Doç. Dr. Sarıkaya, hipertansiyonun kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi hali olduğunu ve vücuttaki damar yapısının ulaştığı her organı olumsuz etkilediğini vurguladı. Hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkati çeken Sarıkaya, hastaların büyük bir kısmının durumun farkında olmadığını ifade etti.

"İlk Belirti Kalp Krizi veya Beyin Kanaması Olabilir"

Vatandaşların tanı ve tedavi süreçlerinde geç kaldığına işaret eden Sarıkaya, şu uyarılarda bulundu:

Gevaş'ta Gençlik Haftası Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başladı
Gevaş'ta Gençlik Haftası Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başladı
İçeriği Görüntüle

"Hipertansiyon sinsi bir hastalıktır. Maalesef birçok hastada ilk bulgu beyin kanaması, kalp krizi veya 'aort diseksiyonu' dediğimiz damar çatlaması şeklinde karşımıza çıkabiliyor. Bu ağır tablolarla karşılaşmamak için özellikle ailesinde hipertansiyon öyküsü olanların ve 40 yaş üstü vatandaşlarımızın düzenli aralıklarla tansiyon takibi yaptırması hayati önem taşıyor."Whatsapp Image 2026 05 15 At 11.31.13"Tuz Kullanımı Önemli Bir Sorun"

Hastalığın önlenmesinde yaşam tarzı değişikliklerinin ve beslenme alışkanlıklarının kritik rol oynadığını belirten Sarıkaya, özellikle bölgedeki tuz tüketimine dikkati çekti. Sarıkaya, "Tuz, ülkemiz ve bölgemiz için önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Henüz tansiyon hastası olmadan önce diyetimize ve egzersizlerimize dikkat etmeliyiz. Tuzdan arındırılmış bir diyet, bizi hipertansiyona karşı koruyan en güçlü kalkanlardan biridir." değerlendirmesinde bulundu.

"Erken Tanı Riski Yok Ediyor"

Hipertansiyonun erken evrede saptanması durumunda kontrol altına alınabildiğini kaydeden Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, "Erken tanı ve düzenli ilaç tedavisiyle hayati riskleri neredeyse yok denecek seviyeye indirmek mümkün. Vatandaşlarımıza çağrımız; tansiyonlarını düzenli ölçtürmeleri, diyetlerine dikkat etmeleri ve tedavi süreçlerini aksatmamalarıdır." diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: ŞİLAN HACIYUSUFOĞULLARI