Üniversite bünyesinde yaklaşık bir yıllık yoğun bir araştırma ve geliştirme süreciyle hazırlanan “Yapay Zekâ Etiği” projesi, teknoloji şirketi Huawei tarafından dünya genelinde düzenlenen prestijli Huawei ICT Competition 2025–2026 Dünya Finalleri’nde binlerce küresel başvuru arasından sıyrılarak dünya üçüncülüğü elde etti.
Teknoloji dünyasında büyük yankı uyandıran ve küresel ölçekte ilgi gören proje kapsamında Başkale Meslek Yüksekokulu öğretim elemanları, yapay zekâ sistemlerinde ortaya çıkabilen önyargı ve ayrımcılıkların azaltılmasına yönelik çalışmalar yürüterek; adil ve güvenilir yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayan bir model tasarladı. Yapay zekâ modellerinde adaleti sağlamayı amaçlayan çalışmada, ABD’de kefaletle serbest bırakılma başvurularında hakimlere yardımcı olmak amacıyla kullanılan ve Afro-Amerikalılara karşı önyargılı sonuçlar ürettiği bilinen COMPAS risk değerlendirme sistemine ait veri setleri mercek altına alındı. Python programlama diliyle yapılan detaylı analizler sonucunda, mevcut sistemde suçsuz olmalarına rağmen Afro-Amerikan bireylerin risk oranının yüzde 44, diğer gruptakilerin ise yüzde 23 olarak belirlendiğini ve böylece yaklaşık iki katlık bir ayrımcılık yapıldığını saptayan araştırmacılar, bu eşitsizliği gidermek için "threshold" (eşik değeri) yöntemini uyguladı. Geliştirilen bu yenilikçi yöntem sayesinde risk oranları her iki grup için de eşitlenerek adil bir yapay zekâ modeli oluşturuldu.
Sürecin Kasım 2025'te başladığını ve oldukça uzun bir değerlendirme aşamasından geçtikten sonra dünya finallerine uzandıklarını belirten Başkale Meslek Yüksekokulu Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Dr. Muhammed Burak Görentaş, ulusal ve uluslararası kuruluşların yapay zekâ etik ilkelerinde ayrımcılığın önlenmesinin kritik bir yer tuttuğunu vurguladı. Üç yıl önce yayımladığı kongre bildirisinde istatistiksel tekniklerle verilerin düzenlenebileceğini ve önyargıların ortadan kaldırılabileceğini ortaya koyduğunu ifade eden Dr. Görentaş, yarışma duyurusunun ardından Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi öğrencilerine bir yapay zekâ sistemi geliştirilirken önyargılara karşı nasıl önlem alınacağını, bunun istatistiksel yöntemlerini ve kodlama aşamalarını uygulamalı olarak aktardıklarını dile getirdi. Binlerce projenin başvurduğu süreçte önce yarı finale, ardından 13 Nisan’da gerçekleştirilen finale yükseldiklerini aktaran Görentaş, 28 Nisan’da açıklanan sonuçlarla dünya üçüncülüğüne ulaştıklarını bildirdi.
Projenin temel amacının, yapay zekâ sistemleri henüz inşa edilmeden önce verilerdeki önyargıları tespit edip temizlemek olduğunu belirten Dr. Görentaş, veriler önyargıdan arındırıldığında geliştirilen sistemlerin çok daha adil olacağının altını çizdi. Yürüttükleri bu çalışmanın insanlık yararına işler yapmayı esas alan Anadolu medeniyeti geleneğiyle tamamen örtüştüğünü dile getiren Görentaş, yarışmaya katılan projeler arasında yapay zekâ etiği odaklı tek çalışmanın Üniversitemize ait olduğunu vurguladı. Öğrencilerine veri setlerinde ayrımcılığı istatistiksel tekniklerle tespit edip ortadan kaldırmayı ve sistemi daha sonra geliştirmeyi öğrettiklerini anlatan Görentaş, ayrımcılığı önlemek adına veri setindeki ırk sütununun tamamen kaldırılması gibi alternatif yöntemlerin de uygulanabileceğine dikkat ederek projeyi geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti.
Uluslararası düzeydeki bu büyük organizasyonda derece elde etmenin haklı gururunu yaşadıklarını belirten Öğretim Görevlisi İbrahim Halil Dilber ise elde edilen sonucun hem Türkiye hem de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi adına çok büyük bir prestij kaynağı olduğunu vurguladı. Binlerce adayın yarıştığı küresel bir platformda dünya üçüncüsü olmanın kendileri için çok önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Dilber, Üniversitemizin bilimsel üretkenliğine ve uluslararası görünürlüğüne katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, bundan sonraki süreçte de yapay zekâ etiği ile bilişim teknolojileri alanında benzer nitelikli projeler geliştirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.