muhalefeti ile birlikte mevcut tüm siyasi oluşumları değiştirmenin, adını ve namını dahi bilmediğimiz irili ufaklı yeni siyasi hareketlere ve teşkilatlarına ne zaman şans tanıyacağız. Küçük ve günlük menfaatlerimizi terk edip kalıplaşmış ve kronikleşmiş idareleri değiştirmeden toplumsal refaha hiçbir zaman kavuşamayacağımız gerçeğini bilerek hareket etmek makus talihimizi değiştirecektir.

 

En derin saygı sevgi hürmet ve muhabbetlerimle...

  Bu yazı 358 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI