<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Van Haber | Ulusal Ajans | Son Dakika Van Haber</title>
    <link>https://ulusalajans.com.tr</link>
    <description>Van Haber: Tarafsız ve Güncel Van Haber! Doğru, ilkeli ve bağımsız habercilik anlayışıyla, en son ve en güncel Van haberleri için doğru adres.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://ulusalajans.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 09:19:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Endemik Ters Laleler İçin Koruma Tedbirleri Artırıldı: Zarar Verenlere Yüksek Ceza]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/endemik-ters-laleler-icin-koruma-tedbirleri-artirildi-zarar-verenlere-yuksek-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/endemik-ters-laleler-icin-koruma-tedbirleri-artirildi-zarar-verenlere-yuksek-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'ta halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ters laleler için koruma tedbirleri artırıldı. Bu çiçekleri koparanlara 700 bin TL'ye kadar ceza uygulanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş'ta endemik türler arasında yer alan ve halk arasında "ağlayan gelin" olarak adlandırılan ters laleler, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Muş Şube Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı. Yaklaşık 20 günlük kısa ömürleriyle bilinen ters lalelerin zarar görmemesi için bölgede denetimler artırıldı. Ekipler, özellikle lalelerin yoğun olarak bulunduğu alanlarda devriye faaliyetlerini sıklaştırırken, ziyaretçilere de bilgilendirme yapıyor. Ters lalelerin koparılması, zarar verilmesi veya yerinden sökülmesi durumunda ise ciddi yaptırımlar uygulanıyor. Bu kapsamda, doğaya zarar veren kişilere 700 bin TL'ye kadar idari para cezası kesilecek.</p>

<p><img alt="L 2-2" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/l-2-2.jpg" width="998" /><br />
Ters lalelerin gelecek nesillere aktarılması için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan ziyaretçilerden Ferhat Saysal, "Buraya arkadaşlarla birlikte ters laleleri görmek için geldik. İlk defa geliyoruz. Daha önce duymuştuk, sosyal medyada da karşımıza çıkmıştı. İşin aslı, buraya çıkmanın bu kadar zor olacağını bilmiyorduk. Bayağı zorlu bir yol çıkmamız gerekti. Bu tür doğa güzelliklerinin Doğa Koruma ve Milli Parklar Muş Şube Müdürlüğü tarafından koruma altına alınması, güvenlik korucularının ve doğa koruma görevlilerinin burayı sürekli denetlemesi, gözetim altında tutması bizi ziyadesiyle mutlu etti. Bazı art niyetli insanlar tahribat verebilir ama genel olarak buraya gelen insanlarda şunu gördük; hepsi bu güzelliği ve bu heyecanı yaşamak için buraya geliyor. Biz de insanlarımızın, ömrü 20 gün olan bu ters laleleri gelip görmelerini buradan tavsiye ediyoruz. Bunlara zarar vermenin cezası 700 bin TL'den başlıyor. Buradan bunun da uyarısını yapalım. Hiç gerek yok; insanların bu tür güzelliklere zarar vermemesi gerekiyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="L 3-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/l-3-1.jpg" width="998" /></p>

<p><img alt="L 4" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/l-4.jpg" width="998" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/endemik-ters-laleler-icin-koruma-tedbirleri-artirildi-zarar-verenlere-yuksek-ceza</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/l-1-3.jpg" type="image/jpeg" length="21972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[51 yıllık bıçak bileyicisinin Kurban Bayramı mesaisi]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/51-yillik-bicak-bileyicisinin-kurban-bayrami-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/51-yillik-bicak-bileyicisinin-kurban-bayrami-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’de 12 metrekarelik dükkanında kaybolmaya yüz tutan bıçakçılık zanaatını yaşatmaya çalışan 80 yaşındaki Abdullah Kaya, mesleği devredecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi tezgahının başında yoğun mesai harcayan Kaya, "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" diyerek endişesini dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meslek hayatının 25 yılını mobilya atölyesinde makine bıçakları bileyerek geçiren, son 26 yıldır ise 12 metrekarelik dükkanında vatandaşlara hizmet veren Abdullah Kaya, ilerleyen yaşına rağmen tezgahının başından ayrılmıyor. Doğal yöntemlerle yaptığı üç aşamalı bileme işlemiyle terzilerden berberlere, lokantalardan çevre ilçelerden gelen vatandaşlara kadar geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Kaya, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi artan iş yüküne hazırlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor"</p>

<p></p>

<p>Bugün itibarıyla 27 Mayıs’taki Kurban Bayramı’na çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Kaya, vatandaşların hazırlıklarını erkenden yapması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinin kendisi için çok ağır geçtiğini belirten Kaya, "Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor. 26 senedir müşterileri erken gelmeye alıştıramadım. ’Erken gelin, erken gelin’ diyorum ama herkes işi son bir haftaya sıkıştırıyor. O dönemde yapabileceğim kadarını alıyorum, yetiştiremeyeceğime de ’güle güle’ diyorum. Sabah 07.30’da dükkana geliyorum, gece 23.00’te çıkıyorum. Buna rağmen yine de yetiştiremiyorum. Müşterilerden tek isteğim, Kurban Bayramı yaklaşınca biraz daha erken gelmeleri" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Üç aşamalı doğal bileme yapıyorum"</p>

<p></p>

<p>İşin sırrının yetenek ve emekte saklı olduğunu dile getiren yarım asırlık usta, hızlı bileme yapan makineleri tercih etmediğini söyledi. Kaya, "Bıçak bilemenin çok aşaması var. Çok hızlı bileme yapan makineler de var ama müşteriler onları tercih etmiyor. Ben üç aşamalı, doğal bileme yapıyorum. Müşteriler de çok memnun kalıyor, bu yüzden müşterim hiç eksik olmuyor. Önce zımparayla bıçağın yanaklarını iyice açıyorum. Ardından keçeli zımparadan geçiriyorum. En son sıfır keçeli zımparayla işlemi tamamlıyorum. Yağ taşından çıkmış gibi oluyor. Terziler, berberler, lokantalar benim daimi müşterim. Kandıra’dan, Dilovası’ndan, Gölcük’ten ve köylerden gelen müşterilerim var. Müşterim hiç eksik olmuyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor"</p>

<p></p>

<p>Kaybolmaya yüz tutan mesleğini devredecek kimse bulamadığı için bıçakçılığın geleceğinden endişe eden Kaya, şöyle konuştu:</p>

<p></p>

<p>"Bıçak işleri güzel ama geriden gelen yok. Zincirin halkası koptu, artık kimse gelmiyor. Çırak yetiştirme konusunda kimse ilgi göstermiyor. Mesela Büyükşehir Belediyesi, ’gel şurada iki saat ders ver’ dese para istemem. Yeter ki bu sanat devam etsin, geriden birileri yetişsin. Ama bunlarla ilgilenen yok. 3 kız evladım var, onlar da bu meslekle alakalı değil. Okudular, mesleklerini yaptılar. Bende de hiç çırak olmadı. Torunlarım daha küçük; biri 4 yaşında, biri 2 aylık. Bu yüzden mesleğin geride devamı yok. Meslekler artık sönmeye başladı. Terzilik bitti, bıçakçılık bitti, kalaycılık bitti. Sayamadığım birçok meslek bitme aşamasına geldi. Çünkü geriden kimse gelmiyor. Buna birilerinin el atması lazım, yetkililerin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Belediyeler bu işe destek verse en azından gençler için bir kapı olur. İşsiz kalmaktansa bir haneyi geçindirecek meslek öğrenmek daha iyi. Bıçakçılık, terzilik, kalaycılık eskiden gelen meslekler. Bunların desteklenmesi lazım. Ben genç olsam imalatına da girerim, işi daha büyük çapta yaparım ama yaş olmuş 80. Bundan sonra sadece bilemeyle uğraşıyorum."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu zanaat beceri isteyen bir iş"</p>

<p></p>

<p>Kaya, meslekte yarım asrı geride bıraktığını da hatırlatarak, "Ben 25 sene mobilya atölyesi çalıştırdım. Bileme işi de oradan geliyor. Mobilya makinelerinin bıçaklarını kendim bileyordum. Sadece bu 26 senelik süreç değil, ondan önce de 25 yıl makine bıçakları biledim. Toplamda 51 senedir bıçak işleriyle uğraşıyorum. Hem makine bıçaklarından hem normal bıçak bilemeden anlıyorum. Bu biraz da yetenek meselesi. Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Bazı insanlara 10 sene eğitim göstersen yine de bu işi beceremez çünkü bu zanaat, beceri isteyen bir iş" ifadelerini kullandı.<br />
<img alt="I M G 0463" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-0463.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHa</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/51-yillik-bicak-bileyicisinin-kurban-bayrami-mesaisi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-0464.jpeg" type="image/jpeg" length="93686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölümün kıyısından aldı, evinde büyüttü]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/olumun-kiyisindan-aldi-evinde-buyuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/olumun-kiyisindan-aldi-evinde-buyuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta apartman boşluğuna düşerek ölümün eşiğine gelen, yerde nadir nadir görülen ebabil kuşu, duyarlı bir vatandaşın çabasıyla yeniden hayata tutundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<h2 id="content"></h2>

<p>Sivas’ta yaşayan Ferda Üredi, evinde oturduğu sırada komşusu kapısını çaldı. Komşusunun apartman boşluğuna bir kuş düştüğünü söylemesi üzerine hemen zemin kata indi. Üredi, havalandırma boşluğunda hareketsiz halde yatan kuşu fark etti. Kuşu eline aldığında yorgun, bitkin ve yaralı olduğunu gören Üredi, hayvanın uçamayacak halde olduğunu ve ayağını da kullanmakta zorlandığını fark etti. Ölmek üzere olan kuş için zaman kaybetmeyen Üredi, hemen bir veterinere götürerek, tedavi altına alınmasını sağladı. Veterinerde yapılan kontrolde ise kuşun, yerde nadir görülen ve yaşamlarının büyük bölümünü havada geçiren ebabil kuşu olduğu anlaşıldı. Tedavi sürecinin ardından kuşu sahiplenen Üredi, evinde büyük bir özenle bakımını üstlendi. Ebabil kuşunu adeta bir bebek gibi elleriyle besleyen Üredi, özel mama hazırlayarak hayatta kalması için yoğun çaba sarf etti. Ebabil kuşu bakımın ardından yeniden güç kazananak doğal yaşal alanı olan gökyüzüne bırkakıldı.</p>

<p><strong>"Kuşa kıyamadım"</strong></p>

<p>Kuşu elleriyle beslediklerini söyleyen Ferda Üredi, "Komşum zili çaldı ve apartman boşluğuna bir kuş düşmüş dedi. Gidip baktıktan sonra ben ilk başta kırlangıç zannettim. Kuşu bulduğumuzda uçamıyordu. Kuşu alıp hemen veterinere götürdüm. Veteriner ise bu kuşun bana ‘ebabil kuşu’ olduğunu ve bunların çok değerli olduğunu söyledi. İlk bulduğumuzda ölmek üzereydi ve ben de kıyamadım. Mama ve şırınga ile beslemeye başladık. Bugün diğer güne göre çok daha canlı durumda. Çok mutluyum" dedi.</p>

<p><img alt="Ölmek üzereyken buldu, evinde bebek gibi besledi" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw695910_03.jpg" width="850px" /></p>

<p><strong>"Çok nadir görülen kuşlardır"</strong></p>

<p>Veteriner Hekim Pelin Karaköse ise kuşun kendisine geldiğinde ölmek üzere olduğunu belirterek, "Bu kuşu bir hasta sahibim getirdi. Çok nadir yere inen kuşlar bunlar. Birazda yabani ve hırçın yapılı kuşlardır. Ama bizim elimizdeki kuş çok sakin yapılı bir hayvan. Bize ilk geldiği zaman çok daha kötü bir durumdaydı. Burada tedavisini uyguladık. Kanat yapısı da zarar görmemiş. Özgür bir şekilde doğaya salınmayı bekliyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ömrünün büyük kısmını uçarak geçiriyor</strong></p>

<p>Ebabil kuşları ömürlerinin neredeyse tamamına yakın bir kısmını havada uçarak geçirmeleriyle biliniyor. Beslenme, uyuma ve çiftleşmelerini de havada gerçekleştiriyorlar. Genelde yumurtlayacakları dönem yere inen bu kuşlar, ayakları omdukça kısa olduğu için yeniden havalanmakta güzlük çekiyor. Bir havalanışta yaklaşık 200 bin kilometre uçabilen ebabil kuşları sürü halinde hereket ederler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/olumun-kiyisindan-aldi-evinde-buyuttu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/aw695910-04-1777716110.jpg" type="image/jpeg" length="46565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş esnafından kurbanlıkta vatandaşlara destek]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/kahramanmaras-esnafindan-kurbanlikta-vatandaslara-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/kahramanmaras-esnafindan-kurbanlikta-vatandaslara-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta Kurban Bayramı öncesi yaklaşık 40 üyeden oluşan esnaf grubu, daha önce tavsiye niteliğinde açıklanan fiyatların altına inerek kurbanlık fiyatlarında indirime gittiklerini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<h2 id="content"></h2>

<p>Kahramanmaraş’ta deprem sonrası ekonomik şartların zorlaştığı şehirde vatandaşların bayramda mağdur olmaması için harekete geçen Kahramanmaraş Kasaplar Odası bünyesindeki esnaflar, özellikle dar gelirli ailelerin de kurban kesebilmesini hedeflediklerini belirtti. Erkek çebiş ve toklu fiyatları 390 liradan 370 liraya düşürülürken, dişi hayvan fiyatları da 350 liradan 320 liraya çekildi. Bayram öncesi satışların şehirde belirlenen 3 ayrı noktada yapılacağı bildirildi.</p>

<p>Kasaplar Odası Başkanı Mehmet Uyduran, Kurban Bayramı’na kısa süre kaldığını söyleyerek, "Hazırlıklarımız başladı burada bizi en çok memnun eden 40 üyemiz var ve bir araya gelerek önceki hafta şehrimizde tavsiye niteliğinde açıklanan fiyatlara istinaden indirim yaptık. Vatandaşlarımızın yanlarında olma noktasında indirimli fiyatlara gitmemiz bizleri mutlu etti. 390 lira olarak açıklanan erkek çebiş ve toklu fiyatlarını bugün 370 liraya çekildiğini halkımıza açıklıyoruz. Biz deprem geçirmiş bir şehiriz ve gelirimiz pek iyi değil. Özellikle evine et götürmeyen vatandaş kalmasın düşüncesindeyiz. Bayram öncesi 3 noktada satış işlemleri gerçekleşecektir" dedi.</p>

<p>Esnaf Ahmet Kazancı da "İnşallah kurban kesmeyenler de kurban kessin. Kesmeyen kalmasın. Onların da evleri şenlensin ve mutlu olsunlar" diye konuştu.</p>

<p>Esnaf Ramazan Uyduran ise "Üretici fiyatları yüksek istiyor bizden biz alıp satanlardanız. Vatandaşlarımız daha uygun fiyatlarda kurbanlık almalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Servet Hançer isimli esnaf, "Esnaf arkadaşlarla ortak karar aldık tavsiye edilen karara uymayarak 390 lira olarak açıklanan erkek hayvanları 370 liradan, 350 lira olarak açıklanan dişi hayvanların ise 320 liradan satılmasını kararlaştırdık" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw695779_01.jpg" width="850px" /></p>

<p>Esnaf Mustafa Çarıklı ise 2026 yılı Kurban Bayramı’nda tüm hemşerilerine kurbanlıklarını kestireceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/kahramanmaras-esnafindan-kurbanlikta-vatandaslara-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/aw695779-02-1777708209.jpg" type="image/jpeg" length="37136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş gerilimi Antep fıstığı ticaretini vurdu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/savas-gerilimi-antep-fistigi-ticaretini-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/savas-gerilimi-antep-fistigi-ticaretini-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın ardından Antep fıstığı piyasası tamamen dururken, fıstığın başkenti Gaziantep’te fıstıklar depoda kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<h2 id="content"></h2>

<p>ABD-İsrail ve İran arasında devam eden gerginlik ekonomik dengeleri alt üst etti. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması küresel tedarik zincirini aksatırken bazı ürünlerin fiyatlarında artışlara neden olurken, bazı ürünlerinde satışını durdurdu.</p>

<p>Savaşın hemen ardından Antep fıstığı piyasası son yılların en durgun dönemlerinden birini yaşıyor. 54 gündür ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan gerginlik Antep fıstığı ihracatını durma noktasına getirdi.</p>

<p><strong>Antep fıstığı satışları ciddi oranda düştü</strong></p>

<p>Baklava başta olmak üzere dondurma, çikolata ve içecek sektöründe geniş kullanım alanına sahip olan Antep fıstığı satışları savaşın başladığı şubat ayından bu yana ciddi oranda düştü. Gaziantep Fıstık Hali esnafı, şubat ayından bu yana satışların neredeyse hiç olmadığını belirtiyor.</p>

<p><img alt="İran-ABD ve İsrail savaşı Antep fıstığı satışını durdurdu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw695899_02.jpg" width="850px" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Savaş ihracatı engellediği için piyasa durdu"</strong></p>

<p>Satışların neredeyse tamamen durma noktasına geldiğini belirten Nuri Kılıçparlar, "Bu savaşlardan dolayı piyasamız çok durgun. Fiyatlarımıza da çok etki etti. Ürünlerimizi satmada bayağı bir sıkıntı çekiyoruz. Fiyatlarda biraz ister istemez geri çekilme oldu. Fıstık fiyatlarını 50-100 lira geri çekmemize rağmen satışımız yine de çok ağır. Savaştan önce piyasa bayağı canlıydı. Savaştan sonra piyasa bayağı düştü ve durma noktasına geldi. Savaşın Antep fıstığı piyasasına çok zararı oldu. Bu durum ne kadar süre tahmin edemiyoruz. Çünkü belli bir durum yok. Piyasanın durumunu zaman gösterecek. Şu anda birinci boz fıstık ürünlerimiz. 2050-2100 TL’den satılıyor. 2000 TL’nin üzerinde ürün yok ve en iyi fıstık bu fiyattan satılıyor. Antep fıstığı piyasası biraz daha sıkıntı yaşayacak gibi duruyor. Eğer durgunluk bu şekilde devam ederse fiyatlarda biraz daha düşüş olabilir. Normalde fiyatların biraz daha yükselmesi bekleniyordu ama tam tersi etki yaptı. Savaşın etkisi ister istemez var. Tabi savaş ihracatı engellediği için piyasa durdu. Şu anda İran’dan fıstık gelmiyor ve bizden de İran’a fıstık gitmiyor" dedi.</p>

<p><img alt="İran-ABD ve İsrail savaşı Antep fıstığı satışını durdurdu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw695899_05.jpg" width="850px" /></p>

<p><strong>"İhracat tamamen durdu"</strong></p>

<p>Savaşın fıstık ihracatını durma noktasına getirdiğini belirten Mehmet Emin Kanlı ise, "Fiyatlarımızda fazla bir düşüş yoktur. Fakat satışımız çok zayıfladı. İhracat tamamen durdu. İhracatçıyı belki de bu fiyatlar kurtarmadığı için ihracat durdu. Savaş ihracatı durdurdu. Çünkü İran’daki fıstığın fiyatı Antep fıstığına göre daha uygun oluyor. Antep fıstığı daha kaliteli ve bizim fıstığın kalitesi İran ile ABD fıstığı kalitesi gibi değil. Tüketici daha çok Antep fıstığını tercih ediyor. Fakat bazı ülkelerdeki tüketicilerde biraz ucuz olduğu için İran fıstığını tercih ediyor. Antep fıstığından vazgeçemeyen vazgeçmiyor. Her zaman Antep fıstığını alıyor. İran-ABD ve İsrail savaşı başladığından beri piyasa durgundu. Yaklaşık 10-15 gündür tamamen durgundu. Birkaç gündür biraz hareketlilik var. Gemiler sadece mazot götürüp getirmiyor. Hürmüz Boğazı’ndan dünyanın her yerine fıstık gidiyor. Fıstığın yanı sıra birçok üründe gemilerle gidiyor. Fakat boğazın kapalı olması nedeniyle ihracat durdu" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/savas-gerilimi-antep-fistigi-ticaretini-vurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/aw695899-06-1777715928.jpg" type="image/jpeg" length="26361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artvin’de 122 gündür haber alınamayan çoban için ekipler yeniden sahada]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/artvinde-122-gundur-haber-alinamayan-coban-icin-ekipler-yeniden-sahada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/artvinde-122-gundur-haber-alinamayan-coban-icin-ekipler-yeniden-sahada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin’in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025’te meydana gelen çığ felaketinde kaybolan çoban Bülent Gezer için, aradan geçen 122 günün ardından arama çalışmaları yeniden başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<h2 id="content"></h2>

<p>Zekeriya köyünde meydana gelen olayda, sürülerini yayladan köye indirmeye çalışan 6 çoban ve yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa yakalandı. Çobanlardan 3’ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, Suat Temel ile Kerimullah Azizulla’nın cansız bedenlerine ulaşıldı. Bülent Gezer ise kayboldu.</p>

<p>Olayın ardından AFAD, jandarma ve arama kurtarma ekipleri tarafından başlatılan çalışmalar, çığ riski ve olumsuz hava şartları nedeniyle 4’üncü gününde durduruldu. Olumsuz hava şartları ve yüksek çığ riski nedeniyle 3 Ocak’ta geçici olarak durdurulan çalışmalara rağmen, AFAD ekipleri bölgede günlük ölçüm, gözlem ve risk analizlerini sürdürdü. Yapılan son değerlendirmelerde çığ riskinin azalması üzerine arama faaliyetlerine yeniden başlandığı bildirildi.</p>

<p><img alt="Artvin’de çığ altında kalan çoban 122 gündür kayıp: Arama çalışmaları yeniden başladı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw695985_01.jpg" width="850px" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arama çalışmalarına Erzurum AFAD’dan 4 kişilik çığ uzmanı ekip, Artvin AFAD’dan 6 personel ile jandarma ve köy muhtarlığından görevliler olmak üzere toplam 13 kişi katılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/artvinde-122-gundur-haber-alinamayan-coban-icin-ekipler-yeniden-sahada</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/aw695985-02-1777720544.jpg" type="image/jpeg" length="25636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akademisyenler lalelerle buluştu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/akademisyenler-lalelerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/akademisyenler-lalelerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi.</p>

<p>Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.<img alt="20260501Aw695268 5" class="detail-photo img-fluid" height="857" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/20260501aw695268-5.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/akademisyenler-lalelerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/05/20260501aw695268.jpg" type="image/jpeg" length="44835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 yıllık demiryolu emekçisi son yolculuğuna çıktı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/40-yillik-demiryolu-emekcisi-son-yolculuguna-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/40-yillik-demiryolu-emekcisi-son-yolculuguna-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ’da 40 yıldır Devlet Demir Yolları’nda çalışan Mehmet Fırat, son seferini yaparak emekliliğe ayrıldı. İşini severek yaptığını ve ayrıldığı için üzgün olduğunu söyleyen Fırat, son seferinde ailesi ve iş arkadaşları tarafından çiçek ve alkışlarla karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’da yaşayan 4 çocuk ve 6 torun sahibi Mehmet Fırat’ın (65) çocukken ve gençken yaptığı tren yolculukları sonrasında içerisinde bir demir yolu sevgisi oluştu. Sınava giren Fırat, 40 yıl önce demir yollarına ilk adımını attı. İlk olarak makasçı olarak işe başlayan ve farklı kademelerde görev alan Fırat, son olarak trende kondüktör olarak görev yaptı. Demir yoluna sevgi ve aşkla bağlanan Fırat, Tatvan-Elazığ seferi ile 40 yıllık serüvenini sonlandırdı. Emekliliğe ayrılan Mehmet Fırat’ı Elazığ Tren İstasyonu’nda ailesi ve iş arkadaşları karşıladı. Çiçek, konfeti ve alkışlarla karşılanan Fırat’a, Bölge Yolcu Servis Müdürü Bayram İn tarafından plaket verildi. Tren tablosu hediye edilen ve pasta kesilen programda duygu dolu anlar yaşandı. Demir yolunun bir aşk olduğunu dile getiren Fırat, son seferini yaptığını ve bayrağı gençlere teslim ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Demir yoluna adanmış 40 yıl: Son seferini yaptı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/30/aw694515_03.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Demir yolunu çok seviyorum"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesleğe ilk adımını nasıl attığını anlatan Mehmet Fırat, "Baskil Kadıköy doğumluyum. Kadıköy’de ilkokulu bitirdikten sonra köyümüzü su aldı. Bundan dolayı Malatya’ya gitmek zorunda kaldık. Malatya ve Elazığ’a trenle yolculuk yapıyorduk. Trenle yaptığımız yolculukta trene karşı bir sevgi oluştu. Malatya’da demir yoluna bir sınav açılınca direkt müracaat ettim. Sınavı da beşinci olarak kazanmıştım. Kürk istasyonunda demir yoluna adım atmış oldum. Orada makasçı olarak çalıştım. Diyarbakır Ergani’de çalıştım. Ardından Elazığ’a geldim ve manevracı, baş manevracı, gardıfren olmak üzere çeşitli birimlerde severek, isteyerek yaptım. Demir yolunu çok seviyorum. Ayrıldığıma da üzgünüm. 40 sene kazasız belasız, sağlıkla bitirdik ve bugüne geldik. Allah herkese nasip etsin. Bu son seferimdi. Bundan sonra inşallah artık gençler çalışacak, biz bayrağı onlara teslim ettik" dedi.</p>

<p><img alt="Demir yoluna adanmış 40 yıl: Son seferini yaptı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/30/aw694515_06.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Demir yolunun taşını toprağını öperek bağrıma basarım"</strong></p>

<p>Demir yolunun her şeyin önüne geçen bir sevda ve aşk olduğunu aktaran Fırat, "İnsan demir yoluna bir başladığı zaman onun geri dönüşü olmuyor. Anlatılması çok zor. Ben demir yoluna adım attıktan sonra artık hiçbir şey görmedim. Bana ’gel seni milletvekili yapacağız’ deselerdi ben demir yolunu tercih ederdim. Demir yolunun taşını toprağını öperek bağrıma basarım. Öyle bir sevgisi var" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Demir yoluna adanmış 40 yıl: Son seferini yaptı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/30/aw694515_01-1777535284.jpg" width="1300" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/40-yillik-demiryolu-emekcisi-son-yolculuguna-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/011.jpg" type="image/jpeg" length="29524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şemdinli’de acı son: Dereye düşen çocuk hayatını kaybetmiş halde bulundu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/semdinlide-aci-son-dereye-dusen-cocuk-hayatini-kaybetmis-halde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/semdinlide-aci-son-dereye-dusen-cocuk-hayatini-kaybetmis-halde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şemdinli ilçesinde günlerdir süren umutlu bekleyiş, acı haberle sona erdi. 26 Nisan’da dereye düşerek kaybolan 8 yaşındaki Osman Taş’ın cansız bedenine ulaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, Yufkalı Köyü Korgan mezrasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre küçük Osman, dengesini kaybederek dereye düştü ve kısa sürede akıntıya kapılarak gözden kayboldu. İhbarın ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>Valilik koordinasyonunda yürütülen çalışmalara AFAD, Jandarma Arama Kurtarma, UMKE ekiplerinin yanı sıra dalgıç polisler, Şemdinli Arama Kurtarma Derneği üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Günler boyunca aralıksız sürdürülen arama faaliyetleri sonucunda, çocuğun cansız bedeni dereye düştüğü noktanın ilerisinde su içerisinde bulundu.</p>

<p>Ekiplerin titiz çalışmasıyla sudan çıkarılan cenazenin, otopsi işlemleri için hastane morguna kaldırılacağı öğrenildi. Olay, bölgede büyük üzüntüye neden olurken, küçük Osman’dan gelen acı haber hem ailesini hem de ilçe halkını yasa boğdu.</p>

<p><img alt="Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/29/aw693613_04.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/semdinlide-aci-son-dereye-dusen-cocuk-hayatini-kaybetmis-halde-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/1401.jpg" type="image/jpeg" length="62299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Goyan Aşiretin'den Düğünlerle İlgili Önemli Karar]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/goyan-asiretinden-dugunlerle-ilgili-onemli-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/goyan-asiretinden-dugunlerle-ilgili-onemli-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak’ın en büyük aşiretlerinden biri olan Goyan aşireti, düğün masraflarını azaltmak ve gençlerin evlenmesini kolaylaştırmak için yeni kararlar aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mendıkan bölgesindeki belediye başkanları, muhtarlar ve kanaat önderlerinin bir araya gelerek aldığı 21 maddelik karar, düğünlerde altın takılarından orkestraya kadar birçok konuda kısıtlamalar getirdi.</p>

<p>Şırnak’ın en büyük aşiretlerden biri olan Goyan aşiretince düğünler için yeni kararlar aldı. Takılacak altından hediyelere, çekimden orkestraya kadar 21 farklı konuda kısıtlama getiren aşiret, gençlerin rahat bir şekilde evlenmelerinin yolunu açtı.</p>

<p>Şırnak’ta Mendıkan bölgesindeki Goyan aşireti mensubu belediye başkanları, muhtarlar, kanaat önderleri ve gençler bir araya gelerek düğünler için yeni kararlar aldı. Her geçen gün düğün masrafları katlanarak yeni evlenen çiftlere maddi ve manevi zarar verdiği için yeni kısıtlamalara giden aşiret mensubu üyeler, gençlerin evlenmeleri için birçok kısıtlama getirerek gençlerin mağdur olmayacağı bir taslak çıkardı. Alınan 21 maddelik karar, aşiret içindeki düğünlerde uygulanacak. Alınan kararlar şu şekilde:</p>

<p></p>

<p>’’Geline takılması için en fazla 70 gram altın, söz merasiminde sadece geline yüzük takılacak. Kız isteme ve nişan merasimlerinde sahne organizasyon olmayacak. Belde ve köy dışına kuaföre ya da dış çekime gidilmeyecek. Kuaför ücreti en fazla 5 bin, orkestra 40 bin, kameraman ekibine ise 30 bin lira verilecek. Söz ve nişan aynı gün yapılacak, düğün 1 gün olacak. Söz kesimlerinde tepsiye bahşiş atılmayacak, geline telefon ya da fazla yüzük götürülmeyecek. Damat başına giden davetliler en az 500 lira götürecek. Köy, belde ve ilçe dışına gelin almaya giden konvoy yapmayacak, en fazla 5 araç gidecek. Gelinlik ya da nişan elbisesi dışarıdan getirilmeyecek, yerel esnaftan alınacak bu kurallara uymayanların hiç bir şekilde düğünlerine katılım sağlanmayacak.’’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="D 2-21" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/d-2-21.jpg" width="1600" /></p>

<p>’’Kadınlarımıza yönelik yapılan asılsız haberleri kabul etmiyoruz’’</p>

<p>Uludere ilçe ve beldelerinde alınan kararları sevinçle karşılayan gençler rahat nefes aldı. Uzungeçit Belde Belediye Başkanı Sadık Yıldırım, aldıkları kararlar sayesinde 2 milyonluk masrafın artık 500 bin lirayı geçmeyeceğini söyledi. Yıldırım, ‘’Goyan aşireti olarak ilçemiz ve beldemiz genelinde Mendıkan bölgesinde yeni düğün kararları alınmıştır. Bu kararlar sayesinde gençlerimiz rahat bir şekilde evlenebilecek. Bizim aşiretin alanı çok büyük, gençlerin düğünlerde kolaylaştırıcı kararları alındı. Uzungeçit beldesinde herkesin katılımıyla gençlerin evlenmesi için önemli kararlar alınmıştır. 70 gram altın alınması kararı alındı. Gelin ve damat dış çekimler için uzaklara gitmesin dedik. Hem dinimizde hem de kültürümüzde gençlerin kolay şekilde evlenmesi için bazı konularda sınırlandırma getirdik. Diğer anlamda orkestra ve kamera ekipleri uygun bir bütçeyle ayarlandı. Özellikle dış çekim ve belde dışına gidilmesi cep telefonu makas kesme parası gibi şeyler kaldırıldı. İmamlar, muhtarlar ve köylüler ortak bir karar aldık. Yılda 50 düğün oluyor ciddi bir masraf yapılıyordu, önüne geçmiş olduk. Kadınlara yönelik yapılan asılsız haberleri kabul etmiyoruz. Cennet anaların ayaklarının altındadır. Kadınlar bizim kültürümüzde her zaman en güzel yerdedir. Tam tersine bizim kültürümüzün ana omurgası kadınlardır. Düğünlerde kadınlarımız için halay başı çekilmeyecek gibisinden bir kararı almadık. Gençlerimiz ve kadınlarımız bizim için kıymetlidir. Asla biz kadını ötekileştirmedik başımızın tacıdır. Her manada kadınlarımızın başımızın üstünde yeri vardır. Goyan aşireti olarak kadınlarımız bizim çok değerlidir’’ dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/goyan-asiretinden-dugunlerle-ilgili-onemli-karar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/d-1-22.jpg" type="image/jpeg" length="33717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1500 Yıllık Tarihi Altınlı Köprü, Barajın Suları Altında Kayboldu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/1500-yillik-tarihi-altinli-kopru-barajin-sulari-altinda-kayboldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/1500-yillik-tarihi-altinli-kopru-barajin-sulari-altinda-kayboldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Roma Dönemine ait olan ve yaklaşık olarak 1500 yıllık tarihi bulunan Altınlı Köprü, Çetintepe Baraj sularının yükselmesiyle gözlerden kayboldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dolgu hacmi acısından 10’uncu büyük barajı olan Çetintepe Barajı’nda 2025 yılı Ağustos ayında ilk su tutumuna başlanılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2 Nisan tarihinde açılışı yapılan Çektintepe Barajı’nda ki su seviyesi her geçen gün biraz daha yükseliyor. Yağışların bol olduğu bu kış mevsiminde, baraj göleti beklenenin üzerinde bir seviyeye çıktı.</p>

<p>Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesindeki Altınlı Köprü’nün asırlar sonrasına sağlam olarak çıkması için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2019 yılında restorasyonu tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En son TRT Haberin 2025 yılı Kasım ayında görüntülediği Roma dönemine ait 1500 yıllık Altınlı Köprüsü baraj suları altında kaldı. Dört kemerden oluşan ve 83 metre uzunluğundaki köprü baraj sularına gömüldü.</p>

<p>2021, 2025 ve 2026 yıllarına çekilen dron görüntülerinde köprünün sular altında kalması gözler a-önüne seriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/1500-yillik-tarihi-altinli-kopru-barajin-sulari-altinda-kayboldu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/yeni-proje-12-1777276737.jpg" type="image/jpeg" length="82364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[45 yıllık ustadan gençlere altın öğüt: Meslek öğrenin]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/45-yillik-ustadan-genclere-altin-ogut-meslek-ogrenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/45-yillik-ustadan-genclere-altin-ogut-meslek-ogrenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da yaşayan 64 yaşındaki ayakkabı tamircisi Muharrem Han, 45 yıldır baba mesleği ayakkabı tamirciliğini ilk günkü özenle sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>1962 Malatya doğumlu Muharrem Han, yıllardır baba mesleğine hayat veriyor. Ayakkabı tamirciliğine 16 yaşında başlayan usta Han, "Babam hem devlet memuruydu hem de bu işi yapıyordu. Ben de onun yanında yetiştim. Yıllardır bu işi yapıyorum ve mesleğimden memnunum" dedi.</p>

<p><img alt="Baba mesleğini 45 yıldır sürdüren ustadan gençlere ‘meslek öğrenin’ tavsiyesi" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/26/aw691661_04.jpg" width="850px" /></p>

<p>Deprem sürecinde iş yerlerinin zarar gördüğünü ifade eden Han, devletin ve yetkililerin hızlı müdahalesi sayesinde yaraların sarıldığını dile getirdi. Yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirten Han, "İş yerlerimizi kısa sürede yaptılar. TOKİ konutları da hızlı bir şekilde teslim edildi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Çırak yok denecek kadar az"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılların ustası Han’a göre mesleğin en büyük sorunu ise çırak yetişmemesi. Gençlerin üniversite dışında da bir meslek öğrenmeleri gerektiğini belirten Han, "Türkiye genelinde çırak yok denecek kadar az. Herkesin bir meslek sahibi olması gerekiyor. Küçük yaşta öğrenilirse daha iyi olur" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Baba mesleğini 45 yıldır sürdüren ustadan gençlere ‘meslek öğrenin’ tavsiyesi" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/26/aw691661_03.jpg" width="850px" /></p>

<p>Ayakkabı tamirine olan talebin değiştiğini de aktaran Han, artık daha çok bakım ve onarım işleri yaptıklarını belirterek, "Eskisi kadar yoğunluk yok. Genelde ayakkabılar bakıma geliyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/45-yillik-ustadan-genclere-altin-ogut-meslek-ogrenin</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/yeni-proje-11-1777190565.jpg" type="image/jpeg" length="68668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trafik kazası faciaya dönüştü: Baba ve 2 oğlu öldü]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/trafik-kazasi-faciaya-donustu-baba-ve-2-oglu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/trafik-kazasi-faciaya-donustu-baba-ve-2-oglu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te otomobilin tıra arkadan çarptığı kazada ölü sayısı 3’e yükseldi. Kazada hayatını kaybeden sürücü baba ve büyük oğlunun ardından hastanede tedavisi devam eden küçük oğlu da müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, önceki gün gece saatlerinde Gaziantep-Nizip D-400 kara yolu Çaybaşı Mahallesi mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, İbrahim Açıkgöz idaresindeki (50) 02 KN 523 plakalı otomobil, Hasan Ö. (27) kontrolündeki 63 AFK 958 plakalı tıra arkadan çarptı. Feci kaza sonrası otomobil hurda yığınına dönerken araçtaki sürücü İbrahim Açıkgöz ile oğulları Ahmet (20) ve Baran Açıkgöz (14) ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p><strong>Baba ve büyük oğlu defnedildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine gelen sağlık ekipleri, kazada ağır yaralanan sürücü İbrahim Açıkgöz ile oğulları Ahmet ve Baran Açıkgöz’ü ilk müdahalenin ardından çeşitli hastanelere kaldırdı. Yaralılardan İbrahim Açıkgöz ile büyük oğlu Ahmet Açıkgöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden baba-oğulun cenazeleri, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemler sonrası Karkamış ilçesi Teketaş Mahallesi Açıkgözler mezrasında defnedildi.</p>

<p><strong>Ağır yaralanan küçük oğul da hayatını kaybetti</strong></p>

<p>Kazada ağır yaralanan ve Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisi devam eden küçük oğul Baran Açıkgöz de gece saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Baran Açıkgöz’ün cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazenin, önceki gün defnedilen babası ve ağabeyinin yanına defnedileceği öğrenildi. Kazada hayatını kaybeden esnaf baba ve 2 oğlunun hafta sonunu köylerinde geçirmek için yola çıktıkları ve kazanın meydana geldiği öğrenildi.</p>

<p>Tır sürücüsü Hasan Ö.’nün tutuklandığı kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/trafik-kazasi-faciaya-donustu-baba-ve-2-oglu-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/ed7fba7b-21ae-4fd3-a394-0226ba57e2b8-frame-at-0m17s-1777198146.jpg" type="image/jpeg" length="80238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/pitbull-saldirisina-ugrayan-onur-akay-o-anlari-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/pitbull-saldirisina-ugrayan-onur-akay-o-anlari-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Akçay’da köpeğini gezdirdiği sırada pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğrayan şarkıcı Onur Akay, hastanelik oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 id="content">Yoğun bakımda kalan ve entübe edilen Akay, tedavisine yanıt alınmasının ardından kendisine gelerek yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Tedavi süreci ardından konuşan Akay, "Nekrotizan fasiite denilen bir teşhis konuldu. Isırma sonucunda bulaşılabilen bir bakteriymiş. Ben ölümden döndüm. Şuan çok şükür iyiyim. Allah herkesi korusun inşallah" dedi. Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Duran Tok ise "Nekrotizan fasiite ölümcül bir hastalıktır. Kısa sürede ölüme de yol açabilecek ciddi klinik tablolar ile karşılaşabiliriz. Her ısırık basit ısırık değildir. Kuduz ve diğer enfeksiyonlara göz önüne alınmalı. Genel tabloya iyi bakılmalı. Hızla hareket edilmeli, erken müdahale hayat kurtarıyor. Dakikalar bile çok önemli bu şekilde doku kaybı veya daha az hasar ortaya çıkar" diye konuştu.</h2>

<p>İddiaya göre sanatçı Onur Akay, 14 Nisan Salı günü Balıkesir Akçay’da köpeğini gezdirdiği sırada bir Pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğradı. Dudağına ve burnuna dikiş atılan Akay bir süre sonra durumunun kötüye gitmesi üzerine hastaneye kaldırıldı. Nekrotizan fasiite teşhsi konulan Akay, yoğun bakıma alınarak entübe edildi. 1.5 gün yoğun bakımda kalan Akay ardından tedaviye yanıt aldı. Pazartesi günü tekrar hastaneye gideceğini ve ameliyat durumunu konuşacaklarını söyleyen Akay, yaşadığı dehşet anları da anlattırken, Uzmanlar ise köpek ve kedi ısırıkları sonrası oluşan yaraların basit bir yara olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bakterilerin nekrotizan fasiit adı verilen ölümcül enfeksiyona neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Dudağıma 3 dikiş atıldı, burnumda 2 cm’lik doku kopması oldu"</strong></p>

<p>Başından geçenlerin anlatan Onur Akay, "Ben 14 Nisan Salı günü Akçay’da bulunan yazlığımda köpeğim Leo’yu gezdirmek için dışarı çıkmıştım. Hemen sitemizin önünde böyle ağaçlı çimli bir alan var. Orada gezdirmek istedim. Daha önce birçok sokak köpeği Leo’yla gezerken bize doğru koşar bazıları agresif olur. Ama Leo’yu kucağıma aldığım zaman ‘hayır’ diye yüksek sesle bağırdığımda hiçbiri saldırmıyor. Ben ondan dolayı alışkınım. Her yeri kontrol ederim fakat ağaçlardan dolayı sanırım fark edemedim. Birden bire karşıdan bize doğru koşmaya başladı. Yaklaşınca pitbull olduğunu anladım. Ben tabii Leo’yu ısırmasın diye onu öyle bir fırlatmışım ki top gibi uçtu. O anda benim yüzüme atladı. Burnumdan ve dudağımdan yaralandım. Dudağıma 3 dikiş atıldı, burnumda 2 cm’lik doku kopması oldu. Daha sonra hastanede operasyonla diktiler. Burnumda da 9 tane dikiş vardı" dedi.</p>

<p>Daha sonra geçtiğimiz hafta sonu bazı komplikasyonlar olmaya başladığını söyleyen Akay, "Ödem oluştu, şişme kanamadan dolayı tekrar hastaneye kaldırıldım. Dokunun tutmadığı anlaşıldı. Nekrotizan fasiite denilen bir teşhis konuldu. Isırma sonucunda bulaşılabilen bir bakteriymiş. Köpeğin salyasından da olabiliyormuş sanıyorum. Köpek ısırmasından sonra hemen sabunlu bir şekilde yıkanması lazımmış yaranın bunu bilmiyordum. Daha sonra o virüs bakteri zarar vermeye başlıyor dokulara. Tabii bu enfeksiyon beni yoğun bakımda tedavi görmeye kadar ilerledi ve taşıdı. Bayağı zor anlar yaşadım 1.5 gün yoğun bakımda kalmışım. Entübe edilmişim çünkü kan birikintisi ve kandan dolayı nefes alamıyordum. Nefesi kontrol altında tutmak, gözetim altında tutmak için bu şekilde bir girişimde bulunmuşlar. Bilincim açıktı. Ama ben çok güçlü bir bünyeye sahibim. Pek hastalanmıyorum çok şükür çok uzun zamandır antibiyotik kullanmadığım için herhalde antibiyotik etki etti. Yüksek antibiyotikler kullanılmış ve bünyem yendi o virüsleri. Burun ve dudak bölgesinden simsiyah bir parça şeklinde düştü. Pazartesi günü de genel cerrah karar verecek, bakalım dokuyla ilgili sorunlar var mı, tekrar ameliyat olmam gerekiyor mu belli olacak. İnşallah köpeklerini hiç kimse başı boş bırakmaz. Kurallara uyarlar, o tarz yasaklı ırkları beslemenin bazı kuralları var, lütfen onlara uysunlar. Benim can dostum köpeğim de ölebilirdi. Her şey olabilirdi. Ben de ölümden döndüm. Şuan çok şükür iyiyim. Dualarınız içinde sonsuz herkese, ilginize, gönderdiğiniz mesajlara teşekkür ediyorum. Birçok kişi ve değerli sanatçı dostlarım aramış, herkese binlerce kez teşekkür ediyorum. Allah herkesi korusun inşallah" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Köpeklerden nekrotizan fasiite bulaşabilir, birçok bakteri bu duruma sebep olabilir"</strong></p>

<p>Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Duran Tok ise nekrotizan fasiite ilişkin bilgi vererek, "Köpeklerden nekrotizan fasiite bulaşabilir. Birçok bakteri bu duruma sebep olabilir. Özellikle yaranın kızarıklık ve şişliğine yani görüntüsüne oranla çok daha büyük bir ağrı hissetmek belirtidir. Dakikalar ve saatler içinde hızla yayılım gösterir. Ciltte önce morarma daha sonra içi sıvı dolu kabarcıklar ve siyahlaşarak nekrotik bir hal alması önemli bir belirtidir. Yine yüksek ateş, tansiyon düşüklüğü, genel durum bozukluğu ile de karşımıza çıkabilir. Böyle bir şüpheli durumda en iyisi bol ve sabunlu su ile yıkamak ve ardından en yakın sağlık kuruluşunun acil servisine başvurmaktır. Şişlik ve kızarıklığın hızla yayılması da önemli bir işarettir. Bu gibi hastalıklarda tedavi ise büyük enfeksiyon durumlarında cerrahi debridman yapılabilir. Aynı zamanda etkin antibiyotik kullanılabilir. Organ yetmezliğini önlemek için yoğun bakım ve oksijen desteğini alması da önemlidir. Tedavi sonrası kalıcı olabilir. Doku kaybı, kas kaybı olabilir. Daha ağır vakalarda organ kayıpları meydana gelebilir. Tedaviden kurtulsa da psikolojik travma için de destek almalıdır. Nekrotizan fasiite ölümcül bir hastalıktır. Kısa sürede ölüme de yol açabilecek ciddi klinik tablolar ile karşılaşabiliriz. Her ısırık basit ısırık değildir. Kuduz ve diğer enfeksiyonlara göz önüne alınmalı. Genel tabloya iyi bakılmalı. Hızla hareket edilmeli, erken müdahale hayat kurtarıyor. Dakikalar bile çok önemli bu şekilde doku kaybı veya daha az hasar ortaya çıkar" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/pitbull-saldirisina-ugrayan-onur-akay-o-anlari-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/i-m-g-0341.jpeg" type="image/jpeg" length="20086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessizliğini sanatla aştı]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/sessizligini-sanatla-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/sessizligini-sanatla-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de Akdeniz Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kültür ve Sanat Evleri, dezavantajlı kadınların hayatına dokunmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Adanalıoğlu Kültür ve Sanat Evinde eğitim alan doğuştan işitme engelli 40 yaşındaki Sinem Erserin, el sanatlarıyla hem kendini ifade ediyor hem de ürettiği eserleri satarak ekonomik kazanç elde ediyor. Sosyal hayata katılımı artırmak ve kadınların meslek edinmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren merkezler, birçok başarı hikayesine ev sahipliği yapıyor. Bu hikayelerden biri olan Sinem Erserin, kurs sayesinde hem özgüven kazandı hem de yeteneklerini geliştirme fırsatı buldu.</p>

<p></p>

<p>El sanatları kursuna katıldıktan sonra büyük bir değişim yaşayan Erserin, yapay çiçek tasarımı, ahşap ve seramik boyama gibi birçok alanda üretim yapıyor. Azmi ve çalışkanlığıyla dikkat çeken Erserin, ortaya koyduğu el emeği ürünleri satarak kendi gelirini de elde ediyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Kelimelerle değil, renklerle konuşuyor"</p>

<p></p>

<p>Kurs öğretmeni Yasemen Özügüzel, Sinem’in kısa sürede büyük bir gelişim gösterdiğini belirterek, "Sinem ilk geldiğinde içine kapanıktı. Ancak fırçayı eline aldığında içindeki yeteneği hemen fark ettik. O, kendini kelimelerle değil renklerle ifade ediyor. Öğrettiğimiz teknikleri hızla kavrıyor ve büyük bir başarıyla uyguluyor. Azmi tüm kursiyerlere örnek oluyor" dedi.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"Burası bizim ailemiz oldu"</p>

<p></p>

<p>Sinem’in annesi Akgül Erserin ise kızındaki değişimin kendisini çok mutlu ettiğini ifade ederek, "Kızımı buraya gönül rahatlığıyla bırakıyorum. Burası artık bizim ailemiz oldu. Sinem burada çok mutlu. Kendi emeğiyle para kazanması ve özgüven kazanması beni gururlandırıyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Akdeniz Belediyesinin sunduğu bu imkanlar sayesinde birçok kadın hem meslek öğreniyor hem de sosyal hayata daha güçlü katılıyor. Sinem Erserin’in azim dolu hikayesi ise fırsat verildiğinde hiçbir engelin başarıya engel olamayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="20260424Aw690558 2" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260424aw690558-2.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/sessizligini-sanatla-asti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260424aw690558.jpg" type="image/jpeg" length="11914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otomatik Kepenk Kapanmayınca Dükkanın Kapısı Yerle Bir Oldu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/otomatik-kepenk-kapanmayinca-dukkanin-kapisi-yerle-bir-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/otomatik-kepenk-kapanmayinca-dukkanin-kapisi-yerle-bir-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da sanayi sitesindeki bir oto tamir dükkanında kapanmayan otomatik kepengin yerle bir olduğu anlar güvenlik kamerasına yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgilere göre, kentte bulunan sanayi sitesindeki bir oto tamir dükkanında otomatik kepenk kapatılmaya çalışıldı. Kepenk, kapı önünde bulunanlardan birinin tekme vurmasıyla düşerek yerle bir oldu. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/otomatik-kepenk-kapanmayinca-dukkanin-kapisi-yerle-bir-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/uyutyu.jpg" type="image/jpeg" length="94844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/tarihi-degirmenler-yerini-elektrikli-degirmenlere-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/tarihi-degirmenler-yerini-elektrikli-degirmenlere-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize’de geçmişte geçim kaynağı olan mısır ve su değirmenleri unutulmaya yüz tutarken, sahilde kurulu geleneksel değirmen bu kültürü yaşatmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişte derelerin üzerinde köylülerin kooperatifle yaptırdığı değirmenler şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Derenin akış hızı ile dönen değirmenlerde ise üretilen mısırlar artık şehirlerde elektrikli değirmenlerde üretilmeye başladı. Rize merkez Sahil Dolgu Alanı’nda bulunan dev çay bardağının altında kurulu taş evde yer alan değirmen de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini oldukça çekiyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize’nin geçim kaynağının mısır olduğuna dikkat çekerek "Burada mısır unu değirmenimiz var. Burada taze ürünümüzü yapıyoruz ve Rize’ye özgü, Rize’nin coğrafi işareti olan ürünlerimizi yapıyoruz. Mısır ununda glüten yok. Tertemiz, mis gibi. Rize’mizde zaten çay gelmeden önce tarlalarımız tamamen mısırdı. Rize’mizin gelir kaynağı mısırdı. Derelerin üzerinde yapılan su ile çalışan değirmenlerimiz olurdu ama çay geldikten sonra yavaş yavaş tarlalarımızı çaya çevirdik. Mısır kalmadığı için Değirmenlere de fazla iş düşmedi" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Mısır ununun beyaz una nazaran daha sağlıklı olduğunu dile getiren Yıldız, "Beyaz un glüten olduğu için şekere çok zararlıdır. Katkı maddeleri içeriyor. Mısır unu da hiçbir katkı maddesi katılmayan bir üründür. Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="T 2-15" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/t-2-15.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/tarihi-degirmenler-yerini-elektrikli-degirmenlere-birakiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/t-1-17.jpg" type="image/jpeg" length="86678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dumlupınar Denizaltı Faciası, "DUMLU" İle Yapay Zeka Teknolojisiyle Sinemaya Taşınıyor]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/dumlupinar-denizalti-faciasi-dumlu-ile-yapay-zeka-teknolojisiyle-sinemaya-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/dumlupinar-denizalti-faciasi-dumlu-ile-yapay-zeka-teknolojisiyle-sinemaya-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Boğazı’nda 1953 yılında 81 denizcinin yaşamını yitirdiği Dumlupınar denizaltı faciası, yüzde 100 yapay zeka destekli sinematik üretim teknikleriyle arşivler, tanıklıklar ve döneme ait belgeler temel alınarak film haline getiriliyor. Tamamı yapay zeka ile oluşturulan ilk Türk filmi olacak olan "DUMLU" 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda gösterime girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk denizcilik tarihinin en acı olaylarından Dumlupınar denizaltı faciası, yapay zeka destekli sinematik tekniklerle hazırlanan "DUMLU" projesiyle yeniden izleyiciye aktarılacak. Türkiye’de ilk kez bu ölçekte kullanılan yapay zeka destekli üretim teknikleriyle hazırlanan yapımda arşiv fotoğrafları, resmi belgeler ve tanıklıklar temel alındı. Döneme ait yüzlerce fotoğraf yapay zeka ile renklendirilerek yüksek çözünürlükte yeniden üretildi, sahne sahne işlenerek sinematik video sekanslarına dönüştürüldü. Işık, renk, ses ve mekan tasarımlarında 1950’li yılların atmosferine bağlı kalındı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapımcılığını STE Prodüksiyon ve Erhan Ertarman’ın üstlendiği projeye MOVE Travel&amp;Mice ana sponsor olarak destek verdi. "DUMLU"nun 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda dijital platformlarda izleyiciyle buluşması, ayrıca yerel ve ulusal televizyon kanallarında yayınlanarak geniş kitlelere ulaştırılması planlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Yapımcı Erhan Ertarman, Türk denizcilik tarihinin en acı olaylarından biri olan Dumlupınar denizaltı faciasını konu alan "DUMLU" adlı belgeselin yapay zeka destekli üretim teknikleriyle hazırlandığını ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda izleyiciyle buluşacağını açıkladı. 30 yıl boyunca gazetecilik ve televizyonculuk yaptığını kaydeden Ertarman, "Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte yeni bir kulvara yöneldim. Gençlerimize bir hatıra bırakmak ve tarihe bir sayfa açmak amacıyla Dumlupınar denizaltı faciasının hazin öyküsünü anlatan bir projeye başladık. Bu, bir hikâyeden öte Türk denizcilik tarihinin en acı gerçeklerinden biridir. NATO tatbikatı dönüşünde gece saat 02.45’te İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpışan denizaltı, Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında 90 metre derinliğe batar. 81 kişilik mürettebattan yalnızca 5 kişi kurtulur. 8 kişi sağ çıkarılmasına rağmen 2’si Naboland gemisinin pervanelerine kapılarak, biri ise boğularak şehit olur. Kurtarma operasyonu tam 3 gün sürer. 1953 yılının kısıtlı imkânları nedeniyle denizaltıya bir türlü ulaşılamaz. Kıç torpido bölümünde 72 saat hayatta kalmaya çalışan 22 denizciye maalesef orada veda edilir. Sürenin dolmasının ardından hazin bir törenle sonsuz nöbetlerine uğurlanırlar" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Amacımız unutulmayan bir tarih bırakmak"</p>

<p></p>

<p>Ertarman, projeye ilişkin şunları söyledi:</p>

<p></p>

<p>"Kazanın başlangıcından kurtarma çalışmalarına ve törene kadar olan süreci tamamen yapay zeka ile üretilen bir belgesel hâline getirmeye çalıştık. Yaklaşık 6 aydır üzerinde çalıştığımız bu projeyi 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda tüm denizcilerimize armağan etmeyi hedefliyoruz. Amacımız unutulmayan bir tarih bırakmak. Yapım süreci oldukça zorluydu. Canlı bir sinema seti kadar olmasa da döneme ait tüm fotoğraflar tarandı, belgeler incelenerek yapay zekaya aktarıldı. Görseller dönemin atmosferine uygun şekilde renklendirildi ve bu fotoğraflar üzerinden senaryoya uygun sahneler üretildi" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Özellikle 1950’li yılların renk tonlarını yakalamak ayrı bir titizlik gerektirdi"</p>

<p></p>

<p>"Montaj tamamlandığında ortaya güçlü bir tarih belgeseli çıkacağına inanıyorum" diyen Ertarman, "Bu belgeselde yapay zeka aracılığıyla duyguların izleyiciye doğrudan ulaşacağını düşünüyorum. Epik müzikler özel olarak tasarlandı. Dumlupınar’ın hafızalara kazınan ‘Ah bir ataş ver’ türküsü hem orkestral hem de epik yorumlarla yeniden işlendi. Maliyet açısından bir prodüksiyon filminin yaklaşık yarısı kadar bir bütçe oluştu ancak bu projede en büyük maliyet para değil, zamandı. Çünkü bir sahneyi bazen yüzlerce kez yeniden üretmek zorunda kaldık. Yapay zekâdan alınan çıktılar her zaman beklentiyi karşılamıyor; 20 saniyelik bir sahne için bile onlarca deneme yapmak gerekiyor. Özellikle 1950’li yılların renk tonlarını yakalamak ayrı bir titizlik gerektirdi. Senaryo yazımında eşimden büyük destek aldım, müzik konusunda ise oğlum katkı sağladı. Bu proje hem bir ekip işi hem de bir gönül emeği olarak ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="20260423Aw689611 10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260423aw689611-10.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/dumlupinar-denizalti-faciasi-dumlu-ile-yapay-zeka-teknolojisiyle-sinemaya-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260423aw689611.jpg" type="image/jpeg" length="96986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımlılıktan kurtulduğu dernekte rehber oldu]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/bagimliliktan-kurtuldugu-dernekte-rehber-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/bagimliliktan-kurtuldugu-dernekte-rehber-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan Sıla Akdaş, uyuşturucu bağımlılığını kadınlar tarafından kurulan dernekte bireysel terapi, grup çalışmaları ve farkındalık eğitimleriyle yendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı dernekte gönüllü olarak çalışmaya başlayarak kendisi gibi uyuşturucuyu yenmeye çalışanlara rehber olan Akdaş, "Burada ilk kez fikirlerimin önemsendiğini, insan yerine konulduğumu hissettim. En başta ailemle aram düzeldi. Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye ve hayatı yeniden kurmaya başladım. Madde kullanırken duygularımızı bastırıyorduk. Ağlamamız gereken yerde ağlayamıyor, gülmemiz gereken yerde gülemiyorduk. Şimdi ise duygularımı gerçekten yaşayabiliyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p>Bahçeşehir’de faaliyet gösteren Beyaz Kelebekler ve Sadra Şifa Derneği ile Liman Ayık Yaşam Derneği, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden kadınlara ücretsiz rehabilitasyon desteği sağlıyor. Derneklerde uygulanan program kapsamında kadınlar yalnızca maddeyi bırakmaya değil, aynı zamanda maddesiz bir yaşam kurmaya hazırlanıyor. Ücretsiz olarak yürütülen süreçte bağımlı kadınlar güvenli bir ortamda konaklayarak, uzman psikologlar eşliğinde bireysel psikoterapi seanslarına katılıyor. Bunun yanı sıra grup eğitimleri, farkındalık odaklı çalışmalar ve sosyal uyum programlarıyla danışanların yeniden sağlıklı bir yaşam düzeni kurmaları amaçlanıyor. Tedavi programı ortalama 3 ay sürerken, bazı danışanlarda bu süre 6 aya kadar uzayabiliyor. Sürecin sonunda danışanlar, hem madde kullanımını bırakmış hem de sosyal hayata adapte olmuş, kendi yaşamlarını sürdürebilecek seviyeye ulaşmış bireyler oluyor. Uyuşturucu bağımlılığını yenen Sıla Akdaş, dernekte gönüllü olarak çalışmaya başlayarak kendisi gibi uyuşturucuyu yenmeye çalışanlara rehberlik yapıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Birilerinin beni takip ettiğini düşünmeye başladığımda uyuşturucunun bana verdiği zararı gördüm"</p>

<p></p>

<p>Bağımlılıktan kurtuluş sürecini anlatan Sıla Akdaş, "Ailemle problemler yaşadığım bir dönemde, Ankara’da yaşarken psikolojik olarak kendimi çok kötü hissediyordum. Bir anlık kararla İstanbul’a gelmeye karar verdim. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştığım, iş aradığım ve yalnız kaldığım bu süreçte bulunduğum ortamlarda uyuşturucuyla tanıştım. Yaklaşık üç yıl süren bir bağımlılık sürecim oldu. İlk başta yapay bir mutluluk, haz ve özgüven veriyordu. Uyuşturucu kullanmaya başladığımda bunun ne kadar yıkıcı bir şey olduğunu bilmiyordum. ’İstemezsem bırakırım’ diye düşünüyordum. Ancak zamanla vücudum buna alıştı ve bırakmak istediğimde bunun hiç de kolay olmadığını fark ettim. 3 yılın sonunda psikozlarım başladı. Olmayan kişileri görüyor, sesler duyuyor, kalabalıkların içinde eziliyormuş gibi hissediyordum. Sürekli birilerinin beni takip ettiğini ve kovaladığını düşünüyordum. O zaman uyuşturucunun bana verdiği zararı gerçekten gördüm" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Uyuşturucuyu yendiği dernekte rehber oldu</p>

<p></p>

<p>Telefonunun kırılmasıyla birlikte uyuşturucu kullandığı çevre ile bağlantısının koptuğunu söyleyen Akdaş, "O dönem ailem Ankara’daydı, ben ise İstanbul’daydım. Başka insanların telefonlarından aileme ulaşıp, ’Yeter ki beni yanınıza alın, ben maddeyi bırakmak istiyorum’ dedim. Daha sonra Ankara’ya döndüm. Ailem beni tedavi için çeşitli yerlere başvurdu. O sırada annem, Liman Ayık Yaşam Derneği’nden arandığımızı ve başvurumun kabul edildiğini söyledi ve böylece derneğe geldim. Şu anda Beyaz Kelebekler ve Liman Ayık Yaşam Derneği’nin ortak yürüttüğü bölümde rehberlik yapıyorum. Bu bağımlılığın temelinde ailemle yaşadığım problemler ve psikolojik olarak kendimi yalnız hissetmem vardı. Kilo problemim nedeniyle hem ailemden hem arkadaş çevremden sürekli baskı görüyordum. Bu durum beni çok yıpratıyordu. Ailemin yanından ayrılıp İstanbul’a gitmem ve orada yanlış insanlarla karşılaşmam en büyük sebeplerden biri oldu. Bana maddeyi ilk uzatan kişiler, bunun hem kilolarımı azaltacağını hem de yaşadığım sıkıntıları unutturacağını söyleyerek beni teşvik etti" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Ağlayabildiğim için bile mutlu olduğum zamanlar oluyor, artık gerçekten hissedebiliyorum"</p>

<p></p>

<p>Dışarıda kendine ait bir çevresi bulunmadığını söyleyen Akdaş, "Gerçek arkadaşlığı dernek sayesinde gördüm. İlk kez fikirlerimin önemsendiğini, insan yerine konulduğumu burada hissettim. Kapıdan girdiğim anda bavulumu alıp, beni karşılamaları çok kıymetliydi. İyileşme hala devam eden bir süreç. Yaklaşık 15-20 gün içinde programa uyum sağlamaya başladım. Şimdi neredeyse bir yıldır buradayım. Dışarıdayken maddeyi bırakmanın mümkün olduğuna hiç inanmıyordum. Bana bunu söyleyen insanlarla tartıştığım zamanlar oldu. Ama bugün bunun gerçekten mümkün olduğunu yaşayarak gördüm. Dışarıda hala kurtulamayacağını düşünen birçok kadın olduğunu biliyorum. Onlara söyleyebileceğim tek şey, bunun mümkün olduğu. Ben burada örnek aldığım insanları gördüm. Onların ayık kalabilmesi bana da umut verdi. En başta ailemle aram düzeldi. Madde kullanırken ailem küçük kardeşlerimle görüşmeme izin vermiyordu. Babam telefonu yüzüme kapatıyordu. Şimdi ise ben söylemeden telefonu kardeşime veriyor. Ayrıca kendimi geliştirmeye, öğrenmeye ve hayatı yeniden kurmaya başladım. Madde kullanırken duygularımızı bastırıyorduk. Ağlamamız gereken yerde ağlayamıyor, gülmemiz gereken yerde gülemiyorduk. Şimdi ise duygularımı gerçekten yaşayabiliyorum. Ağlayabildiğim için bile mutlu olduğum zamanlar oluyor. Artık gerçekten hissedebiliyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Maddeyi bırakmak isteyen herkese kapılarımız sonuna kadar açık"</p>

<p></p>

<p>Derneğin Müdür Yardımcısı Ayşenur Küçükboyacı, "Derneğimiz, tamamen gönüllü hanımlardan oluşuyor. Yıllardır yardım faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. 2020 yılında aşevi faaliyetimizi hayata geçirebilmek için dernek statüsüne geçtik. Aşevimizde haftanın 3 günü, ihtiyaç sahibi aileler için 350 kişilik yemek dağıtılıyor. Aşevimizde yalnızca şefimiz maaşlı ve profesyonel olarak görev yapmaktadır. Diğer bütün hanımlar tamamen gönüllü olarak, ev hanımı kimlikleriyle destek vermektedir. Kilolarca patates soyuluyor, soğanlar hazırlanıyor, yemekler pişiriliyor ve dağıtılıyor. Tüm bu süreç tamamen gönüllü hanımlar tarafından yürütülmektedir. 2025 yılının ağustos ayında uyuşturucuyla mücadele merkezimiz açıldı. 2026 yılı da zaten bağımsızlık yılı olarak ilan edildi. Burada, genç hanımlarımızın yeniden hayata katılabilmesi için ücretsiz ve ilaçsız bir şekilde rehberlik hizmeti verilmektedir. Derneğimiz, Beyaz Kelebekler Sadece Şifa ile Liman Ayık Yaşam Derneği iş birliğiyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Yeniden hayata başlamak isteyen, maddeyi bırakmak isteyen tüm gençlerimize ve özellikle genç kadınlarımıza kapılarımız sonuna kadar açıktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Sağlıklı insanların da hayatlarında olumsuz duygular yaşayabileceğinin farkındalığını kazanıyorlar"</p>

<p></p>

<p>Bağımlı bireylerin yalnızca maddeyi bırakmalarını değil, aynı zamanda maddesiz bir hayatı nasıl inşa edeceklerini hedefleyen çalışmalar yürüttüklerini belirten Psikolog Seval Ekin ise "Bunu yaparken bireysel psikoterapi seanslarından, grup eğitimlerinden ve farkındalık odaklı çalışmalardan yararlanıyoruz. Tedavi programımız 3 ay ile 6 ay arasında sürmektedir. Altı ayın sonunda mezun ettiğimiz danışanlarımızı da takip etmeye devam ediyoruz ve gerekli destek süreçlerimiz sürüyor. Kalıcı iyileşmeyi sağlayabilmek adına aileleri de bu sürece dahil ediyoruz. Her çarşamba akşamı ailelerle online görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve danışanlarımız mezun olduktan sonra da bu iletişim devam ediyor. Danışanlarımız, özel hayatlarında öncelikle yoğun bir yalnızlık duygusu hissediyor ve buna benzer zor duygular yaşıyorlar. Yaşadıkları bu olumsuz duyguları bastırmanın yolunun madde olduğunu düşündükleri için, yoğun duygularla baş edebilmek adına ilk başvurdukları şey madde oluyor. Ancak buraya geldikten sonraki süreçte, sağlıklı insanların da hayatlarında zaman zaman olumsuz duygular yaşayabileceğinin farkındalığını kazanıyorlar. Kişi artık zor duygular yaşadığında o duygunun içinde kalabilmeyi, anda kalabilmeyi ve bunu yönetebilmeyi öğreniyor" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>"Uyuşturduğu için problemleri çözmez, sadece problemler yokmuş gibi hissettirir"</p>

<p></p>

<p>Tüm bireylerin hayatının inişli çıkışlı olduğunu söyleyen Psikolog Ekin, "Zor zamanlarımızda madde yalnızca bizi uyuşturduğu için problemleri çözmez, sadece problemler yokmuş gibi hissettirir. Oysa yaşamda sağlıklı bir şekilde kalabilmek, kendimizi koruyabilmek ve hayatımızı sürdürebilmek için zaman zaman acı hissetmenin de bize fayda sağladığını kabul etmek gerekir. Biz biliyoruz ki dışarıda şu anda bağımlılıkla mücadele eden birçok vatandaşımız var. Asla yalnız değiller ve bu süreci tek başlarına atlatamazlar. Biz onların yanındayız. Bize başvurarak, derneğimize gelerek, daha profesyonel bir ekiple ve daha sağlıklı bir destek sistemiyle bu problemi uzun vadede, kalıcı bir şekilde çözebiliriz. Aynı zamanda şuna da inanıyoruz; iyileşmenin gücü, iyileştirmektir. Derneğimizde eski bağımlılardan oluşan hocalarımız da bulunuyor. Kendileri geçmiş yaşamlarında bağımlılık yaşamış bireylerdi. Ancak bugün bizimle birlikte çalışan, danışanlara rehberlik eden ve bu hizmetin içinde aktif olarak yer alan kişiler haline geldiler" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/bagimliliktan-kurtuldugu-dernekte-rehber-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/20260423aw689692.jpg" type="image/jpeg" length="38077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davasında Gergin Anlar]]></title>
      <link>https://ulusalajans.com.tr/ekrem-imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-gergin-anlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://ulusalajans.com.tr/ekrem-imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-gergin-anlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 26. oturumunda, dosya kapsamında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Soytekin’e söz verilmesi üzerine tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu tepki gösterdi, mahkeme başkanı ise, "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 26. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı.</p>

<p>İddianamede Mehmet Pehlivan’ın avukat olduğu ve örgütün hukuk grubu içerisinde yer aldığı belirtilmişti. Pehlivan’ın suç örgütüne yönelik yapılan operasyondan önce toplantılar yaparak örgütün çözülmesini ve dağılmasını engellemeye yönelik örgüt liderine ait talimatları ilettiği de iddianamede kaydedilmişti. Mehmet Pehlivan’ın hukuki yardım sunmanın ötesine geçerek göreviyle bağdaşmayacak şekilde aktif bir örgüt mensubu olarak hareket ettiği iddianamede açıklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Pehlivan savunmasında, "Ben avukatım. 10 aydır yüksek güvenlikli bir hapishaneye kapatılmış durumdayım. Kuyruğu dik tutmaktan vazgeçmeye niyetimiz yok. Evet buradayım, çünkü Sayın İmamoğlu’nun avukatlığını üstlendim. Bu vekaleti üstlendiğimde kendisi zaten hasım bellenmişti. Yargı kuşatması başlamıştı. Ben bu yargı kuşatmasına karşı durarak aktif ve etkili avukatlık geleneğini sahiplenerek kullandım. İşimi iyi yaptım, iyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum. Burada bir yargılama yapıldığını da sanık savunması yapmam gerektiğini de düşünmüyorum. Ne avukat organizasyonu iddiası ne birini tehdit ettiğim iddiası. Bunların hiçbiri soruşturma makamı için sorun değildi" dedi.</p>

<p><strong>"Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler pazarlık pastasından bir dilim almaya zorlandılar</strong></p>

<p>Pehlivan savunmasının devamında, "İddianamede gizli toplantı anlatısına bakalım. Murat Kapki gizli toplantılar yapıldığını ama katılmadığını söylüyor. Katılmadığı toplantıların gizli olduğunu nereden biliyor? Kapki’nin ümüğü sıkılmış ve bir şey söylemekten ibaret olsun diye ‘gizli konuşurlar’ demiş. Elde olan tek şey gizli gizli konuşurlardı dedikodusu. Yaptığım şey avukatlık faaliyetidir. Benim müvekkilime dair her şeyi anlatmam istendi. Sayın mahkeme heyeti, dosyanız ile yüzleşin. Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler önlerine konan pazarlık pastasından bir dilim almaya zorlandılar" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Mahkeme başkanı: "Bir şey gizleyip sakladığımız yok"</strong></p>

<p>Tutuklu sanık Pehlivan’ın savunmasının devamında mahkeme heyetiyle ilgili iddialarına ilişkin mahkeme başkanı, "Heyetle ilgili söyledikleriniz algı oluşturabilir" dedi. Pehlivan, "Heyetinizle ilgili bir tespitim yanlış da olabilir" şeklinde yanıt verdi. Mahkeme başkanı ardından, "Adem Soytekin ile ilgili beyanınız bana ilginç geldi. Bize bir dilekçe yazmıştınız, Adem Bey’in mevcutlu getirilip dinlenilme olayı ile ilgili. Adem Bey’in mahkememize hitaben ‘yargılamanın seyrini etkileyecek beyanlarda bulunacağım’ diye bir beyanı var. Bu nedenle mevcutlu olarak kendisi hazırlandı. Bir şey gizleyip sakladığımız yok. Biz duruşma dışı birilerini mi dinliyoruz yani?" dedi.</p>

<p><strong>Mahkeme başkanı: "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim"</strong></p>

<p>Dosya kapsamında etkin pişmanlık ifadesi veren Ademz Soytekin’e söz verilmesi üzerine Ekrem İmamoğlu tepki gösterdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim. Adem Soytekin burada olduğu için göndermiş olduğu bir dilekçeyi teyit etmek için söz hakkı verdim. Kimseye söz hakkı vermek için izin almam. Sanığın savunmasını tamamladım ve pazartesi duruşmaya devam edeceğim" dedi.</p>

<p>Duruşmada Soytekin’e söz verilmesine tepki gösterildi.</p>

<p><strong>"Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar"</strong></p>

<p>Adem Soytekin tepkiler üzerine, "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar. Dün yaşadığım olaylar çok vahim olduğu için salon provoke ediyor. Jandarma personelinin yanında laf atmalar yaşanıyordu. Dün akşam Murat Kapki bana dönüp ‘bu yargılamanın filmini çekeceğiz sen kendi rolünü oynar mısın?’ dedi. Jandarma personelleri şahit. Ben de ‘rol falan oynamıyorum’ dedim. Çok ağır konuşuyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Murat Kapki ise bunun üzerine "yalan söylüyorsun" diyerek duruşma salonunda bağırdı.</p>

<p>Mahkeme başkanı ardından "Murat Kapki eğer Adem Soytekin’in sözünü bitirmesine izin verseydin ben sana da söz hakkı verecektim. Duruşmaya pazartesi devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Duruşma Mehmet Pehlivan’ın savunması ile devam edilmek üzere 27 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://ulusalajans.com.tr/ekrem-imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinda-gergin-anlar</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalajanscomtr.teimg.com/crop/1280x720/ulusalajans-com-tr/uploads/2026/04/yayyayay.jpg" type="image/jpeg" length="30567"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
