Çocuk yaşlarda başladığı ayakkabı tamirciliğini bugün de büyük bir özveriyle sürdüren Deniz, kendisine tahsis edilen yaklaşık 2 metrekarelik çalışma alanında yıllardır vatandaşların yıpranan ayakkabılarını onarıyor. 10 kişilik ailesinin geçimini bu meslek sayesinde sağlayan deneyimli usta, teknolojik gelişmelerin sektörde önemli değişimlere yol açtığını söyledi.
Geçmişte kösele ayakkabıların yaygın olduğunu ve tamir işlerinin yoğunlukla el emeğine dayandığını anlatan Deniz, o dönemlerde pençe yapımından taban lastiklerinin hazırlanmasına kadar birçok işlemi tamamen el işçiliğiyle gerçekleştirdiklerini belirtti. Günümüzde ise fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte hem ayakkabıların yapısının değiştiğini hem de tamir işlerinin azaldığını ifade etti.
Yeni nesil ayakkabıların eski ürünler kadar dayanıklı olmadığını dile getiren Deniz, buna rağmen dükkanına getirilen her ayakkabıyı özenle tamir etmeye devam ettiğini söyledi. El emeğinin yerini seri üretimin aldığını belirten Deniz, bu durumun mesleğin eski canlılığını kaybetmesine neden olduğunu kaydetti.
Küçük dükkanında çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Deniz, el sanatlarıyla uğraşan ustaların günümüzde daha fazla zorluk yaşadığını vurguladı. Teknolojinin hayatın her alanında etkisini gösterdiğini ifade eden Deniz, buna rağmen işini severek yaptığını dile getirdi.
Meslekte başarının sevgi ve sabırdan geçtiğini söyleyen Deniz, “İnsan yaptığı işi severek yapmalı. Sevgi olmadan hiçbir iş uzun süre sürdürülemez. Yıllardır burada çalışıyorum ve artık burası hayatımın bir parçası oldu. Her sabah dükkânımı açtığımda dua ederek işe başlıyorum. Allah herkesin yardımcısı olsun” dedi.
Yıllara meydan okuyan Muhittin Deniz, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmayı düşünmezken, ayakkabı tamirciliği gibi geleneksel mesleklerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekiyor.





