Süt, beslenmenin temel unsurlarından biri olarak sofralarımızda sıkça yer alıyor. Ancak tüketiciler, özellikle açık süt ve kapalı süt arasındaki farkları ve hangi ürünün daha güvenli olduğunu merak ediyor. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Van İl Temsilcisi Ezgi Arslan, çiğ süt ve işlenmiş sütün sağlık açısından taşıdığı riskleri ve faydaları anlatarak, tüketicileri bilinçli seçim yapmaları konusunda uyardı.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Van İl Temsilcisi Ezgi Arslan, çiğ süt tüketiminin sağlık açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti. Arslan, “Çiğ süt, sağımdan tüketime kadar olan süreçte pek çok mikrobiyolojik tehlike barındırır. Özellikle brusella, tüberküloz ve verem gibi hastalıklara yol açabilen bakteriler bu sütlerde bulunabilir. Uygun sıcaklıkta muhafaza edilmediğinde bakteri yükü hızla artar. Açık süt, özellikle bağışıklığı zayıf bireyler için ciddi bir risk faktörüdür” dedi.
“Süt Asla Çiğ Tüketilmemeli”
Arslan, mikroorganizmaların ateşli enfeksiyonlardan ağır bağırsak hastalıklarına, düşüklerden gıda zehirlenmelerine kadar birçok sağlık sorununa yol açabileceğini vurguladı. “Süt asla çiğ olarak tüketilmemeli. Isıl işlem görmemiş süt, sağlığa zararlı bakterilerin vücuda alınması demektir” ifadelerini kullandı.
Gıda Mühendisi Arslan, sağlıklı ineklerden gelen sütlerin bile hijyen koşullarına dikkat edilmediğinde ve uygun sıcaklıklarda saklanmadığında mikrobiyolojik risk oluşturabileceğine dikkat çekti. Evde kaynatma işleminin bazı patojenleri etkisiz hale getirebilse de antibiyotik kalıntıları, toksik bileşenler veya sütte sonradan eklenen yabancı maddeler üzerinde etkili olmadığını söyledi. Arslan, çiğ sütün yasal koşullara uygun olarak yetkilendirilmiş çiftliklerden veya perakende satış noktalarından temin edilebileceğini belirterek, ürün etiketlerinde ürün adı, işletmeci bilgisi ve çiğ süt satış izin belgesinin bulunmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Denetimsiz satışların ise halk sağlığı açısından risk taşıdığına dikkat çekti.
“Pastörize Sütler Buzdolabında Saklanmalı ve Kısa Sürede Tüketilmeli”
Kapalı sütler konusunda da bilgi veren Arslan, “Pastörizasyon ve UHT işlemleri ile sütteki hastalık yapıcı mikroorganizmalar yok edilir. Pastörize sütler buzdolabında saklanmalı ve kısa sürede tüketilmelidir. UHT sütler ise oda sıcaklığında uzun süre bozulmadan saklanabilir, ancak açıldıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmelidir. Bu yöntemler, çiğ sütün taşıdığı mikrobiyolojik riskleri ortadan kaldırır” dedi.
“Organik ve Doğal Etiketle Pazarlanan Ürünlere Dikkat!”
Gıda denetimlerinin yeterince etkin yürütülmediğine de değinen Arslan, tüketicileri “organik” veya “doğal” etiketiyle pazarlanan ürünlerde dikkatli olmaları konusunda uyardı. “Açık süt, doğal adı altında satılsa da yüksek mikrobiyolojik yük taşır. Ambalajlı sütler ise uygun ısıl işlemlerle güvenli hâle getirilir” ifadelerini kullandı.
“Evde yoğurt yapmak sağlıklı mı?
Arslan, evde yoğurt yapımında hijyen ve ısıl işlem kurallarına uyulması gerektiğini, açık süt kullanılacaksa mutlaka yetkilendirilmiş çiftliklerden temin edilmesi gerektiğini vurguladı. Konu hakkında bilgi veren Arslan, “Evde yoğurt yapmak hijyen ve ısıl işlem kurallarına uyularak yapıldığı sürece herhangi bir risk içermez. Fakat UHT veya pastörize süt tercih edilmelidir. İlla ki açık süt ile yapılmak isteniyorsa asla seyyar sütçüden alınmamalı, denetim altında olan yetkilendirilmiş çiftlik veya kuruluşlardan alınmalıdır.Endüstri yoğurdu için, Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünler Tebliği’ne göre, katkı maddesi ve koruyucu katılmaması ayrıca faydalı bakterilerin sayısının belli bir miktardan az olmaması gerekir. Bahse konu kurallara uyan, onaylı işletmelerin ambalajlı, etiketli ürünleri tüketilebilir” dedi.