<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Van Haber | Ulusal Ajans | Son Dakika Van Haber</title>
    <link>https://ulusalajans.com.tr</link>
    <description>Van Haber: Tarafsız ve Güncel Van Haber! Doğru, ilkeli ve bağımsız habercilik anlayışıyla, en son ve en güncel Van haberleri için doğru adres.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://ulusalajans.com.tr/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 08:25:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tripolis Antik Kenti’nde çocuklar bayram coşkusu yaşadı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/tripolis-antik-kentinde-cocuklar-bayram-coskusu-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/tripolis-antik-kentinde-cocuklar-bayram-coskusu-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’nin Buldan ilçesinde olumsuz hava şartları nedeniyle ertelenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Tripolis Antik Kenti’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Binlerce yıllık Agora’da sahne alan çocukların gösterileri, ilçe protokolünün katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Yenicekent Mahallesi’nde yer alan okullar, Türkiye’de eşine az rastlanır bir bayram kutlamasına imza attı. 23 Nisan günü yapılması planlanan ancak sağanak yağış ve olumsuz hava şartları nedeniyle bugüne (29 Nisan) ertelenen etkinliklerin adresi, Tripolis Antik Kenti oldu. Yenicekent’teki ilk ve ortaokul öğrencilerinin aylar süren hazırlıkları, antik kentin kalbi sayılan Agora’da hayat buldu. Binlerce yıllık sütunların ve tarihi dokunun arasında sergilenen halk oyunları, modern dans gösterileri ve şiir konserleri izleyenleri etkiledi.</p>

<p></p>

<p>Bayram sevincini arkeolojik bir mirasla birleştiren öğrencilerin performansı, tarihi mekana adeta yeniden can verdi. Antik kentteki kutlamalara vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Veliler, çocuklarının bu özel gününe tarihi bir fonda tanıklık etmenin heyecanını yaşadı.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Çocukların hafızasına kültürel mirasa sahip çıkılması gerektiğini aşıladığımızı düşünüyoruz"</p>

<p></p>

<p>Kutlamaların Tripolis Antik Kenti’nde yapılmasının hem bölge halkı için hem de çocuklar için unutulmaz anlar yaşattığını vurgulayan Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman, "Tripolis Antik Kenti’nde 2012 yılında kazı çalışmalarına başladık. Bu çalışmaların 14. yılında hem Yenicekent halkı için hem Buldan halkı için hem Denizli halkı için farklı bir etkinlik oldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramını bir antik kentte kutladık. Bu tabii Türkiye’de nadir olan olaylardan bir tanesi. Günümüzden 2 bin yıl önce kentin merkezi konumundaki Agora’da bu töreni gerçekleştirdik. Etkinliğe yaklaşık 2 bin kişilik bir katılım oldu. Çocuklarımız çeşitli gösteriler yaptılar, halk oyunlarından, folklor danslarından örnekler sergilediler. Tüm ilçe protokolümüz Yenicekent halkı, çocuklarımız, anneleri, babaları, nineleri, dedeleri bu güzel olaya şahitlik ettik. Antik kentler tabii ki bilimsel amaçlı olarak kazı çalışmalarının yürütüldüğü faaliyetler ama zaman zaman da kontrollü bir biçimde bu tip etkinliklerin yapılması da fayda var. Tripolis Antik Kenti Yenicekent Mahallesi’nin hemen bitişiğinde olmasına rağmen ilk kez burayı görenler vardı. Tabii sadece bu bayramda ziyaretçilere tanıtılmış olmadı. Aynı zamanda burada etkinlikte bulunan çocukların hafızasına da burada bir antik kentin olduğunu, kültürel mirasa sahip çıkılması gerektiğini aşıladığımızı düşünüyoruz. Bu anlamda da hem ben hem de ekibim çok mutlu olduk" dedi.</p>

<p></p>

<p>Binlerce yıllık antik kentte düzenlenen bu anlamlı törene, Buldan Kaymakamı Turan Erdoğan, Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Vural, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Bekir Cinkara, İlçe Emniyet Müdürü Murat Üstündağ, Tripolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman, Buldan Ziraat Odası Başkanı Muammer Al, öğretmenler ve öğrenci velileri katıldı.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Tripolis Antik Kenti çocukların bayramına ev sahipliği yaptı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/04/30/20260430aw694448-12.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/tripolis-antik-kentinde-cocuklar-bayram-coskusu-yasadi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260430aw694448.jpg" type="image/jpeg" length="37907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babasının hayali, kızının mesleği oldu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/babasinin-hayali-kizinin-meslegi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/babasinin-hayali-kizinin-meslegi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Ünye ilçesinde Simge Arslan, babasının hayali ve teşvikiyle başladığı terzilik mesleğinde kendi işinin patronu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ünye’de yaşayan iki yıllık evli Simge Arslan (24), babasının hayali olan terzilik mesleğini ailesinde 4 kız kardeşten gerçekleştiren tek isim oldu. İlçenin Çamurlu Mahallesi’nde babasının desteğiyle kendi iş yerini açan Arslan, genç yaşta kendi işinin patronu oldu. Lise yıllarında eğitimini yarıda bırakıp babasının yönlendirmesiyle Halk Eğitim Merkezi’nde mesleğe adım atan Arslan, ailesinde terzilik mesleğini sürdüren tek isim oldu.</p>

<p><strong>"Okuldan sonra makine başına geçtim"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesleki başarısının babasının hayali ve teşvikiyle başladığını belirten Simge Arslan, "Babamın hayalinde her zaman bir çocuğunun terzi olması vardı. Biz dört kız kardeşiz. Birimiz hafız, birimiz aşçı, birimiz ise ev hanımı oldu. Bu hayali gerçekleştirmek ise bana nasip oldu. Kursa gittiğimde sınıftaki en küçük bendim. Hocam etek dikmemi beklerken, ben heyecanla doğrudan elbise dikmeye başladım. Yeteneğim fark edilince dikişin tüm inceliklerini kısa sürede kavradım" dedi.</p>

<p><strong>"İmkânsız diye bir şey yoktur"</strong></p>

<p>Babasının desteğiyle iş yerini açtığını, başarısında eşinin de büyük payı olduğunu ifade eden Simge Arslan, "Bu süreçte en az babam kadar eşimin de desteğini her zaman yanımda hissettim. Başarabileceğime olan inancını hiç kaybetmedi. Bugün geldiğim noktaya ulaşabileceğimi başlangıçta hayal bile edemezdim. Bence hayatta imkansız diye bir şey yoktur, herkes hayallerini gerçeğe dönüştürebilir" şeklinde konuştu.<img alt="20260424Aw690427 6" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260424aw690427-6.jpg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/babasinin-hayali-kizinin-meslegi-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260424aw690427.jpg" type="image/jpeg" length="39244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/fatma-sultan-camii-bir-asir-sonra-ibadete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/fatma-sultan-camii-bir-asir-sonra-ibadete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatih’te bulunan tarihi Fatma Sultan Camii, aslına uygun biçimde yeniden inşa edilerek ibadete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Fatih’te, eski Babıali, bugünkü İstanbul Valiliği binasının karşısında yer alan ve yaklaşık bir asır önce yıkılarak günümüze ulaşamayan tarihi Fatma Sultan Camii, Mahmud Es’ad Coşan Vakfı ile İstanbul Valiliğinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda aslına uygun biçimde yeniden inşa edilerek ibadete açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bir asır sonra ilk cuma namazı</strong></p>

<p>Gümüşhanevi Ahmed Ziyaeddin Efendi’nin dergahı olarak da bilinen tarihi yapıda, tam bir asır sonra ilk kez cuma namazı kılındı. 1727 yılında 3’üncü Ahmed’in kızı Fatma Sultan tarafından inşa ettirilen, 1859’dan itibaren Gümüşhanevi Dergahı olarak kullanılmaya başlanan ve 1925 yılına kadar bu vazifesini sürdüren mekan, 17 Nisan’da, kılınan cuma namazı ile yaklaşık 100 yıl aradan sonra yeniden ibadete açıldı. Programa, İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı. Cuma namazı öncesinde katılımcılara lokum ve gül suyu ikram edildi. İstanbul Valisi Davut Gül, programa iştirak ederek vatandaşlara aşure ikramında bulundu. Camiye sığmayan vatandaşlar namazlarını avluda eda etti.<img alt="Aw686508 02" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/aw686508-02.jpg" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/fatma-sultan-camii-bir-asir-sonra-ibadete-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260418aw686508.jpg" type="image/jpeg" length="36373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[49 yıldır oymacı sandık ustalığı yapıyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/49-yildir-oymaci-sandik-ustaligi-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/49-yildir-oymaci-sandik-ustaligi-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta, 16 yaşında başladığı meslekte 49 yılı geride bırakan oymacı sandık ustası Adem Durdi, el oyması sandık geleneğini yaşatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dulkadiroğlu ilçesinde yaşayan Durdi, 65 yaşında olduğunu ve mesleğe 16 yaşında başladığını belirterek, ustası Nuri Gülaçtı’nın akrabası olduğunu, onun yanıda çırak olarak mesleğe başladığını söyledi.</p>

<p>Durdi, "Ustam önce ağabeyime öğretti, ardından biz de ağabeyimin yanında çalışarak mesleği öğrendik. Oymacılık gerçekten çok zevkli bir meslek" dedi. Durdi, Maraş oymasını, farklı motif ve tekniklerle yaptıklarına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Rumi, Selçuklu motifleri var. Ama Maraş’a özgü hassas oyma teknikleri özellikle ‘tırnaklı’ dediğimiz ince işçilikle yapılır. Selçuklu ve Rumi oymaları ise daha düz hatlara sahiptir."</p>

<p>Geçmişte Maraş’ta ustalığıyla tanınan zanaatkarların işlerini inceleyerek kendini geliştirdiğini ifade eden Durdi, bu geleneği yaşatmanın kendisi için bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Durdi, çeyiz kültürüne de değinerek, "Eskiden nişanlanan kızlar için sandık almak önemliydi. Nişan olduğunda ilk olarak annesi çeyiz sandığını alırdı. Maraş’ta bu sandık olmazsa olmazdı. Çünkü el oyması sandık hem geleneğin hem de emeğin simgesiydi" diye konuştu.</p>

<p>Meslek hayatı boyunca yaptığı çalışmaların Türkiye’nin önemli isimlerine kadar ulaştığını anlatan Durdi, şunları kaydetti:</p>

<p>"Alparslan Türkeş, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Erdal İnönü ve Deniz Baykal adına isim yazılı ve özel işlemeli çalışmalar yaptım. Ustalık para için değil, tutkuyla yapılması gerekir. Bu mesleği para için öğrenmedim. Ustamın izinden giderek sanatı yaşatmayı amaçladım. O zamanlar ‘kaç para alacağım’ diye düşünmezdik. Önce işi öğrenmek, ustalığa ulaşmak önemliydi. Ama bugün maalesef ilk sorulan şey, ‘Ne kadar para kazanacağım?’ oluyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç nesillere uyarıda bulunan Durdi, "Bu meslek yaşatılmalı. Gençlerimiz bu tür mesleklere yönelmeli ki sanatımız unutulmasın" dedi.<img alt="20260301Aw652202 6" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/03/20260301aw652202-6.jpg" width="1599" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>FERHAT ASKAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/49-yildir-oymaci-sandik-ustaligi-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/03/20260301aw652202.jpg" type="image/jpeg" length="10321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kars’ta tarihe terk edilen miras: Asırlık Rus köşkü ayakta kalma mücadelesi veriyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/karsta-tarihe-terk-edilen-miras-asirlik-rus-kosku-ayakta-kalma-mucadelesi-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/karsta-tarihe-terk-edilen-miras-asirlik-rus-kosku-ayakta-kalma-mucadelesi-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarıkamış’ta, sarıçam ormanlarının derinliklerinde yükselen ve mimari zekasıyla büyüleyen Çar’ın Av Köşkü, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 1896 yılından günümüze ulaşan bu eşsiz yapı, halk arasında yanlış bilinen ismiyle "Katerina Köşkü", zamana ve doğa şartlarına karşı verdiği savaşı kaybetmek üzere. "Çivi kullanılmadan inşa edilen mimari güzellik"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rus Çarı II. Nikola döneminde inşa edilen köşkün en dikkat çekici özelliği, yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan birbirine geçirme ‘kırlangıçkuyruğu’ tekniğiyle yapılmış olmasıdır. 129 yıldır ayakta kalmayı başaran ahşap şaheser, 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Atıl vaziyette bırakılan ve bir türlü Kars turizmine kazandırılamayan tarihi köşkün son hali görenleri üzüyor.<br />
<br />
<strong>"Bu eser burada yok olmasın"</strong></p>

<p>Kars’a İstanbul’dan gelen Serhad Suçsuz, Katarine Köşkü’nün kent turizmine önemli katkı sağlayacağını söyledi.<br />
Köşkün yok olmaya terk edildiğini ifade eden Serhad Suçsuz, "Çar Nikola ve ailesinin ve burada yaptırılan Katerina Köşkü’nün hikayesini buradaki yerel rehberlerden dinlediğimizde şu anki durumun bu şekilde olmaması gerektiğini ben düşünüyorum. Turizme kazandırılması açısından Kars’ta çok değerli bir hazine burada yatıyor. Umarım ki yetkililer tarafından çok yakın zamanda bu değerli hazine turizme kazandırılır. Ve böylece herkes daha fazla Kars bölgesini ziyaret eder. Bence olması gereken de bu, bir vatandaş, bir turist olarak bunu yetkililere buradan rica ediyorum. Bu eser burada yok olup, gitmesin. Ruslardan bize kalan bir miras ve önemli bir eser" dedi.</p>

<p>Katerine Köşkü, mühendislik harikası sadece dış cephesiyle sınırlı değil, köşk, beton kolonlar içerisinden geçen ve "peç" adı verilen özel bir ısıtma sistemiyle donatılmış. Bu sistem sayesinde ısı, binanın her noktasına eşit şekilde dağıtılarak sert kış şartlarında bile konforlu bir sıcaklık sunuyor.</p>

<p><strong>"Yanlış bilinen bir isim: Katerina değil, Aleksi için yapıldı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından "Katerina Köşkü" olarak adlandırılan yapının gerçek hikayesi oldukça farklı. Tarihi kaynaklar, bu yapının Çar’ın eşi için değil, hasta oğlu Aleksi için bir rehabilitasyon merkezi ve ailenin konaklama alanı olarak inşa edildiğini gösteriyor. Hem yazlık hem kışlık av köşkü olarak kullanılan bina, asalet ve hüznün birleştiği bir nokta olarak tarihteki yerini alıyor.</p>

<p><strong>"Yeşilçam’ın doğal platosu harabeye döndü"</strong></p>

<p>Çarlık dönemini konu alan pek çok Türk filminin doğal dekoru olan köşk ve çevresi, şimdilerde adeta bir "hayalet bina" görüntüsünde. Duvarlarındaki yazılar, kırılan pencereleri ve bakımsız kalan ahşap dokusuyla yapı, içler acısı bir durumda. Turizme kazandırılması beklenen kültürel miras, koruma altına alınmazsa kısa süre içinde sadece fotoğraflarda kalacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/karsta-tarihe-terk-edilen-miras-asirlik-rus-kosku-ayakta-kalma-mucadelesi-veriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/02/20260220aw646084.jpg" type="image/jpeg" length="53014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayvalık’ın tarihi yel değirmenleri gün yüzüne çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/ayvalikin-tarihi-yel-degirmenleri-gun-yuzune-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/ayvalikin-tarihi-yel-degirmenleri-gun-yuzune-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’in Ayvalık sırtlarında, Sakarya Mahallesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda yel değirmenlerinin temellerine ulaşıldığını belirten Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, yeni kazıların Hamdibey Mahallesi sırtlarında sürdürüldüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Ergin, bu keşfin yalnızca bir restorasyon değil, aynı zamanda kentin kimliğini güçlendirecek kapsamlı bir dönüşümün başlangıcı olduğunu söyledi. Başkan Ergin, "Sadece yel değirmenlerinin rekonstrüksiyonu bile bölgeyi başlı başına bir cazibe merkezi haline getirecektir. Ancak kazılarda ortaya çıkan farklı temeller, bu alanın çok daha geniş bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>Tarihi dokunun korunarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Ergin, bölgede kompleks bir proje üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Başkan Ergin, bu yaklaşımın, hem kültürel mirasın yaşatılması hem de turizmin çeşitlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Başkan Ergin, benzer bir vizyonun geçmişte Küçükköy için de geliştirildiğini hatırlatarak, belediye başkanlığı döneminde alınan kazı izinleriyle yel değirmenlerinin gün yüzüne çıkarıldığını hatırlattı. Küçükköy Belediyesi’nin kapatılmasının ardından projelerin askıya alındığını belirten Ergin, bu çalışmaların yeniden hayata geçirilmesi için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.</p>

<p></p>

<p>"Yel değirmenleri yalnızca mimari yapılar değil; Ayvalık’ın hafızası, silueti ve turizm potansiyelinin önemli parçalarıdır," diyen Başkan Ergin, planlanan projelerin kente estetik, kültürel ve ekonomik anlamda değer katacağını dile getirdi. Tarihi mirası modern kent yaşamıyla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Başkan Ergin, Ayvalık’ın geleceğine yön verecek bu projelerin, kentin ulusal ve uluslararası alandaki çekiciliğini daha da artıracağını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Ayvalık’ın tarihi yel değirmenleri gün yüzüne kavuşturuluyor
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/02/18/20260218aw644736-6.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/ayvalikin-tarihi-yel-degirmenleri-gun-yuzune-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/02/20260218aw644736.jpg" type="image/jpeg" length="42998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Örenşehir’in korunması için ‘ören yeri’ çalışması]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/orensehirin-korunmasi-icin-oren-yeri-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/orensehirin-korunmasi-icin-oren-yeri-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’nin İncesu ilçesi Örenşehir Mahallesi’nde kazı çalışmaları devam ederken İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısının yer aldığı bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, "İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İncesu’ya bağlı Örenşehir Mahallesi Köy İçi mevkiinde büyükşehir belediyesinin desteğiyle Kayseri Müze Müdürlüğü’nün denetiminde arkeolojik kazılar sürerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışmaların başlatıldığı bildirildi. Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, alanda 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanının bulunduğunu belirterek, "İncesu ilçemizdeki Örenşehir’de yapılan kazı çalışmaları; Müze Müdürlüğümüz başkanlığında devam ediyor. Devam eden kazılarda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. İlk başladığımızda mozaiklerin bir kısmı biliniyordu. Her yıl yapılan yeni çalışmalarla, bu mozaiklerin ne kadar daha geniş bir alana yayıldığını görmüş olduk. Burada 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanından bahsediyoruz. Özellikle baktığımızda, buradaki mozaiklerin Geç Roma-Erken Bizans Dönemi’ne tarihlendirildiğini görüyoruz. Döneminin çok ilerisinde bir sunumu yansıtıyor. Oldukça nitelikli ve çoğu sağlam şekilde açığa çıkarıldı. Kazı çalışmaları yapılırken, bir yandan da bulunan mozaiklerin restorasyonu gerçekleştiriliyor. Alanında uzman kişiler tarafından temizleme çalışmaları yapılıyor. Tabii ki nihayetinde devam eden bir bilimsel kazı çalışması söz konusu. Biz burada sınırları net olarak görebilmek için bekledik. Buranın, döneminin yöneticisinin idari noktalarından biri olduğu düşünülüyor. Hatta ortaya çıkan kitabelerden, o dönemin imparatorunun burada konaklamış olabileceğine dair hocalarımızın da görüşleri mevcut" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Bakanlık tarafından süreç başlatıldı</p>

<p></p>

<p>Bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için bakanlık tarafından gerekli sürecin başlatıldığını aktaran Dursun, "Mozaikler ilk gün yapılmış gibi görünüyor. Burayı ziyaretçilerin gelip görebilmesi için bazı düzenlemeler gerekiyordu. Bu yılki çalışmaların ardından bakanlığımız tarafından gerekli süreçler başlatıldı. Gerekli belgeleri gönderdik, şu anda buranın ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. Bu çalışmalar tamamlandıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra, mozaiklerin yerinde korunarak ziyaretçilere açılması planlanıyor. Şu anda proje aşamasındayız. Projelerin onaylanmasının ardından, mozaikler yerinde muhafaza edilerek bir üst örtü sistemi kurulacak ve sonrasında ziyaretçilere açılacak. Elbette alanda yürütülmesi gereken bilimsel kazı çalışmaları devam ediyor. İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak. Örenşehir’de tüm planlama ve çalışmalarımız bu yönde" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Örenşehir’in ’ören yeri’ ilan edilmesi için çalışma başlatıldı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/02/06/20260206aw636225-7.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/orensehirin-korunmasi-icin-oren-yeri-calismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/02/20260206aw636225.jpg" type="image/jpeg" length="31818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gabar Dağı eteklerindeki Mağara köyü yeniden hayat buluyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/gabar-dagi-eteklerindeki-magara-koyu-yeniden-hayat-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/gabar-dagi-eteklerindeki-magara-koyu-yeniden-hayat-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak’ın İdil ilçesindeki Gabar Dağı eteklerinde bulunan ve 1990’lı yıllarda yaşanan olaylar nedeniyle boşaltılan Mağara köyü, devletin yaptığı altyapı çalışmalarıyla yeniden canlanıyor. Avrupa’ya göç eden Ezidilerin köylerine dönüşü sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı’nca yürütülen "Köye Dönüş Projesi" kapsamında 130 haneden oluşan Mağara köyünün Almanya, Belçika ve Hollanda’da yaşayan eski sakinlerinden bir kısmı köylerine geri dönerek yerleşti. Tarihi dokusu ve doğal mağaralarıyla dikkat çeken köy, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Mağara köyünün muhtarı Necat Akçay, köyün geçmişine ve geri dönüş sürecine ilişkin, "İdil ilçesine bağlı Mağara köyü olarak 1988 ile 1992 yılları arasında köyümüzü tamamen boşalttık. Bölgede yaşanan olaylardan dolayı mecbur kaldık ve Avrupa’ya gittik. Daha sonra köye dönüş projesi başladı, biz de geri döndük. Devletimiz kanalizasyon, elektrik, yol ve su gibi altyapı hizmetlerini yaptı. Biz de köyümüze sahip çıkarak, burayı yeniden yaşanır hale getireceğiz" dedi.</p>

<p><img alt="Gabar Dağı eteklerindeki Mağara köyü yeniden canlanıyor" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-02/05/aw635222_04.jpg" width="1300" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Doğal mağara evleri göz kamaştırıyor"</strong></p>

<p>Köyün turizm potansiyeline de değinen Akçay, "Tarihi ve doğal mağaralarından dolayı Mağara köyü yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kış mevsiminde kar, köyümüzü adeta beyaz bir gelinlik gibi sarıyor ve köy daha da güzel bir görüntüye bürünüyor. Kapadokya’dan bir farkı yok. Doğal mağara evleri ve tarihi yapılarıyla göz kamaştırıyor" ifadelerini kullandı. Devlet destekli altyapı yatırımları ve geri dönüşlerle birlikte Mağara köyünün hem yaşam hem de turizm açısından yeniden canlandırılması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Gabar Dağı eteklerindeki Mağara köyü yeniden canlanıyor" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-02/05/aw635222_06.jpg" width="1300" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/gabar-dagi-eteklerindeki-magara-koyu-yeniden-hayat-buluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/02/5672.jpg" type="image/jpeg" length="47291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu’daki gizemli yer altı yapıları definecilerin hedefi oldu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/kastamonudaki-gizemli-yer-alti-yapilari-definecilerin-hedefi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/kastamonudaki-gizemli-yer-alti-yapilari-definecilerin-hedefi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi’nde 500 metre uzunluğunda surlarla çevrili bölgede yer alan tarihi yer altı yapıları defineciler tarafından adeta talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, defalarca yer altındaki odalara girdiklerini belirterek, bölgenin koruma altına alınmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi, sur kalıntıları ve köylüler tarafından uzun yıllardır bilinen yer altı yerleşim alanlarıyla dikkat çekiyor. Gebeoğlu Tepesi’nin eteklerinde yer alan ve yaklaşık 500 metre uzunluktaki usrlarla çevrili alandaki yer altı kalıntıları, defineciler tarafından talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşların, yer altında çok sayıda odaların ve mağaraların bulunduğunu söylediği bölgedeki yapılar, definecilerin kaçak kazıları sebebiyle tahrip edildi. Girişleri toprak yığınıyla kaplanan yapıların, Kalkolotik dönemde ve Roma İmparatorluğunun Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra yer altı şehri olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Surlar ve duvarlar tamamen yıkılmış, odalar kaybolmuş"</p>

<p></p>

<p>Bölgede incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, bölgenin incelenerek koruma altına alınması gerektiğini belirterek, "Kastamonu’da macera turizmi rotaları yapılırken, güzergahımız olan Cide destinasyonumuza geldiğimizde buraları gezdik, dolaştık. Birçok alanda dolaşırken Hasan Üle yolumuz kesişti. Hasan Ünlü’yü alan kılavuzu olarak yanımıza aldık. Hasan hocamızın bize bahsettiği yerlerde sütunlar vardı. Kaya oluşumları inanılmazdı. Bir yapı taşları olduğundan bir Horasan taşlarının harçlarla yapıldığını gördük. Arkamızdaki gördüğümüz büyük kaya kitlesinin etrafında dolaştığımızda mağara, tünel gibi yer gördük, burayı geçtik. 15-20 metre yürüdük. Daha önce geldiğimde bir ışık görüyordum ama ilerlemekte tereddüt ettim. O zaman donanımlı değildik, içeriye doğru giremedik. Şimdi geldiğimizde baktık ki tamamen kapanmış. Demek ki arka tarafına işlem yapılmış. Arka yerleşim alanıyla bir bağlantı olduğunu anlıyoruz ve orada küpler, küp parçaları var. 3 yıl önce geldiğimizde alanla şu anki alan çok farklı. 3 yıl önce geldiğimizde duvarlar, sütunlar tamamen vardı, odalar görülüyordu ama şimdi gördük ki tamamen deforme edilmiş. Bizler buranın koruma altına alınmasını istiyoruz. Burada bir geçmiş yaşam kalıntıları olduğunu anlıyoruz. Arkeologların gelip burada bir araştırma yapmasını istiyoruz. Gebeoğlu Tepesi bir savunma amaçlı kullanıldığını ve bu surların, duvarların da savunma amaçlı yapıldığını düşünüyoruz. Yıkılmış kalıntılarını gördük. Sadece yıkılmış ama anlattığına göre 300-400 metre bir sur, duvar kalıntısı var. Biz de gördük ama yıkılmış"</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Yeraltında hamam tarzı mükemmel yapılmış yerleşim yerleri vardı ama defineciler talan etmişler"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeraltında bulunan yapıların içerisine defalarca girdiğini söyleyen Hasan Ünlü isimli vatandaş ise, "Emekli olduktan sonra buraya pikniğe geldim. Orada bir arkadaşa denk geldik, muhabbet sırasında dedi ki ’burada yeraltında şehir var, evler var’ dedi. Geldik baktık, o zaman şu anki halinden yüzde 80 daha iyiydi. Yapı olduğu gibi belli oluyordu. Oval biçimde bir yapı, 2 metre derinliğindeydi. Oradan karşıdaki odaya geçiliyordu. Oradan aşağıya doğru bir kapı açılıyordu. Ama şimdi defineciler talan etmişler. Burayı, araştırılması için her gelen kişiye gösterdim. Buradan içeriye doğru herkes gitti. Sanırım buranın karşısında bir çıkış var. Gittiler, karanlıktan geri dönüp çıktılar. 15-20 metre kadar ileriye doğru gidildi ama ben girmedim. Yukarı kısımda da düzlük var. Bir akşam oraya çıktım. Oradan korktum, çünkü orada düz bir alan var ve altında yerleşim yeri olduğu çok belli oluyor. Aşağıda kazı yapılan yerin yanından çıkışı var. Kaçakçılar talan etmişler ama mükemmel bir yapı var. Altta mükemmel yapılar, hamam tipi yerleşim yeri var. Ben defalarca gördüm, geldim, gezdim. Çok ekip getirdim, onlar da incelediler" diye konuştu.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Kastamonu’daki gizemli yer altı yapıları definecilerin talanına uğradı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/02/04/20260204aw634534-9.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/kastamonudaki-gizemli-yer-alti-yapilari-definecilerin-hedefi-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/02/20260204aw634534.jpg" type="image/jpeg" length="85939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Folklorik kitre bebek sanatı Türkiye’nin kültürel hazineleri arasına girdi]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/folklorik-kitre-bebek-sanati-turkiyenin-kulturel-hazineleri-arasina-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/folklorik-kitre-bebek-sanati-turkiyenin-kulturel-hazineleri-arasina-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen İzmirli Emine Polat, geleneksel kitre bebek sanatını gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Ankara Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde 20 ocakta düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Takdim Töreni’nde, İzmir’de yaşayan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 74 yaşındaki Emine Polat, folklorik kitre bebek sanatı dalında ödüle layık görüldü. Türkiye genelinde bu unvana sahip 102 kişiden biri olan Polat, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Polat, hiç öğreteni olmadan kendi kendine öğrendiği kitre bebek sanatı ile olan geçmişini ve bundan sonraki amaçlarını anlattı.</p>

<p><img alt="Folklorik kitre bebek sanatıyla Türkiye’nin ‘hazinesi’ oldu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/30/aw631162_02.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Çok sevinçliyim, çok mutluyum, gururluyum"</strong></p>

<p>Aldığı ödülden dolayı çok mutlu ve gururlu olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden ödül almanın verdiği sevinci dile getiren Emine Polat, "Çok mutlu oldum. Herkese nasip olmayan bir şey. Türkiye’de 102 kişiden biriyim. Bu beni çok mutlu etti. Tabii ben bir yıl önce dosyamı hazırlayıp İzmir Kültür Müdürlüğüne vermiştim. Ama kabul Görür mü, görmez mi? Tabi bu belli değildi. Aradıklarında çok mutlu oldum. Gerçekten çok sevindim. Ayrıca yani bir cumhurbaşkanından ödül almak herkese çok nasip olmuyor. Bu yüzden çok sevinçliyim, çok mutluyum, gururluyum" açıklamasında bulundu.</p>

<p><img alt="Folklorik kitre bebek sanatıyla Türkiye’nin ‘hazinesi’ oldu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/30/aw631162_03.jpg" width="1300" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Kendi kendime öğrendim"</strong></p>

<p>Kız Meslek Lisesi mezunu olduğunu ancak kitre bebek sanatının eğitimini okulda almadığını belirten Emine Polat, sanatla tanışma sürecini şu sözlerle anlattı: "Benim hiç hocam olmadı, kendi kendime öğrenmek zorunda kaldım. 2004 yılında bir yarışma programı vardı. Kurum müdürümün teşvikiyle katıldım. O dönemde internet ve kaynak yoktu, çok zorlandım. İzmir yöresinin kıyafetlerini birebir yansıtmak için Ege Üniversitesi Halk Oyunları Bölümü’nden destek aldım. İnsan vücudu ölçülerini küçülterek kendi kalıplarımı hazırladım. İlk başta bazı teknik hatalar yapsam da jüri özel ödülü ve mansiyonlar kazandım."</p>

<p><img alt="Folklorik kitre bebek sanatıyla Türkiye’nin ‘hazinesi’ oldu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/30/aw631162_06.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>15 parçalık ’Efe kıyafeti’ yaşatılıyor</strong></p>

<p>Kitre bebek sanatının tarihçesine değinen Polat, bu sanatın 1955’li yıllarda İstanbul’da bir hoca tarafından başlatıldığını ve sadece Türkiye’ye özgü bir çalışma olduğunu vurguladı. Folklorik bebeklerin kültürel bir hafıza taşıdığını belirten Polat, "Geleneksel kıyafetleri unutmamak lazım. Bir efenin üzerinde 15 parça kıyafet var. Bugün bunları günlük hayatta giymek çok zor ama biz bebekler üzerinde bu kültürü yaşatıyoruz. Bulgaristan ve Fransa gibi ülkelerdeki etkinliklerde bu kıyafetler ve bebekler yoğun ilgi gördü" dedi.</p>

<p><img alt="Folklorik kitre bebek sanatıyla Türkiye’nin ‘hazinesi’ oldu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/30/aw631162_04.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>Gençlerin ilgisi artıyor</strong></p>

<p>Son yıllarda Olgunlaşma Enstitüleri ve üniversitelerin güzel sanatlar bölümlerinin kitre bebeğe olan ilgisinin arttığını ifade eden Polat, "Eskiden bu işi yapan 10-15 kişiydik ama şu an sayı artıyor. Gençler sık sık arayıp bilgi istiyor, ben de elimden geldiğince paylaşıyorum. Ege Üniversitesi Emel Akın Meslek Yüksekokulu’nda da bir dönem dersler verdim" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Folklorik kitre bebek sanatıyla Türkiye’nin ‘hazinesi’ oldu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/30/aw631162_07.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>Erzincan kültürüne katkı</strong></p>

<p>Kültürü yaşatmak adına çalışmalarına devam edeceğini belirten Emine Polat, son olarak memleketi olan Erzincan’ın kültürüne dair bir çalışma yaptığını ifade ederek, "Erzincan ketesini yapan figürler hazırladım ve bunları sergilenmek üzere Erzincan Kültür Müdürlüğüne teslim ettim. Bu bizim kültürümüz, yaşatmak için üzerime düşeni yapmaya devam edeceğim" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/folklorik-kitre-bebek-sanati-turkiyenin-kulturel-hazineleri-arasina-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/2693.jpg" type="image/jpeg" length="82565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asırlık Osmanlı mezarları restore edilerek yeniden ayağa kaldırıldı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/asirlik-osmanli-mezarlari-restore-edilerek-yeniden-ayaga-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/asirlik-osmanli-mezarlari-restore-edilerek-yeniden-ayaga-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde bulunan asırlık Osmanlı mezarları, yürütülen koruma ve düzenleme çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Zamanla zarar gören mezar taşları onarılırken, Osmanlıca kitabeler günümüz Türkçesine çevrildi ve tarihi miras güvence altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ile Kocaeli Müze Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, zamanla doğa şartları ve dış etkenler nedeniyle kırılan, toprağa gömülen veya yerinden düşen tarihi mezar taşları tek tek tespit ediliyor. Büyükşehir ekipleri tarafından kırık mezar taşlarının onarımları yapılırken, temizlik ve bakım çalışmalarıyla ecdat yadigarı bu taşlar koruma altına alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kitabeler yapay zeka desteğiyle çözümleniyor</p>

<p></p>

<p>Yürütülen kapsamlı çalışma kapsamında düşen mezar taşları yeniden yerine yerleştiriliyor. Taşlar üzerinde yer alan Osmanlıca kitabeler ise uzmanlar ve yapay zeka desteğiyle günümüz Türkçesine çevriliyor. Mezarlığın düzenleme çalışmaları titizlikle sürdürülürken, burada yatan ecdadın kimlik bilgileri, görevleri ve tarihe bıraktıkları notlar da asırlar sonra yeniden gün yüzüne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Mezarlıkta yapılan incelemelerde Osmanlı döneminin estetik anlayışını yansıtan önemli detaylar dikkat çekiyor. "Kâtibi" ve "örfi" tipi kavuklar, mezarda yatan kişilerin devlet memuru veya ilmiye sınıfına mensup olduğunu gösteriyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Tel çit ile tam koruma</p>

<p></p>

<p>Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ekipleri, sanat eseri niteliği taşıyan bu mezar taşlarının dış etkenlerden, hayvan girişlerinden ve tahribatlardan korunması amacıyla mezarlık alanını tel çitlerle çevirdi. Yapılan bu çalışma sayesinde aslına uygun şekilde ayağa kaldırılan ecdat mirası, fiziksel olarak da güvenli alan içerisinde geleceğe aktarılmış oldu.</p>

<p></p>

<p>Karamürsel Çamdibi Mahallesi sakinleri, ecdat yadigarı mezarların sahipsiz kalmamasından duydukları memnuniyetten dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Asırlık Osmanlı mezarları yeniden ayağa kaldırıldı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/01/30/20260130aw631089-6.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/asirlik-osmanli-mezarlari-restore-edilerek-yeniden-ayaga-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/20260130aw631089.jpg" type="image/jpeg" length="42865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nesimi’nin kayıp eserleri ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/nesiminin-kayip-eserleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/nesiminin-kayip-eserleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayaokay'ın şahsi kütüphanesinde yer alan özel bir defterde, mutasavvıf şairi Nesimi’ye ait bugüne kadar bilinmeyen şiirler tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlyas Kayaokay, şahsi kütüphanesinde muhafaza edilen ve menşei Şam’daki Fransız Lazarist Koleji’ne dayanan bir yazma defter üzerinde yaptığı detaylı incelemeler sonucunda, Nesimi’ye ait olduğu belirlenen ve bugüne kadar hiçbir divan neşrinde yer almamış şiirlere ulaştı. 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarında örneğinin çıkarıldığı düşünülen yazmada yer alan toplam 172 gazelin karşılaştırmalı incelemesi sonucunda, altı gazelin ilk kez bu defter aracılığıyla ilim dünyasına kazandırıldığı belirlendi. Kayaokay, söz konusu nüshanın bir misyoner koleji defterinde kayıtlı olmasının, Osmanlı coğrafyasında faaliyet gösteren misyoner kurumların edebi ve kültürel metinlere ilgisini göstermesi bakımından da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Müstensihi meçhul özel yazmanın 19. asrın sonu ile 20. asrın başlarında istinsah edildiğini düşünüyoruz"</strong></p>

<p>Doç. Dr. İlyas Kayaokay, "Şam’daki Lazaristlere ait Fransız koleji menşeli olduğu açıkça görülen müstensihi meçhul özel yazmanın 19. asrın sonu ile 20. asrın başlarında istinsah edildiğini düşünüyoruz. Harfinden, kafiye harfine kadar ihtiva ettiği manzumeler, tertip düzeni ve metnin nâ-tamâm şekilde sona ermesinden anlıyoruz ki müntehabat yani seçme değildir ve nüshanın en az iki cildi daha vardır. Bu kayıp ciltlerde meçhul pek çok manzumenin olması kuvvetle muhtemeldir. Yazmada tespit edilen toplam 172 gazel, Türkiye ve Azerbaycan sahasında yayımlanan ulaşabildiğimiz bütün Türkçe Nesimi Divanı neşirleri ve mecmualara dayalı çalışmalarla mukayese edilmiştir. Yaptığımız tedkikler neticesinde, bu manzumelerden 23’ünün Hüseyin Ayan tarafından hazırlanan Türkçe Divan neşrinde yer almadığı belirlenmiştir. Ayan neşrinde bulunmayan bu şiirlerin 17’sinin de Azerbaycan sahasında yayımlanan divan neşirlerinde bir kısmı Arap bir kısmı Kiril harfli veya çeşitli şiir mecmualarında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayaokay, "Bulunan 6 manzumenin ise Türkiye ve Azerbaycan’da yayımlanan hiçbir divan neşrinde veya şiir mecmuasında kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Bu altı gazel, ilk defa Lazarist defteri aracılığıyla tespit edilmiştir ki bu çok kıymetli, dikkate değer bir nüshadır. Bu yazmanın çok özel bir Lazarist kolej defterinde kayıtlı olması, istinsahın hangi saikle gerçekleştirildiği sorusunu da gündeme getirmektedir. 14. asrın sonu ile 15. asrın ilk yarısında yaşadığı tahmin edilen Nesimi, batını bir inanç olan Hurufiliğe mensuptur. Bundan ötürü de asılmıştır. Böyle resmi ve dini çevrelerce daima ihtiyatla karşılanan Nesimi’ye ait bu divan, acaba misyonerlik faaliyetleri kapsamında mı kaydedildi. Çünkü bu nadir olan bir Lazarist misyoner defteri ve satışı falan mümkün değildir. Mürekkebinden, kapağından vs. çok özel olduğu da belli. Misyonerler elbette önemli buldukları şeyleri kaydederler. Tabii elimizdeki veriler, şimdilik bu soruya bir cevap verememektedir. Şayet durum böyleyse de bu nüsha, Osmanlı coğrafyasında faaliyet gösteren misyoner kurumların edebî ve kültürel metinlerle de yakından ilgilendiğini göstermesi bakımından ayrı bir önem taşımaktadır. Mutasavvıf şairlerin divanları her zaman problemli bir yapı arz etmektedir. Nesimi’nin Türkçe Divanı da problemli olup yüzlerce nüshası mevcuttur. Ulaşılabilen bütün yurt içi ve yurt dışındaki nüshaların hatta şiir mecmualarının da dikkate alınmasıyla divanının tenkidli metninin yeniden kurulması elzemdir. Bu kıymetli Lazarist nüshası da bu yıl makale hâlinde ilim alemine detaylarıyla duyurulacaktır" şeklinde konuştu.<img alt="Aw630873 04" class="detail-photo img-fluid" height="693" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/aw630873-04.jpg" width="1231" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/nesiminin-kayip-eserleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/aw630873-03.jpg" type="image/jpeg" length="54847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Syedra Antik Kenti kazı çalışmalarına uluslararası destek]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/syedra-antik-kenti-kazi-calismalarina-uluslararasi-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/syedra-antik-kenti-kazi-calismalarina-uluslararasi-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) tarafından Syedra Antik Kenti’nde yürütülen çalışmalar TÜBİTAK ile Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından ortaklaşa yürütülen 2509 – İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında uluslararası alanda destek alırken aynı zamanda ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayda geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk ve Fransız arkeologlar arasındaki akademik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan TÜBİTAK–Fransa Dışişleri Bakanlığı 2509 İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında yapılan başvuruların sonuçları açıklandı. Desteklenmesine karar verilen toplam 8 proje arasında, Alanya’nın önemli antik kentlerinden Syedra’yı konu alan çalışma da yer aldı. ALKÜ Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer ile Fransa’daki cole Normale Supérieure PSL Üniversitesinden Dr. Jeanne Capelle ortaklığında yürütülen "Kilikia’da Syedra (Seki, Alanya, Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu" başlıklı proje, Bosphorus Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Programın açıklanmasıyla birlikte proje, ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayıtlara geçti.</p>

<p></p>

<p>Antalya’nın Alanya ilçesinde yer alan Syedra Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazı ve araştırmalar, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle devam ediyor. Çalışmalar, Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında desteklenen kazılar, Türkiye’den ve yurt dışından alanında uzman araştırmacıların katılımıyla çok disiplinli bir yapıya ulaştı. Antik kentin tiyatrosunda sürdürülen kazı ve araştırmalar ise Küçük Asya (Eski Anadolu) tiyatroları üzerine yaptığı doktora çalışmalarıyla tanınan Dr. Jeanne Capelle tarafından yürütülüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen uluslararası iş birliğiyle, Syedra Antik Kenti’ne ilişkin bilimsel verilerin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Bilimsel yayın ve araştırmalar hedefleniyor</p>

<p></p>

<p>Projenin temel hedefi, Syedra Antik Kenti tiyatrosunun tarihsel gelişimi, kullanım evreleri ve mimari özelliklerini ele alan; kazılar sırasında elde edilen tüm buluntuları içeren kapsamlı bir bilimsel kitaba dönüşecek. Uzun vadede ise arkeobotanik çalışmalar kapsamında eski polen ve tohum analizleri ile Antik Yunanca yazıtlar üzerine yapılacak araştırmalar sayesinde, tiyatro yapısının ötesine geçen yeni bilimsel verilerin ortaya konulması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Rektör Türkdoğan:" Syedra Alanya’nın turizm ve tarih merkezi olacak"</p>

<p></p>

<p>ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Syedra Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyerek şu ana kadar gelen süreç içinde önemli bir noktaya ulaştıklarını belirtti. Syedra’daki kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla ülkemizin önemli bir merkeze kavuşacağını söyleyen Rektör Türkdoğan, "ALKÜ ve Alanya olarak Syedra’ya özel bir ilgi duyuyoruz. Bosphorus projesi kapsamında desteklenmeye hak kazanan Syedra, bu vesile ile uluslararası alanda da tanınırlığını artırmış olacak. Çok önem verdiğimiz kazı çalışmaları devam ederken böyle bir başarının gelmesi de bizleri gururlandırdı. Syedra Alanya’mızın ülkemizin önemli bir turizm ve tarih şehri olacak. Kazı Başkanımız Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer’e ve Dr. Jeanne Capelle’ye yoğun emeklerinden dolayı teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." dedi.</p>

<p></p>

<p>Türkiye ve Fransa’dan üniversitelerin yürütücü olduğu Bosphorus projesinde, 8 işbirlikli çalışma destek almaya hak kazandı. Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloj Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri listede yer aldı. ALKÜ ile Ecole Normale Superieure PSL Üniversitesi tarafından yürütülecek Kilikia’da Syedra (Seki,Alanya,Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu projesi de uluslararası bilim camiası tarafından yakından takip edilecek.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Syedra Antik kenti kazılarına uluslararası destek
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/01/29/20260128aw630088-4.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/syedra-antik-kenti-kazi-calismalarina-uluslararasi-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/20260128aw630088.jpg" type="image/jpeg" length="19631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[286 eserlik Yılmaz Zenger koleksiyonu sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/286-eserlik-yilmaz-zenger-koleksiyonu-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/286-eserlik-yilmaz-zenger-koleksiyonu-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Farklı disiplinlerdeki üretimiyle tanınan mimar, heykeltıraş ve tasarımcı Yılmaz Zenger'in kaybolmaya yüz tutmuş 286 eseri, Memorial Göztepe Hastanesi'nde süresiz olarak ziyaretçilere açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin çok yönlü sanatçılarından Yılmaz Zenger'in eserleri, Memorial Göztepe Hastanesi'nde sergilenmeye başladı. Memorial Sağlık Grubu tarafından koruma altına alınan eserler, kapsamlı bir kataloglama ve konservasyon sürecinin ardından sanatseverlere sunuldu.</p>

<p><img alt="286 eserden oluşan Yılmaz Zenger koleksiyonu ziyarete açıldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/28/tgfdhh-1769588518.jpg" width="850px" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küratör Pelin Derviş tarafından hazırlanan, kataloglama, bakım, temizlik ve restorasyon süreci 8 ay süren eserler, hastanenin farklı bölümlerinde herkese açık olarak sergilenecek.</p>

<p><img alt="286 eserden oluşan Yılmaz Zenger koleksiyonu ziyarete açıldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/28/aw629664_03.jpg" width="850px" /><br />
<br />
<strong>"Sanatı günlük hayatın bir parçası haline getirmeye çalışıyoruz"</strong></p>

<p>Memorial Sağlık Grubu CEO'su Bora Uludüz, serginin anlam ve önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:<br />
"Bugün bizim için çok özel, çok anlamlı bir gün. Kurum olarak, kuruluşumuzdan itibaren sanatın iyileştirici gücüne inanıyoruz ve bunu Memorial Sanat çatısı altında sürekli vurgulamaya, ileri taşımaya çalışıyoruz. Bugün de çok özel bir sergi için buradayız. Sevgili ustamız Yılmaz Zenger'in çok özel bir sergisi burada olacak. Toplam 286 eseri sanatseverlerle buluşturmak istiyoruz. Bu serginin en önemli özelliği, normal bir sergiden öte, hastanenin içine yayılmış, her tarafına donatılmış gerçek dünya sergisi gibi konumlandırmamız. Bu şekilde hem hastalarımızın, hem hasta yakınlarımızın hem de hekimlerimizin, hemşirelerimizin ve tüm çalışanlarımızın günlük hayatının parçası haline getirmeye çalışıyoruz. Sanatı her an yanımızda hissederek çok daha güzel bir hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Koleksiyon burada başlıyor, sonraki dönemlerde daha fazla sanatseverle buluşturmak için farklı hastanelerimize taşımak istiyoruz. Belli parçalar burada kalacak ama koleksiyonun bazı kısımları dolaşıyor olacak."</p>

<p><img alt="286 eserden oluşan Yılmaz Zenger koleksiyonu ziyarete açıldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/28/aw629664_04.jpg" width="850px" /><br />
<br />
<strong>Disiplinler arasında dolaşan bir üretim hikâyesi</strong></p>

<p>1933-2018 yılları arasında yaşayan Yılmaz Zenger, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, fotoğraftan sinemaya, modadan sanata uzanan geniş bir alanda üretim yaptı. Kompozit malzemeyi heykel ve mobilyalarında kullanan ilk isimler arasında yer aldı. Zenger'in pratiği bugün hâlâ çağdaş tasarım, kent, teknoloji ve malzeme araştırmaları açısından önemli bir referans noktası olarak görülüyor. Yılmaz Zenger'in üretimlerinin önemli bir bölümünden oluşan sergi, Memorial Göztepe Hastanesi'nde herkese açık ve kalıcı olarak konumlandırılıyor.<br />
 </p>

<p><img alt="286 eserden oluşan Yılmaz Zenger koleksiyonu ziyarete açıldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/28/aw629664_02.jpg" width="850px" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/286-eserlik-yilmaz-zenger-koleksiyonu-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/tgfdhh.jpg" type="image/jpeg" length="64075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muhtar ve imamdan tarihi miras için örnek kar mesaisi]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/muhtar-ve-imamdan-tarihi-miras-icin-ornek-kar-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/muhtar-ve-imamdan-tarihi-miras-icin-ornek-kar-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından Bağlar köyündeki tarihi türbelerin çatısında biriken kar kütleleri, köy muhtarı ve imamı tarafından temizlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şemdinli ilçesinde yaklaşık iki aydır aralıklarla devam eden kar yağışı ve dondurucu soğuklar günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. İlçeye bağlı "Nehri İnanç Turizmi" bölgesinde yer alan Seyyid Abdullah ve Seyyid Taha türbeleri de yoğun yağış sonrası kar altında kaldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Ziyaretçiler için seferber oldular"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgeyi ziyaret etmek isteyen doğaseverlerin ve inanç turizmi kapsamında gelen vatandaşların ulaşımda güçlük çekmesi üzerine Bağlar Köyü Muhtarı Azad Çiftçi ve köy imamı Aziz Özer harekete geçti. Muhtar ve imam, önce türbelere giden 50 metrelik yolu açtı, ardından türbelerin çatısında biriken yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki karı küreklerle temizledi.</p>

<p></p>

<p>Köyün değerlerini korumak ve ziyarete açık tutmak için çalıştıklarını belirten Muhtar Çiftçi, bölgenin her zaman halkın ziyaretine hazır olması için gayret gösterdiklerini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Hakkari Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) desteği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iştirakçiliği ve il özel idaresi koordinesinde yürütülen "Nehri İnanç Turizmi Koridoru Projesi" ile bölgenin çehresi değişiyor. Proje kapsamında bölgede 2016 yılında tarihi Kayme Sarayı’nın restorasyonu tamamlanarak turizme kazandırıldı. Seyyid Taha kabrinin de bulunduğu tarihi mezarlık alanında kapsamlı çevre düzenlemesi yapıldı.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Tarihi miras onlara emanet: Muhtar ve imamdan örnek kar mesaisi
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/01/25/20260124aw627547-12.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/muhtar-ve-imamdan-tarihi-miras-icin-ornek-kar-mesaisi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/20260124aw627547.jpg" type="image/jpeg" length="52164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırsalda keşif: Apollon’a adanmış gizemli tapınak]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/kirsalda-kesif-apollona-adanmis-gizemli-tapinak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/kirsalda-kesif-apollona-adanmis-gizemli-tapinak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’daki Aigai Antik Kenti’ne bağlı Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, özgün mimari bloklarının büyük bölümünü koruması ve restore edilebilir yapısıyla, hem antik dünyanın gizemli inanç merkezlerinden biri hem de kültür turizmi açısından güçlü potansiyeliyle öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bulunan Aigai Antik Kenti, antik dönemlerde yalnızca siyasi ve ekonomik değil, inanç dünyası açısından da büyük bir önem taşıyor. Kentten yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta, doğal su kaynakları bulunan Kocaçay Vadisi içerisinde yer alan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, Tanrı Apollon’un "kahin" sıfatıyla insanlara kehanet sunduğu sayılı merkezlerden biri olma özelliğini barındırıyor. Helenistik dönemde, milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa edildiği bilinen tapınak, yalnızca Aigai’nin değil, antik çağda Aiolis olarak adlandırılan bölgenin de en önemli kehanet merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu’daki Didyma ve Klaros gibi ünlü kehanet alanlarıyla aynı inanç geleneği içinde değerlendirilen bu kutsal alanın, özellikle su kaynaklarıyla ilişkili yapısı, Apollon kehanet merkezlerinin yer seçiminde izlenen dini ve ritüel anlayışı da gözler önüne seriyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Tapınağın yeniden ayağa kalkması mümkün</p>

<p></p>

<p>Tapınağa ulaşım ise oldukça zorlu bir parkurdan geçiyor. Aigai Antik Kenti içerisinde yer alan ancak henüz gün yüzüne çıkarılmamış antik yol üzerinden ulaşılan tapınak Roma döneminde de önemli bir kehanet merkezi olarak rol oynuyor. Dönemin Roma yönetimi tarafından kapsamlı bir yenilemeden geçirildiği, bugün alanda görülen sütunlar ve mimari blokların büyük bölümünün bu döneme ait olduğu belirlenirken, tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması ve alanın kırsal bir coğrafyada yer alması, tapınağın büyük ölçüde özgün taşlarıyla günümüze ulaşmasını sağlamış. Büyük ölçüde korunmuş olan tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması aynı zamanda yapının yeniden ayağa kaldırılabilmesine yönelik önemli bir potansiyel sunuyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Kutsal alanın tanrı Apollon’a adandığını biliyoruz"</p>

<p></p>

<p>Tapınak hakkında bilgi veren Pergamon Koordinatör Kazı Başkanı ve Aigai Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Şu anda bulunduğumuz yer Aigai Antik Kent’in yaklaşık 2,5 kilometre uzağında bir nokta. Bilindiği üzere Aigai Antik Kenti yüksek bir tepe üstünde kurulmuş. Burası Aigai’ın yanından geçen Kocaçay vadisinin içinde dere kıyısında kurulmuş bir tapınak. Burası aslında bir kutsal alan ve bir kehanet merkezi olarak geçiyor. Kutsal alanın tanrı Apollon’a adandığını biliyoruz" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Bölgedeki en önemli kehanet merkezlerinden birisiydi"</p>

<p></p>

<p>Bölgedeki en önemli kutsal alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Kısa bir bilgi vermek gerekirse; Antik dönemde kehanet ve kahinlik çok önemli. İnsanların gündelik hayatında kehanetin çok önemli bir yeri var. Şu an bulunduğumuz yerde bu kehanetlerin gerçekleştirildiği bir kahinlik merkezi. Anadolu’da birkaç tane önemli kehanet merkezi var bilinen. Didyma en önemlisi. İkincisi Klaros’taki Apollon kehanet merkezi. Bizim bulunduğumuz bölgede, yani antik dönemde adına Aiolis denen bu bölgede herhâlde en önemli kehanet merkezlerinden bir tanesi buradaki Apollon’un kehanet merkeziydi" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Tanrı Apollon’un kahin sıfatıyla insanlara hizmet verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Buranın adı orijinalinde Apollon Khresterios kehanet merkezi. Khresterios eski Yunancada kelime anlamı olarak kahinlik, kehanet, kehanet saçan gibi anlamlar geliyor. Yani tanrı Apollon’un sıfatlarından birisi bu. Yani bizim içinde bulunduğumuz tapınaktaki Tanrı Apollon aslında burada kahin sıfatıyla insanlara hizmet vermiş diyebiliriz" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Roma valisi tapınağı restore ettirmiş</p>

<p></p>

<p>Tapınağın Roma Valisi tarafından büyük bir yatırımla yeniden inşa ettirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Tapınak Aigai Antik Kenti açısından oldukça önemli bir yere sahip. Hemen bulunduğumuz bu noktadaki tapınak milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa ediliyor. Yani Helenistik dönemde inşa edildiğini biliyoruz. Fakat sonrasında, milattan önce 1. yüzyılda tapınak yenilenmiş. Bölgede önemli bir konumda bulunan Roma valisi Publius Servilius Isauricus büyük bir yatırım yaparak tapınağı yeniden inşa ettirmiş. Şu an etrafımda gördüğünüz enkazdaki bütün sütunlar ve mimari bloklar o dönemdeki tapınağa ait" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Modern yolun bulunmaması tapınağı günümüze ulaştırdı</p>

<p></p>

<p>Aigai Antik Kenti’nden yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan ve herhangi bir yolun bulunmadığı antik yapı tüm parçalarıyla günümüze kadar ulaştı. Tapınağın orijinal bloklarıyla yeniden restore edilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Buraya ulaşan modern bir yol yok. Buraya yürüyerek gelmek zorundasınız. Oldukça kırsal bir alan günümüzde ve ulaşımı çok zor. O bakımdan bu bir avantaja dönüştürülebilir. Yani tapınağın enkazının büyük bir kısmı hala burada duruyor. İleride yapılacak bir çalışmayla bu tapınağın ayağa kaldırılması mümkün. Belki yüzde 70, yüzde 80’e kadar tapınağın orijinal bloklarıyla restorasyonu yapmak mümkün olabilecek diye düşünüyorum" diye konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Antik kentte yaşamış önemli kahinlerin izlerine rastlandı</p>

<p></p>

<p>Öte yandan Prof. Dr. Sezgin, antik dönemde yaşamış önemli kahinlerin isimlerine de ulaştıklarını ve bu isimlere atfedilen bir takım sıfatların da bulunduğunu belirterek "Apollon kehanetleriyle ilişkili olabileceğini düşündüğümüz çok önemli bir figür var. Aigai’da yaşamış ünlü bir kahin. Bu kahinin adını da biliyoruz; Adı Pollees. Milattan sonra 10. yüzyıla ait sözlük tarzı bir kitapta bu kahinin adı geçiyor. "Aigai’li Kahin Pollees". Helenistik dönemde yaşadığını tahmin ettiğimiz Polles çok ünlü olmuş ve çok önemli kehanetler göstermiş. Mesela kuşlarla ilişkili kehanetler üstüne bir kitabı var. İç organlarla ilgili yapılan bir takım kehanetler ile ilişkili kitabı var. Ve bu Polle’s o kadar ünlü olmuş ki döneminde "Polle’s gibi olmak" diye bir deyim oluşmuş. Bu durum antik dönemde Polles’in çok önemli bir kahin olduğunu gösteriyor. Pollés’e atfedilerek "Pollés gibi olmak" yani bir şeyi önceden tahmin eden insanlara "Pollés gibi" sıfatı yakıştırılmış. Tabii bu noktada düşününce bu kahin Pollés kehanetlerinin nereyle ilişkisi olabilir sorusu akla geliyor? Büyük ihtimalle buradaki Apollon Tapınağı’yla ilişkili olabilir diye düşünüyorum" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Aigai’den tapınağa ulaşılan antik yol var</p>

<p></p>

<p>Aigai Antik Kentinden tapınağa ulaşan antik yol bulunduğu ve bu yolun gün yüzüne çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Kutsal alan kente 2,5 km uzakta olmasına rağmen Aigai Antik Kentinin bir tapınağı olduğu açık. Kente bu kadar uzak olmasının nedeni buradaki su kaynakları ve dere kıyısına yakın konumu nedeniyle tercih edilmiş olması. Elbette ki insanlar buraya belli dönemlerde festivaller ve törenler için geliyorlardı. Ve bunun için yapılmış muhteşem taş döşeli bir yol var. Yani Aigai Antik Kent’ini ziyarete geldiğinizde neredeyse yüzde 50, yüzde 60 açıkta olan antik dönem yolundan yürüyerek tapınağa ulaşabiliyorsunuz. Tabii ki antik dönemde insanlar da o yolu kullanarak buraya geliyorlardı ve Tanrı Apollon’a özel günlerde, bayramlarda boğa kurbanı gerçekleştiriyorlardı" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Tapınak 2005 yılında saldırıya uğrayarak tahrip edildi</p>

<p></p>

<p>Öte yandan tapınağın günümüze kadar ulaşan önemli bir parçası ise 2005 yılında bölgeye gelen defineciler tarafından tahrip edildi. Tapınak kapısının iki sütununun üzerinde bulunan lento defineciler tarafından kırıldığı bilgisini veren Prof. Dr. Sezgin "Tapınağın bulunduğu alanda aslına bakarsanız çok fazla kaçak kazı gerçekleşmiyor. Belki ufak tefek birtakım girişimler oluyor günümüzde. Fakat 2005 yılının kış ayında maalesef çok büyük bir felaket gerçekleşti. Arkamda gördüğünüz o iki tane dikili taş aslında bir kapının iki yanında duran söve taşları. Bunların üstünde bir de lento oluyor biliyorsunuz. Şu an lento eksik. Fakat 2005 yılından önce o lento yerindeydi. 2005 yılında bir karlı havada gelip burada kamyon krikosuyla o lento düşürülüyor yere ve parçalanıyor. Bir taşın içinde define ya da kıymetli bir şeyin olması mümkün değil tabii. Hangi gerekçeyle yapıldıklarını açıklamak belki mümkün değil ama maalesef çok kötü bir görüntü oluştu. Yani 2005 yılından önce gelseydiniz bu tapınağa giriş yapılan kapıyı sağlam olarak ayakta görecektiniz" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Yer altı sularıyla beraber çıkan gazlar kahinlerin bir takım görüntüler görmesini sağlıyor</p>

<p></p>

<p>Bu tür tapınakların su kaynaklarına yakın bölgelerde kurulduğuna işaret eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Bu tapınağın olduğu alan kırsal bir arazi olmakla birlikte hemen yakınımızdan bir dere akıyor. Kocaçay deresi antik dönemde Titnaios ya da Pytikos isimleriyle anılmış. Bölgenin en önemli su varlıklarından biri olan Kocaçay’ın bu bölümünde, dere kenarlarında doğal su kaynakları bulunmakta. Apollo’nun kehanet merkezleri için özellikle suya yakın yerlerin tercih edildiğini biliyoruz. Çünkü yer altından çıkan bu kaynak suyuyla beraber gazlar da çıkıyor ve Apollo’nun rahibeleri kehanetleri aktarıyorlar. Yani bu gazın etkisiyle tanrıyla iletişim kurdukları ve bu iletişim sonucunda da kehanetler ve haberler getirdiklerine inanılıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Tapınağın taşları kullanılarak değirmen inşa edilmiş</p>

<p></p>

<p>Öte yandan tapınağın işlevsiz hale gelmesi sonrasında tapınağın hemen 20 metre yakınında tapınaktaki taşlar kullanılarak değirmen inşa edilmiş. Tapınak taşları ve sütunlarının değirmende kullanılmış olması ise, bölgedeki çok katmanlı kültürel mirası gözler önüne seren bir başka unsur olarak dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>İnşa edilen değirmen kalıntılarının da tarihi bir öneme sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sezgin, "Günümüzden yaklaşık 150 yıl önce, tapınak işlevsiz hale gelmiş ve yıkılmış. Tapınağın enkazındaki özellikle duvar taşları alınarak hemen 20 metre yakınımızda bir değirmen inşa edilmiş. Aslında o da bir kültürel miras. Bence onun da olduğu gibi korunması gerekir" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Keşif rotası için güçlü bir potansiyel</p>

<p></p>

<p>Bugün Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, yalnızca arkeolojik bir kalıntı olarak değil; özgün mimari dokusu, antik yol bağlantısı ve inanç tarihindeki yeriyle, Aigai Antik Kenti’ni ziyaret edenler için yeni bir keşif rotası ve kültür turizmi açısından güçlü bir potansiyel alan olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p>Bugün büyük bölümü özgün mimari bloklarıyla ayakta kalan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, bilimsel kazı, belgeleme ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılabilecek nitelikte önemli bir arkeolojik miras olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p>Modern yapılaşmadan uzak kalması sayesinde büyük ölçüde korunmuş olan tapınağın, kontrollü bir restorasyon süreciyle hem mimari bütünlüğünün yeniden ortaya çıkarılması hem de Aigai Antik Kenti ile birlikte bütüncül bir ziyaret rotasına dönüştürülmesi mümkün görülüyor.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Kırsalda antik bir inanç merkezi: Apollon’un saklı tapınağı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/01/22/20260122aw625707-10.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/kirsalda-kesif-apollona-adanmis-gizemli-tapinak</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/20260122aw625707.jpg" type="image/jpeg" length="34606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: "Rami, yaşamın içinde bir kültür ve buluşma mekanına dönüştü"]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/bakan-ersoy-rami-yasamin-icinde-bir-kultur-ve-bulusma-mekanina-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/bakan-ersoy-rami-yasamin-icinde-bir-kultur-ve-bulusma-mekanina-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un en büyük kütüphanesi olan Rami Kütüphanesi, 3. yılını geride bıraktı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 3 yılda 7,7 milyonu aşkın ziyaretçi ağırlayan Rami’nin bir kültür ve buluşma mekanına dönüştüğünü belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından 3. yaşını kutlayan Rami Kütüphanesi’yle ilgili paylaşım yaptı. Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hizmete sunduğu Rami Kütüphanesi’nin kısa sürede İstanbul’un en yoğun ilgi gören kültür merkezlerinden biri hâline geldiğine dikkati çekti. Ersoy’un paylaştığı verilere göre Rami Kütüphanesi, 3 yıllık sürede milyonlarca ziyaretçiyi ağırlarken, binlerce etkinliğe ev sahipliği yaptı ve yüz binlerce kitabın okurla buluşmasına aracılık etti. Bakan Ersoy, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p></p>

<p>"İstanbul’un en büyük kütüphanesi Rami Kütüphanesi 3 yaşında. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle İstanbul’umuza kazandırdığımız Rami Kütüphanesi; mimarisi, hizmet anlayışı ve sunduğu imkânlarla kısa sürede her yaştan vatandaşımızın yoğun ilgisini çeken, yaşamın içinde bir kültür ve buluşma mekanına dönüştü. 3 yılda 7,7 milyonu aşkın ziyaretçi, 2,9 milyar etkileşim, 8 bin 36 etkinlik, 2 milyonun üzerinde katılımcı, 302 bin ödünç kitap. Konferanslardan sergilere, çalıştaylardan sinema ve konserlere kadar pek çok etkinlik, Rami’nin nasıl yaşayan bir merkez haline geldiğini açıkça gösteriyor. Bakanlığımız Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: &quot;Rami, yaşamın içinde bir kültür ve buluşma mekanına dönüştü&quot;
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/01/14/20260114aw620033-5.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/bakan-ersoy-rami-yasamin-icinde-bir-kultur-ve-bulusma-mekanina-donustu</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/01/20260114aw620033.jpg" type="image/jpeg" length="41150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tapınaklar, heykeller, mozaikler… Antalya’da 2025 kazı sezonu dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/tapinaklar-heykeller-mozaikler-antalyada-2025-kazi-sezonu-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/tapinaklar-heykeller-mozaikler-antalyada-2025-kazi-sezonu-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Antalya genelinde 20’den fazla noktada yürütülen kazı ve araştırmalar, 2025 sezonunda kentin arkeoloji haritasını baştan yazdı. Phaselis’te kişisel korunma amaçlı tılsımlardan Aspendos’ta Hermes’e, Limyra’da kayıp Zeus Tapınağı’ndan Karain’de Türkiye’nin en eski insan dişlerine kadar uzanan buluntular, Antalya’nın katmanlı tarihini gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından paylaşılan bilgilere göre, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" projesi kapsamında 2025 yılında Antalya genelinde 20’den fazla merkezde sürdürülen kazı ve araştırmalar, kentin geçmişine dair önemli boşlukları dolduran nitelikli buluntular ortaya koydu. Kemer kıyılarından Finike vadisine, Serik platosundan Alanya yamaçlarına uzanan geniş coğrafyada tapınaklar, heykeller, mozaikler ve gündelik yaşama ait izler gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Phaselis’te günlük yaşam ve inanç izleri</p>

<p></p>

<p>Denizcilerin kenti Phaselis’te, Domitianus Agorası ve Arkaik Apollon sunağı çevresinde yürütülen çalışmalarda Roma Dönemi’ne ait dikkat çekici küçük buluntular ele geçirildi. Bronz muhafaza içinde rulo halinde saklanan lamella muska; üzerindeki işaretler, harfler, cam/obsidyen parçası ve organik kalıntılarıyla kişisel korunma amacıyla taşınan tılsımların neredeyse eksiksiz bir örneği olarak değerlendirildi. Aynı alanda bulunan silindirik asma kilit ve zincirler, bronz yazı kalemi, bezemeli bronz pergel ve küçük kaide üzerindeki bronz fare figürü, kentte güvenlikten yazışmaya, zanaatten sembolik inanç dünyasına uzanan zengin bir tabloyu ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Side’de kapsamlı dönüşüm</p>

<p></p>

<p>Side Antik Kenti’nde yıl boyunca süren kazı ve restorasyonlar, kentin mekânsal bütünlüğünü yeniden görünür kıldı. Anıtsal çeşme çevresi, mozaik ve fresklerle bezeli mekânlar, su kemerleri ve kamusal alanlar ortaya çıkarılırken; Helenistik ve Roma dönemlerine uzanan şehircilik anlayışı daha net okunur hale geldi. Uzun süredir kapalı olan mahalleler ile piskoposluk bölgesinin ziyarete açılması, arkeopark düzenlemeleri ve gece müzeciliği kapsamında gerçekleştirilen aydınlatmalar, Side’nin kültürel mirasını günün her saatinde deneyimlenebilir kılmayı hedefledi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Aspendos’ta tiyatro caddesinin doğusundaki anıtsal çeşme yıkıntıları arasında mermer bir Hermes heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Kitabeli kaidesiyle 1,65 metreye ulaşan ve MS 2-3. yüzyıla tarihlenen heykelde Hermes’in para kesesi, asa ve peleriniyle betimlenmesi; kentin giriş aksında ticaret, yollar ve haberleşmenin sembolik önemini vurguladı. Forum alanında ayrıca yaklaşık 2,5 metre boyunda olduğu anlaşılan bir imparator başı ile "esir figürü" olduğu düşünülen sakallı erkek başı ele geçirildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Limyra’da kayıp Zeus Tapınağı</p>

<p></p>

<p>Finike’deki Limyra Antik Kenti’nde, uzun süredir yazılı kaynaklardan bilinen ancak yeri kesinleşmeyen Zeus Tapınağı’na ait mimari kalıntılar tespit edildi. Tapınağın doğu cephesine ait ana giriş düzenlemesi ve çevreleyen unsurların belirlenmesi, kentin dini topografyasının ilk kez somut arkeolojik verilerle değerlendirilmesine imkan sağladı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Syedra’da üretim ve yaşam</p>

<p></p>

<p>Syedra’da ortaya çıkarılan onlarca zeytinyağı işliği, üretim, ticaret ve gündelik yaşamın aynı yapı adaları içinde iç içe örgütlendiğini gösterdi. Bronz mobilya ayağı, kapı aksamları, Hermes Kriophoros heykeli, kemik toka, bronz çan ve cımbız gibi küçük eserlerin yanı sıra gümüş karışımlı lanet tableti (defixio), kentin inanç ve ritüel dünyasına da ışık tuttu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Olympos’ta anıtsal gömüler ve mozaikler</p>

<p></p>

<p>Olympos’ta denize açılan doğu girişte ortaya çıkarılan tonoz örtülü anıt mezar, seçkinlere ait gömülerin kentin bu aksında konumlandığını gösterdi. Kent içindeki kilisede ise zeminlerin tamamının mozaiklerle kaplı olduğu belirlendi; adak ve dua kitabeleri, Hristiyanlık dönemine ait ibadet yaşamını görünür kıldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Patara’da kapı çevresinde ticaret</p>

<p></p>

<p>Patara kent kapısı çevresindeki kazılar, alanın yalnızca anıtsal bir geçiş noktası değil, aynı zamanda dükkân ve depolarla kentin en hareketli gündelik yaşam merkezlerinden biri olduğunu ortaya koydu. Sikkelerden amphoralara uzanan buluntular, ticaretin yoğunluğunu gösterdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Myra-Andriake hattında liman ve ekonomi</p>

<p></p>

<p>Andriake’de liman yapıları çevresinde belirlenen atölye ve depolama alanları, yerleşimin Roma ve Bizans dönemlerinde çok işlevli bir merkez olduğunu gösterdi. Myra-Andriake arasında, doğal su kaynağıyla ilişkili ve şifalı su kullanımına işaret eden özgün bir yapı da gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Perge’de Afrodit ve kentli kadın</p>

<p></p>

<p>Perge’de MS 2-3. yüzyıla tarihlenen Aphrodite-Eros kompozisyonu ile MS 3-4. yüzyıla ait bir rahibe ya da soylu kentli kadını betimleyen heykel bulundu. Ayrıca MS 582-602 dönemine ait Konstantinopolis basımı altın sikke, kentin geç antik çağdaki ekonomik bağlarını belgeledi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Termessos’ta dağ kentinin kadını</p>

<p></p>

<p>Termessos E1 Nekropolü’nde ele geçen, neredeyse gerçek boyutlardaki oturan kadın heykeli; duruşu ve giysi özellikleriyle toplumda "iffetli ve itibarlı kadın" idealinin anıtsal bir yansıması olarak değerlendirildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Sillyon’da savaş ve yönetim izleri</p>

<p></p>

<p>Sillyon’da Orta Çağ’a tarihlenen pişmiş toprak el bombası ile MS 223 tarihli Yunanca kitabeli blok, kentin askeri ve idari açıdan farklı dönemlerde taşıdığı stratejik önemi ortaya koydu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kızılin’de MÖ 13.500’e tarihlenen tabakada belirlenen yapı izleri, Neolitik’e geçişin erken evrelerine işaret ederken; Karain Mağarası’nda 370-350 bin yıl öncesine tarihlenen iki insan dişi, Türkiye’de stratigrafik meyanda tespit edilen en eski örnekler olarak kayda geçti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Katmanlı bir tarihten geleceğe</p>

<p></p>

<p>2025 sezonu boyunca Antalya genelinde ortaya çıkarılan bu buluntular, kentin yüzeyde görünenin ötesinde katman katman açılan zengin bir arkeolojik mirasa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yürütülen kazı, koruma ve restorasyon çalışmalarıyla bu mirasın bilimsel yöntemlerle güvence altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması ve turizmle dengeli biçimde buluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Antalya’da 2025 kazı sezonu: Tapınaklardan heykellere, mozaiklerden insanlık tarihinin en eski izlerine uzanan keşifler
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2025/12/31/20251230aw609922-4.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/tapinaklar-heykeller-mozaikler-antalyada-2025-kazi-sezonu-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Dec 2025 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2025/12/20251230aw609922.jpg" type="image/jpeg" length="27578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültepe’de şaşırtan keşif: Sarayın altında ikinci bir saray ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/kultepede-sasirtan-kesif-sarayin-altinda-ikinci-bir-saray-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/kultepede-sasirtan-kesif-sarayin-altinda-ikinci-bir-saray-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri tarihini 6 bin yıl öncesine dayandıran arkeolojik bulgu ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve ’Anadolu tarihinin başladığı yer’ olarak bilinen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde bu yılki kazılarda sarayın altında saray bulundu. Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Altında gelenler üsttekilerden daha da büyük yapılar. 4 metreye kadar kalın duvarları olan binalar keşfettik" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri-Sivas karayolu üzerinde bulunan ve 77 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en uzun arkeolojik kazılarından olan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri’nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle devam ediyor. 1948 yılında başlayan ve aralıksız devam eden kazılarda bu yıl sarayın altında bir saray daha keşfedildi. Kültepe Kazı Başkanı Fikri Kulakoğlu, alttan gelen yapıların üsttekilerden daha büyük olduğunu ifade ederek, "Kültepe’de Asurlu tüccarlar dönemine ait, yani günümüzden 4 bin sene öncesine ait 3 tane büyük yapımız var. Saraylar olarak bunlar isimlendiriliyor. Bunlar içerisinde Warşama Sarayı en büyüğü, 100’e 110 metre ölçülerinde. Eski çağlarda Anadolu’nun en büyük yapısı. Bu aslında normal bir şey çünkü ticaret yapılan bir ortam var, ciddi bir ticaretin yapıldığı bir ortam. Doğal olarak şehir zenginleşiyor. Şehir zenginleştikçe surları yapılıyor, tapınakları yapılıyor, sarayları yapılıyor, daha büyük saraylar yapılıyor. Yazılı belgelerden biliyoruz ki saray da bu işlerin içinde, yani saray da ticarete dahil oluyor. Bir anlamda kervansaray gibi nitelendirilebilecek bir fonksiyona da kavuşuyor, gelen mallar burada depolanabiliyor. Saray, odalarını kiraya veriyor. Benzer şekilde büyük Warşama Sarayı’nın ölçülerine yakın bir saray kazıyoruz uzun yıllardır. Tabii yanmış, yakılmış ama bazı yerlerinde de temeline kadar kaldırılmış. Bu yapılar tüccarların buraya gelmesinden 500 yıl kadar öncesinde güçlü bir otoritenin varlığını bize gösteriyor. Aynı Warşama Sarayı’nın odalarının büyüklüğüne ulaşacak kadar büyük odaları olan bir yapı bu. Bunlar da muhakkak özel amaçlarla kullanılmamış, bunlar muhakkak malların depolandığı yerlerdi. Bu dönem aşağı yukarı günümüzden 4 bin 500 yıl öncesine tarihleniyordu. Fakat onun altında gelenler üsttekilerden daha da büyük yapılar. 4 metreye kadar kalın duvarları olan binalar keşfettik. Bunlar da büyük ihtimalle yine benzeri şekilde ticaret nedeniyle büyümüş bir otoritenin anıtsal yapılar olması gerekiyor. Bu yapılar da tam söyleyemeyebiliriz ama ya idari ya da dini anlamda kullanılmış mekanlar olması gerekiyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>Bulunan sarayla ilgili önümüzdeki dönemlerde yapılan kazılarda daha fazla bilgi elde etmeyi planladıklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kulakoğlu, "Sanıyorum önümüzdeki dönemlerde bunları daha net söyleyebileceğiz. Şu an için sadece küçük bir kısmını bulduk. Aslında kazılan alan çok büyük bir alan ama çok büyük bir yapının köşesini bulabildik" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Kültepe’de sarayın altında saray bulundu
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2025/12/09/20251209aw595865-4.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/kultepede-sasirtan-kesif-sarayin-altinda-ikinci-bir-saray-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Dec 2025 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2025/12/20251209aw595865.jpg" type="image/jpeg" length="13899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman’da Gömek Yaylası’nda yeraltında tarihi cami bulundu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/batmanda-gomek-yaylasinda-yeraltinda-tarihi-cami-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/batmanda-gomek-yaylasinda-yeraltinda-tarihi-cami-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman’da Gömek Yaylası’nda yeraltında cami bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman’ın Sason ilçesine bağlı Karameşe köyü Gömek Yaylası’nda köylüler tarafından tesadüfen yeraltı camisi bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Cehennem Deresi yakınlarında bulunan yapının içindeki mimari detaylar, bilinmeyen bir tarihe işaret ediyor. Kayalık bir yamacın altında açılan küçük bir oyuktan girilen yeraltı yapısında mihrap, duvarlara gömülü ses yalıtımı amacıyla kullanıldığı değerlendirilen onlarca küp ve kimliği bilinmeyen büyük bir mezar bulunuyor. Yapının bulunduğu alanda yapılan yüzey incelemesinde, aralarında çocuk mezarlarının da yer aldığı çok sayıda uzun mezar tespit edildi. Daha önce Batman Valiliğince bölgede yapılan araştırmalarda elde edilen eserlerin Batman Kültür Envanteri’ne işlendiği bilinirken, bu yeraltı camiine dair herhangi bir kayıt bulunmaması dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Caminin keşfine tanıklık eden doğa yürüyüşçüsü Sabahattin Atalay, Cehennem Deresi’nden geçtikten sonra karşılaştıkları manzara karşısında şaşkına döndüklerini ifade ederek, "Gömek Yaylası’nda doğa yürüyüşü yaparken köylüler bir oyuk gösterdi. İçeri girince karşılaştığımız manzara gerçekten şaşırtıcıydı. Mihrap tamamen sağlamdı. Duvarların içine gömülü çok sayıda küp vardı, bunların akustik için kullanıldığı öğrendim. İçeride büyükçe bir mezar bulunuyor. Dışarı çıktığımızda da onlarca mezarın yaylaya yayıldığını gördük. Tarihin derinliklerinden çıkmış gibi bir yapı. Dönemi bilinmiyor, uzman incelemesi gerekiyor. Yaptığım araştırmada uzmanlar, yapının mimarisinin ilk bulgularla Orta Çağ - erken İslam dönemi veya daha eski bir kültüre işaret edebileceğini, ancak net tarihlemenin ancak kapsamlı bir arkeolojik çalışma ile yapılabileceğini belirttiler" dedi.<img alt="20251206Aw593884 16" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2025/12/20251206aw593884-16.jpg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/batmanda-gomek-yaylasinda-yeraltinda-tarihi-cami-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Dec 2025 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2025/12/20251206aw593884.jpg" type="image/jpeg" length="64532"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
