Yazılı açıklama yapan Uca, özellikle çocukların hayatını tehdit eden saldırılar karşısında sessiz kalınmasını eleştirerek, insan hayatının her şeyin önünde tutulması gerektiğini ifade etti.
Hayvan sevgisinin İslam medeniyetinin önemli bir parçası olduğunu belirten Uca, “Merhamet anlayışımız hiçbir zaman insan hayatını ikinci plana atan bir yaklaşım olmamıştır” dedi.
Bazı çevrelerin “hayvan sevgisi” adı altında toplum güvenliğini göz ardı ettiğini savunan Uca, kamuoyunda “mama lobisi” olarak ifade edilen yapıların çözüm üretmek yerine sorunun devam etmesine zemin hazırladığını ileri sürdü.
Köpek saldırılarına maruz kalan çocukların ailelerine yönelik kullanılan bazı söylemleri de eleştiren Uca, bu yaklaşımın vicdan dışı olduğunu kaydetti.
“Çocuklarımız her gün tehdit altında”
Birçok mahallede parkların çocuklardan çok başıboş köpeklerin alanına dönüştüğünü ifade eden Uca, okul önlerinde çocuklarını bekleyen ailelerin de tedirginlik yaşadığını belirtti.
Özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarının daha büyük risk altında olduğunu dile getiren Uca, “Çünkü onlar okullarına servisle değil yürüyerek gitmektedir. Özellikle kenar mahallelerde yaşayan çocuklarımız her gün bu tehditle karşı karşıya kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Bilimsel ve sürdürülebilir politikalar uygulanmalı”
Uca, bir çocuğun hayatını kaybettiği yerde önceliğin tartışmasız şekilde insan hayatı ve toplum güvenliği olduğunu vurgulayarak, başıboş köpek popülasyonuna karşı güvenliği esas alan politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, kayıt, sahiplendirme ve popülasyon kontrolüne yönelik uygulamaların etkin şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten Uca, “İnsan hayatını tehdit eden her türlü kontrolsüzlük ve çıkar düzeni karşısında kararlı bir duruş sergilenmelidir” dedi.