VAN

Uzman Psikolojik Danışman Men: “Ramazan, Ruh Sağlığımızı Düzenlemek İçin Büyük Bir Fırsat”

Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, Ramazan ayının yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda ruh sağlığını güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Men, Ramazan’ın alışkanlıkları dönüştüren ve bireyin içsel disiplinini artıran özel bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti.

Ramazan ayının, Müslümanlar için maneviyat yönü güçlü bir dönem olmasının yanında günlük yaşam düzenini bilinçli biçimde değiştiren bir süreç olduğunu ifade eden Men, “Bu ay yalnızca takvimde yer değiştiren bir zaman dilimi değildir. Yemek saatleri değişir, uyku düzeni farklılaşır, sosyal temas yeniden şekillenir. Bu değişimler psikolojik açıdan alışkanlıklara yapılan bilinçli bir müdahaledir” dedi.

“İrade Eğitimi İçin Doğal Bir Alan Oluşturur”

Gün içinde hissedilen açlık ve susuzluğun yalnızca bedensel bir durum olmadığını vurgulayan Men, bunun aynı zamanda psikolojik bir eğitim alanı oluşturduğunu söyledi.

“İstek ortaya çıktığında onu hemen doyurmamak, dürtü ile davranış arasına bilinçli bir mesafe koymak anlamına gelir. Kişi her ‘şimdi değil’ dediğinde haz erteleme kapasitesini güçlendirir. Bu durum, bağımlılık döngülerinin temelini oluşturan otomatik tepki mekanizmasını zayıflatır ve iradeyi güçlendirir” ifadelerini kullandı.

“Rutinler Kaygıyı Azaltır”

Ramazan ayında günlük rutinlerin daha belirgin hale geldiğini belirten Men, zihnin belirsizlikten hoşlanmadığını ve düzenli yaşamın güven hissi oluşturduğunu dile getirdi.

“Rutinler kaygıyı azaltır, karar yorgunluğunu düşürür. Hayat düzene girdikçe kişinin iyilik hali artar. Özellikle dağınıklık yaşayan bireyler için Ramazan önemli bir toparlanma fırsatıdır” dedi.

“Bağımlılık Döngülerini Sarsar”

Ramazan’ın yalnızca yeme içme alışkanlıklarını değil, bağımlılık döngülerini de etkilediğini kaydeden Men, bağımlılıkların çoğunun hazdan çok otomatiklik üzerine kurulu olduğuna işaret etti.

“Sigara, alkol, nikotin, kafein, sosyal medya ya da ekran bağımlılığı… Hepsi benzer psikolojik döngülerle çalışır. Ramazan sürecinde gün içinde yemek yememe kararı, ‘istek geldiği anda davran’ şemasını askıya alır. Bu askıya alma hali, bireye kendine ‘dur’ diyebilmeyi öğretir” şeklinde konuştu.

Men, orucun dürtü erteleme becerisini geliştirdiğini, tetikleyicilerin yeniden yapılanmasına katkı sunduğunu ve anlam odaklı motivasyonu güçlendirdiğini belirterek, “Bağımlılık haz odaklıdır; Ramazan ise anlam odaklıdır. Anlam, kısa süreli hazdan daha güçlü bir motivasyon kaynağıdır” dedi.

“Empatiyi Derinleştirir”

Ramazan’ın empati kapasitesini artırdığına da değinen Men, açlık deneyiminin yoksulluğa dair bilgiyi somut bir hisse dönüştürdüğünü ifade etti.

“Kendi ihtiyacını bilinçli biçimde erteleyen kişi, başkasının ihtiyacına karşı daha duyarlı hale gelir. Ben-merkezli istek döngüsü zayıfladıkça anlayış ve paylaşma eğilimi artar. Sağlıklı bireyler, empati kapasitesini geliştirmiş insanlardır” değerlendirmesinde bulundu.

İrade eğitimi ile empati arasında güçlü bir ilişki olduğunu kaydeden Men, dürtüsünü yönetebilen bireyin başkasının duygusuna daha sakin ve açık bir zihinle yaklaşabildiğini söyledi.

“İlk Günlerde Zorlanma Normaldir”

Oruç sürecinin ilk günlerinde huzursuzluk, baş ağrısı ya da sinirlilik görülebileceğini ifade eden Men, bunun bedenin ve zihnin alışılmış düzenin dışına çıkmasından kaynaklandığını belirtti.

“Birkaç gün sonra ortaya çıkan denge hali, kişinin kendi sınırlarını tanımasını sağlar. ‘Yapmadan da durabiliyorum’ farkındalığı özgüven üretir. Bu özgüven diğer alışkanlıklara karşı da genellenebilir” dedi.

“Kalıcı Özdenetim Kazandırabilir”

Ramazan’ın geçici bir açlık deneyiminden öte, iradenin eğitildiği ve alışkanlıkların sorgulandığı bir içsel yeniden yapılanma süreci olduğunu vurgulayan Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu süreç bilinçli şekilde sürdürülebilirse yalnızca bir aya ait kalmaz. Kişinin davranış repertuarına kalıcı bir özdenetim ve duyarlılık boyutu ekleyebilir. Ramazan, güçlü bir ruh sağlığı için önemli bir fırsattır.”