Kararını açıklayan mahkeme, seçime ilişkin meclis toplantısına kimin başkanlık edeceği hususu önem arz etmekte olup, seçim sürecinde meclis başkanının aynı zamanda başkanlık divanına da başkanlık etmesi, oylama sürecinde adaylar için kullanılan geçerli ve geçersiz oyların tespiti ve kayıt altına alınmasında ve dördüncü turda adaylar arasında eşitlik bulunduğunun tespiti halinde kura çekimine gidilmesinde karar verici pozisyonda bulunması ve kura çekiminin de bizzat meclis başkanınca gerçekleştirilmesinin düzenlenmesi karşısında, seçim sürecinde meclise başkanlık edecek meclis başkanın mevzuata ve hukuka uygun şekilde belirlenmesinin seçimin esaslı unsurlarından biri olduğunun tartışmasız olduğu kaydedildi.
Seçim işleminin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığı kaydedildiAçıklanan kararda, uyuşmazlık konusu seçim işlemine ilişkin meclis toplantısına başkanlık eden İbrahim Kahraman'ın aynı zamanda seçimde aday olarak yer alması nedeniyle meclise başkanlık edemeyeceği yönünde diğer aday meclis üyesi davacının mensubu olduğu parti grubu temsilcilerince itiraz edildiği ancak itirazları kabul görmeyerek tüm seçim sürecinin aynı zamanda seçimde aday olan İbrahim Kahraman'ın başkanlık ettiği meclis toplantısında gerçekleştirildiği, bu durumda uyuşmazlık konusu seçimin gerçekleştirildiği meclis toplantısının seçime giren adaylardan birinin başkanlığında toplanması ve seçim sürecinin onun başkanlığında yürütülmesinin tarafsızlık ilkesine ve çıkar çatışmasından kaçınma ilkesine aykırılık oluşturduğu kaydedildi. Kararda, söz konusu usul hatasının uyuşmazlık konusu seçim işleminin tüm aşamalarına etkili olan esaslı bir usul eksikliği olduğu sonucuna varıldığından, usul ve mevzuata ve de hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiği anlaşılan dava konusu seçim işleminin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığı belirtildi.
Yürütmenin durdurulmasına karar verildiKararda ayrıca, hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu seçim işleminin yürütmesinin devamı halinde, seçime yönelik itirazların sürmesi sebebiyle davalı idarenin karar alma organlarında kurum içi huzur ortamının bozulabileceği, bu nedenle de hizmetin görülmesinde ve yürütülmesinde aksamalar yaşanabileceği, bu durumun ise telafisi güç zararların ortaya çıkmasına neden olabileceği aktarıldı. Mahkeme, teminat alınmaksızın itiraz yolu açık olmak üzere yürütmenin durdurulmasına hükmetti.
Mahkemenin kararına 7 gün içinde itiraz edilebilecek.





