Engelli bireylerin yardım bekleyen değil, hak talep eden eşit vatandaşlar olduğunu ifade eden Kayhan, engelliliğin bir eksiklik değil, toplumun oluşturduğu fiziksel ve zihinsel engellerin sonucu olduğunu söyledi.
Kayhan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün milyonlarca engelli birey; kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, eğtimde, istihdamda, sporda, sanatta ve siyasette görünmez duvarlarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Oysa bizler yaşamın kenarında değil, tam merkezinde olmak istiyoruz.”
Yerel yönetimlerde engelli bireylere yönelik istihdam alanlarının artırılması gerektiğini belirten Kayhan, karar alma mekanizmalarında engelli bireylerin aktif şekilde yer almasının önemine dikkat çekti.
Devlet kadrolarında engellilere ayrılan yüzde 3’lük istihdam kotasının yetersiz olduğunu savunan Kayhan, bu oranın en az yüzde 6’ya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran araçlar, ortez-protez sistemleri, işitme cihazları ve medikal malzemelere yönelik desteklerin anayasal güvence altına alınması gerektiğini kaydeden Kayhan, erişilebilir yaşam düzenlemelerinin kalıcı hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Sporun engelli bireyler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Kayhan, engelli spor kulüplerine verilen desteklerin artırılmasının gençlerin sosyal yaşamda daha güçlü yer almasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Engelli bireylerin yalnızca özel günlerde hatırlanmaması gerektiğini vurgulayan Kayhan, “Bizler acınmak değil anlaşılmak, dışlanmak değil eşit yaşamak istiyoruz. Erişilebilirlik bir lütuf değil, temel insan hakkıdır” dedi.
Kayhan, açıklamasının sonunda hak temelli mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerini belirterek, daha adil ve erişilebilir bir toplum için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.