Sarıkaya, 2025 yılında JAMA dergisinde yayımlanan ve 130 binden fazla kişinin uzun yıllar takip edildiği geniş ölçekli prospektif kohort çalışmanın sonuçlarını değerlendirdi.

Çalışmada kafeinli kahve, kafeinsiz kahve ve çay tüketiminin ayrı ayrı incelendiğini aktaran Sarıkaya, hekim tanılı demans gelişiminin esas alındığını ifade etti.

Araştırma bulgularına göre kafeinli kahve tüketiminin daha düşük demans riskiyle ilişkili bulunduğunu kaydeden Sarıkaya, çay tüketiminde de benzer şekilde daha düşük risk bağlantısı saptandığını belirtti.

Kafeinsiz kahve ile anlamlı bir ilişki ortaya konulmadığını aktaran Sarıkaya, en belirgin ilişkinin günlük yaklaşık 2–3 fincan kafeinli kahve tüketiminde gözlendiğini bildirdi.2960169

Sarıkaya, söz konusu araştırmanın gözlemsel nitelikte olduğunu vurgulayarak, “Bu çalışma doğrudan neden-sonuç ilişkisi ortaya koymaz. ‘Kahve demansı önler’ şeklinde bir ifade bilimsel olarak doğru değildir. Ancak büyük örneklem ve uzun takip süresi, yaşam tarzı alışkanlıklarının bilişsel sağlık üzerindeki etkisini destekleyen güçlü epidemiyolojik veriler sunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Beyin sağlığının yalnızca tek bir beslenme unsuruna bağlı olmadığını dile getiren Sarıkaya, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve kronik hastalıkların kontrolünün önemine işaret etti.3417319

Van’da Sibirya soğuğu etkili oldu: Barajlar buz tuttu
Van’da Sibirya soğuğu etkili oldu: Barajlar buz tuttu
İçeriği Görüntüle

Ölçülü çay ve kahve tüketiminin sağlıklı bireylerde genel yaşam tarzının bir parçası olabileceğini belirten Sarıkaya, aşırı kafein tüketiminin ise özellikle kalp ritim bozukluğu ve uyku problemi yaşayan kişilerde risk oluşturabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ