Yukarı Nurşin Camii’nde cuma namazı sonrası bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar, Gazze ve Kudüs’te yaşanan zulme karşı tek ses oldu.
Van Filistin’e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik tarafından okunan açıklamada, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü için vahdetin (birlik) kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
"Mesele Sadece Filistin Değil, Tüm İslam Coğrafyası"
Basın açıklamasında, İsrail’in saldırılarının yalnızca Gazze ile sınırlı kalmadığı; Lübnan, Suriye, Yemen ve İran’ı da içine alan geniş bir çatışma sürecinin hedeflendiği belirtildi. Çevik, yaşananları "Arz-ı Mev'ud" (Vaat Edilmiş Topraklar) hezeyanıyla bölgeyi parçalama operasyonu olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
"Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramaktadır. Bu saldırganlık, dünya barışını doğrudan tehdit eden emperyal bir projeye dönüşmüştür. Asıl mesele, İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmaktır."
"Gazze Tarihin En Büyük Toplu Mezarlığına Dönüştü"
Gazze’deki insani drama dikkat çeken platform üyeleri, bölgenin modern dünyanın gözleri önünde sistematik bir yok etme operasyonuna sahne olduğunu ifade etti. Amerika ve İngiltere’nin İsrail’e verdiği diplomatik ve askeri desteğin zulmün sürmesindeki ana etken olduğu belirtilirken, Üçüncü Dünya Savaşı riskinin her geçen gün arttığı uyarısı yapıldı.
Kurtuluş İçin 4 Maddelik Eylem Çağrısı
Van Filistin’e Destek Platformu, basın açıklamasında İslam alemine ve uluslararası topluma şu somut adımların atılması çağrısında bulundu:
Vahdet ve Birlik: Mezhebi ve siyasi ayrılıklar bir kenara bırakılmalı, ümmet bilinciyle hareket edilmelidir.
Etkin Ekonomik Boykot: İsrail, ABD ve İngiltere menşeli ürünlere yönelik sürdürülebilir bir boykot uygulanmalıdır.
Mazlumlarla Dayanışma: Gazze'den Yemen'e kadar saldırı altındaki tüm halklarla tam bir dayanışma sergilenmelidir.
Kudüs’ün Savunulması: Mescid-i Aksa’nın onur meselesi olduğu unutulmamalı, işgale karşı ses yükseltilmelidir.
"Kudüs Özgür Olmadan Dünya Barışı Mümkün Değil"
Açıklamanın sonunda, küresel barışın anahtarının Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü olduğu ifade edildi. "Kudüs sadece bir şehir değil, bir imandır; Mescid-i Aksa sadece bir cami değil, bir davadır" diyen Çevik, zulüm bitene kadar mücadelenin devam edeceğini vurguladı.
Etkinlik, Filistinli mazlumlar ve İslam aleminin birliği için yapılan duaların ardından sona erdi.




