Bölgemizin içinden geçtiği sıkıntılın günlerde, ülkemiz için önemli konuları istişare ettiğimiz kabine toplantısını tamamladık. Özellikle İran krizi ve bölgemizdeki yansımalarını ele aldık. Geniş bir yelpazede bu krizin etkilerini değerlendirdik. çatışmaların uzaması ve yayılması ya da kontrolden çıkması dahil senaryoları analiz ettik. Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimiz ile teyakkuz halindeyiz ve tüm birimlerimizi seferber etmiş halindeyiz.

Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye saldırısını kınadı
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye saldırısını kınadı
İçeriği Görüntüle

ÖZGÜR ÖZEL'İN SÖZLERİNE TEPKİ

Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla tüm gelişmeleri takip ediyor, hiç bir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini ve 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. tek bir insanımızın bile kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz. Bu mücadele içinde ana muhalefetin başındaki zatın kimsenin önemsemediği, hatta kendi seçmeninin bile umursamadığı sözlerini ibretle takip ediyoruz. Füzelerin uçuştuğu, en küçük hatanın büyük sorunlalar yol açacağı böyle bir süreçte bize sataşan ve prim kazanmaya çalışan bu zatı aziz milletimize havale ediyorum. Türkiye'nin ana muhalefeti bile olsa bu söylem düzeyi ile muhatap olmak bizlere ağır geliyor. Öyle şeyler söylüyor ki, milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz. Ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, kriz yönetimi yok.

"NE DEVLETİMİZ NE DE HÜKÜMETİMİZ ASLA BİR ACZİYET İÇİNDE DEĞİLDİR"

Aziz milletim, şunu hem ülkemize yan gözle bakanlar hem de herkes çok iyi bilmelidir: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti, diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir. Her türlü saldırıyı püskürtecek ve bekasına uzanacak kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir. Ortada durumu içler acısı olan tek kişi ve yapı vardır. O da Türkiye’nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü başaramayan bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'İktidarda değilsek sorumlu değiliz' tavrı yanlış ve bencilce bir tutumdur. Düne kadar 'Balıklar ürküyor' diyerek füze testlerini eleştiren bir ufuksuzluktan başka bir türlü davranmasını beklemiyoruz. Düne kadar 5 dakikalık görüşme için muhataplarına yalvaran, batılı ülkelere sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz diyen bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemeyiz. Yine de 86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen bunlara bu çağrıyı yapmak istiyorum: Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, ona buna sataşma günü değildir.

"TÜRKİYE BARIŞIN VE İSTİKRARIN TARAFINDADIR"

Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum: Türkiye; tıpkı 5. yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye iç ihtilafında olduğu gibi, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi, İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır. Çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır. İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içindeyiz. Daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulabilmek amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüşmemiz oldu. Dışişleri Bakanımız aynı şekilde 50’nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer yetkililerimiz muhataplarıyla sürekli temas halindeler. Başta Hazine ve Maliye, Enerji, Ulaştırma ve Tarım olmak üzere ilgili bakanlarımız da kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ediyor. Konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri alıyoruz.

Kaynak: İHA