Kongre’den geçen yasa doğrultusunda dosyaların 30 gün içinde açıklanacağı duyurulmuş, sürenin dolmasının ardından Adalet Bakanlığı ilk belge grubunu erişime açmıştı. Yetkililer, yayımlanan belgelerin tamamı kapsamadığını, mağdurların kimliklerinin korunması amacıyla içeriklerin tek tek incelendiğini vurguluyor.
Bakanlık: Belgeler Kademeli Açıklanacak
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Fox News’e yaptığı açıklamada, tüm belgelerin aynı anda yayımlanmayacağını belirterek, “Her belgenin mağdurları koruyacak şekilde incelenmesi gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda yeni belgeler paylaşılacak” ifadelerini kullandı.
Bakanlık bugüne kadar 11 binden fazla dosya ve yaklaşık 30 bin sayfa belge yayımlandığını, ancak henüz incelenmemiş bir milyondan fazla ek belgenin daha bulunduğunu açıkladı.
Belgelerde Kimler Var?
New York Times’ın aktardığına göre yayımlanan belgeler, Epstein hakkında yürütülen üç ayrı soruşturmaya dayanıyor:
- 2005: Florida Palm Beach’te başlatılan ilk polis soruşturması
- 2008: Epstein’in suçunu kabul etmesiyle sonuçlanan federal soruşturma
- 2019: Manhattan’da yürütülen ve Epstein’in ölümü nedeniyle sonuçlanamayan dava
Yayımlanan materyallerde eski ABD Başkanı Bill Clinton ve ünlü şarkıcı Michael Jackson’a ait fotoğraflar da bulunuyor. Ancak yetkililer, belgelerde adı geçen kişilerin listelenmesinin suçlama anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
“Müşteri Listesi” Tartışması
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “müşteri listesi” iddialarına ilişkin olarak FBI ve Adalet Bakanlığı, yürütülen incelemelerde doğrulanmış bir müşteri listesine ya da sistematik bir şantaj ağına dair kanıt bulunmadığını yineledi. Epstein’in ölümüyle ilgili olarak da resmî makamlar, ölümün intihar olduğu sonucuna vardıklarını açıkladı.
Epstein Davası Neden Hâlâ Gündemde?
Jeffrey Epstein davası, bireysel bir suç dosyasının ötesine geçerek güç, cezasızlık ve devlet kurumlarının sorumluluğu tartışmalarının sembolü haline geldi. 2008’de yapılan tartışmalı ceza anlaşması, mağdurların yıllar sonra konuşması ve Epstein’in cezaevindeki ölümü, dosyanın sürekli yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
2024 yılında, Epstein’in eski partneri Ghislaine Maxwell’e karşı açılan davaya ait yaklaşık 950 sayfalık belgenin açıklanmasıyla tartışmalar yeniden alevlenmişti. Mahkeme, belgelerde geçen isimlerin bir “müşteri listesi” olmadığını özellikle vurgulamıştı.
Türkiye İddiaları Nereden Çıktı?
Dosyalarda Türkiye’nin adı, doğrulanmış bir bulgudan ziyade eski bir sivil dava dilekçesinde yer alan iddialar üzerinden gündeme geldi. 2009 tarihli dilekçede, “Jane Doe 102” rumuzlu mağdurun avukatları, Epstein ağı kapsamında Türkiye dahil bazı ülkelerden kız çocuklarının taşındığını “bilgi ve inanca dayanarak” ileri sürdü. Bu iddialar ne ABD makamları ne de Türk yetkililer tarafından doğrulanmış durumda.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in Aralık 2025’te bu iddiaları gündeme taşımasıyla konu Türkiye’de yeniden tartışılmaya başlandı. Ancak şu ana kadar resmi bir soruşturma veya doğrulama açıklaması yapılmadı.
Epstein Kimdir?
1953 doğumlu Jeffrey Epstein, finans sektöründe kazandığı servetle milyarder olmuş, siyaset, iş dünyası ve sanat çevreleriyle kurduğu ilişkilerle tanınmıştı. 2005’te başlayan soruşturmalar sonucunda, çok sayıda reşit olmayan kız çocuğuna cinsel istismar ve fuhuşa zorlamayla suçlandı. 2019’da tutuklandıktan kısa süre sonra Manhattan’daki hücresinde ölü bulundu.
Davanın Kilit İsmi: Ghislaine Maxwell
Epstein’in uzun yıllar birlikte olduğu Ghislaine Maxwell, reşit olmayan kız çocuklarını Epstein’e temin etmekle suçlandı ve altı suçlamanın beşinden hüküm giyerek 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Maxwell hâlen ABD’de federal cezaevinde bulunuyor.
Sonuç olarak, yayımlanan Epstein belgeleri kamuoyuna daha fazla bilgi sunarken, aynı zamanda “neden hâlâ eksik?”, “kimler korunuyor?” ve “devlet kurumları geçmişte ne biliyordu?” sorularını da daha görünür hale getiriyor. Dosya, kapatılmış bir dava olmaktan çok, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor.





