Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ateroskleroz ve kalp damar hastalıklarının tedavisinde öne çıkan yeni yaklaşımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koroner BT anjiyografinin yaygınlaşmasıyla birlikte daha önce tespit edilemeyen birçok aterosklerotik plağın görülebildiğini belirten Sarıkaya, bu durumun erken tanı açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Ancak damar duvarında plak tespit edilmesinin bazı kişilerde kaygıya yol açtığını kaydeden Sarıkaya, her plağın aynı risk düzeyine sahip olmadığını vurguladı.
Plağın varlığından çok yapısının, yaygınlığının, içerdiği inflamasyonun ve zaman içerisindeki değişiminin önem taşıdığını belirten Sarıkaya, son yıllarda ateroskleroz tedavisinde inflamasyonun hedef alınmasına yönelik çalışmaların dikkat çektiğini söyledi.
Sarıkaya, daha çok gut hastalığı ve perikardit tedavisinde kullanılan kolşisinin, düşük dozlarda damar duvarındaki kronik inflamasyonu baskılayarak aterosklerozun ilerlemesini yavaşlatabilecek tedavi seçenekleri arasında yer aldığını ifade etti.
Yakın zamanda European Heart Journal Cardiovascular Imaging dergisinde yayımlanan EKSTROM çalışmasına da değinen Sarıkaya, stabil koroner arter hastalığı bulunan kişilerde düşük doz kolşisinin koroner aterosklerotik plakların ilerlemesini yavaşlatabileceğine yönelik bulgular elde edildiğini aktardı.
Çalışmada koroner BT anjiyografi ile yapılan takiplerde kolşisin kullanan hastalarda plak yükünün ve yüksek riskli plak özelliklerinin daha az arttığının görüldüğünü belirten Sarıkaya, elde edilen sonuçların ilacın damar duvarındaki inflamasyonu baskılayarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini ortaya koyduğunu kaydetti.
Aterosklerozun artık yalnızca bir kolesterol hastalığı olarak değerlendirilmediğini ifade eden Sarıkaya, kronik inflamasyonun da hastalığın temel bileşenlerinden biri olarak kabul edildiğini söyledi.
Günümüzde yaşam tarzı değişiklikleri, lipid düşürücü tedaviler ve uygun hastalarda kullanılan antiinflamatuvar yaklaşımların ateroskleroz kaynaklı risklerin azaltılmasında önemli rol oynadığını belirten Sarıkaya, gelecekte inflamasyon kontrolünün kalp damar hastalıklarıyla mücadelede daha fazla önem kazanacağını dile getirdi.



