Yağışların kısa vadede su potansiyeli açısından sevindirici olduğunu ancak orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidinin ortadan kalkmadığını belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bedük, özellikle Konya’da yer altı su seviyesinin kritik eşikte bulunduğuna dikkat çekti.
"Ülkemizde 52 ilçede tarımsal su kısıtlaması uygulanacak"
Yüzeysel akışa geçen sağanak yağışların yer altı sularında kayda değer bir artış sağlamadığını ifade eden Prof. Dr. Fatma Bedük, "Ülkemizde bu yıl gerçekleşen yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 50’sini aştı. Ocak ayı itibarıyla, geçen yıl aynı dönemin üç katı kadar yağış gerçekleşti. Tabii bunun sonucunda, birçok baraj gölünde su seviyesi yükseldi. Akarsularda debiler arttı. Fakat öte yandan, ne yazık ki birçok kentte de seller, su baskınları dolayısıyla birçok kayıp da yaşandı. Tabii bu yağışlar kısa vadede su potansiyeli açısından oldukça sevindirici. Fakat orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidi ortadan kalkmış değil. Örneğin Konya’da yer altı su seviyesi hala kritik eşikte, yüzeysel akışa geçen sağanak yağışlar yer altı suyunda kayda değer bir yükselme oluşturamıyor ve yer altı suları yoğun bir şekilde tarımsal amaçlı olarak kullanılıyor. Su kaynaklarının yüzde 70 gibi önemli bir kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını biliyoruz. Dolayısıyla tarımsal sürdürülebilirlik açısından su kaynaklarının verimli kullanılması ve yönetilmesi oldukça önemli. Bu meyanda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yeni bir uygulama var. Ülkemizde 52 ilçede tarımsal su kısıtlaması uygulanacak. Bu ilçelerden 19’u Konya ili sınırları içerisinde bu uygulamaya göre şeker pancarı, havuç, fasulye gibi suya ihtiyaç duyan bitkilerin art arda yıllarda ekilmesi istenmiyor. Bu bitkilerin ekilmesi durumunda müteakip yılda arpa, buğday, mercimek, nohut gibi suya çok ihtiyaç duymayan bitki türlerinin ekimi teşvik edilecek. Bitki türleri için verilen teşvikler, kurallara uymayan çiftçiler için verilmeyerek bir yaptırım uygulanması hedefleniyor" dedi.
"Çatılardan, arazilerden yağmur suları hasat edilmeli"
Yağmur sularının da geri dönüşümünün yapılmasına dikkat çeken Prof. Dr. Bedük, "Bu yıl gerçekleşen yağışlar, öngörülen kuraklık senaryolarına ters düşüyormuş gibi görünebilir. Ancak bu risk ortadan kalkmış değil. Bu durum, bu yağış rejimi, iklim değişikliğinin beklenen bir sonucudur. Dolayısıyla bu yağış rejiminin doğru yönetilmesi gerekir. Yağışların, yağmur sularının hasat edilmesi için doğru yatırımları yapmaya ihtiyacımız var. Çatılardan, arazilerden yağmur suları hasat edilmeli ve atık sulardan ayrı toplanarak depolanmalı. Yine tarımsal su yönetimi de bu konuda oldukça önemli. Tarımda mutlaka suya ihtiyaç duymayan bitki türlerinin yetiştirilmesi teşvik edilmeli ve damla sulama gibi basınçlı su sistemlerinin kullanılması tercih edilmelidir" şeklinde konuştu.
"Son yağışlar bizi rehavete düşürmemeli"
Prof. Dr. Fatma Bedük, "Yer altı sularının aşırı derecede kullanılmasının önüne geçilmelidir. Suyun tabii miktar olarak korunmasının yanı sıra kalitesinin korunması da oldukça önemli. Yine tarımsal faaliyetlerde aşırı gübre kullanılması durumunda yer altı sularında nitrat kirliliği söz konusu olmaktadır. Yine gübreleme yanında aşırı pestisit kullanımı da söz konusu. Bunun da yönetilmesi su kalitesi açısından oldukça kritik bir konu. Suyun hem tarımda, hayvancılıkta, endüstride ve yine evsel kullanımlarda tasarrufuna devam etmeliyiz. Son yağışlar bizi rehavete düşürmemeli" diye konuştu.





