AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat ile görüştükten sonra 15 Eylül’den itibaren Van’da uçak seferlerinin artacağı müjdesini verdi. Ancak tam tersi oldu. 3 sefer eklenmesi beklenen uçak sefer sayısı 15 Eylül’de 10’a düştü. Yaşanan son durum akıllara Nasrettin Hoca ile Timur’un meşhur olayını getirdi.
“MAALESEF BİZİM SESİMİZİ KİMSE DUYMADI”
İlde yaşanan uçak krizini Haber Gürpınar’a değerlendiren Vanlı iş adamı Feridun Irak, pandemiden önce Van’a günde 24 uçak seferinin yapıldığına dikkat çekerek, “Türkiye’nin birçok merkezine başta Ankara ve İstanbul olmak üzere İzmir, Adana ve Antalya gibi merkezlere seferler düzenleniyordu. Hatta bir ara Trabzon da dâhil edilmişti seferlere. Pandemiden sonra nüfusumuz sanki azaldı ve sanki bu şehirde hiç kimse yaşamıyormuş gibi uçak sefer sayılarını biraz da bizi alıştıra alıştıra nihayet günlük 10 sefere kadar düşürdüler. Tabi bu sefer vatandaş İzmir, Adana, Antalya gibi merkezlere 1 ay sonrasına kadar uçaklarda yer bulamaz hale geldi. Vatandaş taziyesine gelemez oldu, hastasını büyük kentlerde tedavi etmeye götüremez oldu. Hatta vatandaş il dışında hayatını kaybeden yakınının cenazesini getiremez hale geldi. Bu süreç yıllardır böyle süre geldi. Ancak maalesef bizim sesimizi kimse duymadı. İlin siyasileri bu konu hakkında gerekli çabayı, performansı göstermediler. Halkı böyle kaderiyle baş başa bıraktılar” dedi.“TAM MANASIYLA SAHİPSİZ BİR MEMLEKET ARIYORLARSA VAN’DAN DAHA İYİ BİR ÖRNEK YOKTUR”
Geçtiğimiz günlerde Van Ticaret ve Sanayi Odası (VAN TSO) tarafından organize edilen protesto yürüyüşüne en başta katılması gerekenlerin katılmadığına dikkat çeken Irak, şu ifadeleri kullandı:
“Bence o yürüyüşe ilk başta iktidar partisinin il teşkilatı ve milletvekilleri katılmalıydı. Çünkü onlar bizi temsil ediyorlar. Ancak yürüyüşe katılmak yerine görmezlikten ve duymazlıktan geldiler. Yapılan yürüyüşe katılım çok olmalıydı ama halkı bir tarafa bırakalım, bakın bine yakın bu memlekette sivil toplum kuruluşu var. O gün orada birkaç tanesi dışında kimse yoktu. 50’ye yakın meslek kuruluşu var. O gün 1-2 tanesi dışında hiç biri yoktu. Bunca muhalefet partisi var bu memlekette 1’inin dışında hiç birinin temsilcisi yoktu. İktidar partisinin il teşkilatı kendilerinin dikkate alınmadığını, vekillerinin kendilerini dikkate almadıklarını biliyorlar. Buna tepki koymak için onlar da o yürüyüşte olmalıydılar. Dönüp şu mesajı vermeliydiler genel müdüre ‘Ey genel müdür defalarca kapına geldik, defalarca bu memleketin uçak sorununu dile getirdik. Bizim sorunumuza çözüm üretmediniz. Bakın bugün Van halkı sokağa döküldü’ ama Ak Parti teşkilatı, milletvekilleri yoktu ortada. Başta ana muhalefet olmak üzere birinin dışında hiç biri yoktu ortada. Buna soruna tepki gösterilmelidir. Tepkiyi gösterirken elbette ki kanuna ve nizama uygun bir şekilde bilgi verilerek, kontrolden çıkmadan, hakaret içermeyen sloganlarla dile getirilmelidir. Bu memleket sahipsiz diyorlar ya bence evet tam manasıyla sahipsiz bir memleket arıyorlarsa Van’dan daha iyi bir örnek yoktur. Bu memlekete kamu kesimi de, siyasetçisi de, STK’sı da meslek kuruluşları da sahip çıkmıyorlar.