Konuyla alakalı sosyal medya hesaplarından açıklamalarda bulunan Güngör, şu ifadeleri kullandı.
"Van Turizmi Tek Bir Pazara Mahkûm Edilemez Van ilimizin sahip olduğu turizm potansiyeli ne yazık ki uzun yıllardır dar bir çerçevede değerlendirilmektedir. Turizmin neredeyse yalnızca İranlı turistlere bağlı bir yapı üzerine kurulması, ilimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Turizmi tek bir ülkeye bağlamak; siyasi, ekonomik veya sınır kapılarındaki en küçük gelişmede Van’ın turizm gelirlerinin büyük zarar görmesine neden olabilir. Oysa Van, tarihî, kültürel ve doğal zenginlikleri bakımından çok daha geniş bir coğrafyaya hitap edebilecek bir potansiyele sahiptir. Bölgenin en önemli doğal değerlerinden biri olan Van Gölü, eşsiz maviliği, adaları ve doğal güzelliği ile Türkiye’nin en büyük turizm hazinelerinden biridir. Göl çevresinde yapılacak doğru planlama ve tanıtım çalışmalarıyla Van Gölü; Avrupa’dan Rusya’ya, Orta Asya’dan Arap dünyasına kadar geniş bir turizm kitlesini çekebilecek kapasiteye sahiptir. Van’ın tarihî mirası da aynı derecede güçlüdür. Gürpınar’daki Kırk Değirmenler, geçmişten günümüze uzanan su kültürünün önemli bir parçasıdır. Bu değirmenlere hayat veren Şamran Kanalı, Urartu medeniyetinden günümüze ulaşan büyük bir mühendislik eseridir. Yine Urartu tarihinin önemli merkezlerinden Çavuştepe Kalesi ve ihtişamlı yapısıyla dikkat çeken Hoşap Kalesi tarih turizmi açısından büyük bir değerdir. Doğa turizmi açısından ise Muradiye Şelalesi ve kış turizmi için önemli bir merkez olabilecek Abalı Kayak Merkezi, Van’ın turizm çeşitliliğini artırabilecek önemli destinasyonlardır. Bizler yıllardır aynı çağrıyı yapıyoruz: Van’ı sadece bir ülkeye değil, tüm dünyaya tanıtalım. Avrupa’da, Rusya’da, Asya’da ve Arap coğrafyasında Van’ın doğal ve tarihî zenginliklerini anlatalım. Bu büyük medeniyet mirasının temelini oluşturan suyumuzu koruyalım. “Suyumuzu verin, değirmenler ve Şamran kanalı yaşasın” dedik. Çünkü su olmazsa değirmenler susar, değirmenler susarsa tarih susar. Bugün geldiğimiz noktada ise yıllardır dile getirilen bu uyarıların yeterince dikkate alınmadığını üzülerek görmekteyiz. Van’ın turizm potansiyeli hâlâ tam anlamıyla değerlendirilememiştir. Oysa doğru bir turizm vizyonu ile Van Gölü’nden tarihî kalelere, değirmenlerden şelalelere kadar uzanan bu zenginlik zinciri, Van’ı bölgenin en önemli turizm merkezlerinden biri haline getirebilir. Van’ın geleceği için yapılması gereken açıktır: Tarihimize, doğamıza, suyumuza ve kültürel mirasımıza sahip çıkmak ve Van’ı dünya turizmine güçlü bir şekilde tanıtmaktır.




