VAN

Sosyolog Suvat Parin Van’ın Değişen Yüzünü Anlattı

Eğitim, Kültür ve Sanat Federasyonu ile Van Yazar ve Şairler Derneği tarafından düzenlenen “Hayatın Renkleriyle Buluşuyoruz” programının bu haftaki konuğu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suvat Parin oldu. Programda Van’ın 1960’tan günümüze uzanan sosyo-ekonomik ve toplumsal dönüşümü ele alındı.

Programın açılış konuşmasını yapan Eğitim, Kültür ve Sanat Federasyonu yetkilisi M. Salih Geçken, bu tür buluşmalarla yazar ve şairlerin akademisyenlerin bilgi ve tecrübelerinden faydalanmasını, düşünsel üretimin güçlenmesini amaçladıklarını söyledi.

“Van’ın Tablosu Çok Parlak Değil”

Konuşmasında Devlet Planlama Teşkilatı verilerine dayanan bir sunum yapan Prof. Dr. Suvat Parin, Van’ın son yarım asırda sosyo-ekonomik açıdan ciddi bir gerileme yaşadığını belirtti. Van’ın 7 bin yıllık geçmişe sahip, tarih boyunca eğitim, kültür, sanat ve ticaret açısından önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Parin, “Buna rağmen bugün kent açısından tablo ne yazık ki çok hoş değil” dedi.
Parin, Van’ın kaderinin özellikle 1915 sonrası dönemde köklü biçimde değiştiğini, asıl kırılmanın ise 1960 sonrası süreçte yaşandığını vurguladı.

1980’de Zirve, Sonrasında Düşüş

Van’ın sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasındaki seyrini paylaşan Parin, kentin 1960’lı yıllardan itibaren yükselişe geçtiğini ancak 1980’den sonra hızla gerilediğini ifade etti. Parin’e göre Van, 1980 yılında 37’nci sıraya kadar yükselmesine rağmen, sonraki yıllarda yeniden alt sıralara düştü ve bugün başladığı noktaya geri dönmüş durumda.

“Son 50 yılda yerimizde saydık, hatta geriledik” diyen Parin, Van’ın sosyo-ekonomik göstergelerde çevre illerin büyük bölümünün gerisinde kaldığını kaydetti.
Depremler ve Göç Süreci Kentin Yapısını Değiştirdi

Van’ın gelişimini etkileyen kırılma noktalarına da değinen Parin; 1976 Çaldıran Depremi, 1990’lı yıllardaki zorunlu göç, 2011 Van Depremi ve sonrasındaki idari süreçlerin kentin sosyolojik yapısında derin izler bıraktığını söyledi.

1990’lı yıllarda yaşanan göçle birlikte kentte iki derin sosyolojik fay hattı oluştuğunu belirten Parin, bu süreçte önemli bir sermaye ve insan kaybı yaşandığını ifade etti.

“Van Zihinsel Göçebeliğin Yoğun Olduğu Bir Kent”

Van’da yaşayanların önemli bir bölümünün kente yeterli katkı sunmadığını dile getiren Parin, bunu “zihinsel göçebelik” kavramıyla açıkladı. Parin, “İnsanlar burada yaşıyor ama kente minimum katkı, maksimum beklentiyle yaklaşıyor. Bu durum kentin gelişimini tıkıyor” dedi.

Kentte ortak bir gelecek vizyonu oluşturulamadığını söyleyen Parin, “Kürtler sorun konuşuyor, Türkler nostalji yapıyor. Oysa şehir dediğimiz şey bir gelecek projesidir” ifadelerini kullandı.

Çözüm İçin Sivil Alan Vurgusu

Üniversite-şehir ilişkilerinin zayıf olduğuna da dikkat çeken Parin, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin kentin sorunlarına daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. Hayvancılık, sınır ticareti, turizm ve genç nüfus gibi alanlarda büyük potansiyellerin değerlendirilemediğini belirtti.
Konuşmasının sonunda çözümün güçlü bir sivil alandan geçtiğini vurgulayan Prof. Dr. Suvat Parin, “Bir kentin burjuvazisi, güçlü sivil yapıları ve iş birliği kültürü yoksa gelişimini tamamlaması mümkün değildir. Van’ın itici gücü sivil alan olmalıdır” dedi.

Program, soru-cevap bölümü ve karşılıklı fikir alışverişinin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.