Mehmet Sırrı Şık, Ramazan ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen temanın “Ramazan, Cami ve Hayat” olduğunu söyledi. Şık, Ramazan ayında camilerin yeniden hayatın merkezine taşınmasının hedeflendiğini ifade etti.
“Ramazan, Cami ve Hayat” Temasıyla Etkinlikler Düzenlenecek
Ramazan ayının manevi atmosferine dikkat çeken Şık, “Ramazan dendiği zaman insanların camilere akın etmesi ve camilerin hayatın merkezinde olması hedefleniyor. Çünkü bir bilinç camilerden neşet ederse, toplum sağlıklı bilgiler çerçevesinde doğru bir dini anlayışa sahip olma fırsatı bulur” dedi.
Her yıl olduğu gibi mukabeleler, teravih namazları ve hatimle teravih uygulamalarının devam edeceğini belirten Şık, bu yıl ayrıca canlılığı artıracak farklı etkinliklerin de planlandığını dile getirdi.
Anaokullarında Ramazan Bilinci Aşılanacak
Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan protokol kapsamında özellikle anaokullarında Ramazan bilincini çocuklara hissettirmeye yönelik çalışmalar yürütüleceğini kaydeden Şık, birçok anaokulunda Ramazan’a ilişkin eğlenceli oyunlar ve etkinlikler düzenleneceğini söyledi.
Pansiyonlarda da görevlendirmeler yapılacağını belirten Şık, teravih namazlarının ardından “çay saati muhabbeti” çerçevesinde Ramazan’a ilişkin çeşitli faaliyetlerin gerçekleştirileceğini ifade etti.
Her Gün Cüz Özeti Paylaşılacak
Kur’an-ı Kerim’in doğru anlaşılmasının önemine değinen Şık, müftülüğün sosyal medya hesapları üzerinden her günün cüzü ile ilgili 4-5 dakikalık video çekimleri yapılacağını ve cüz özetlerinin vatandaşlarla paylaşılacağını açıkladı.
“Ramazan ayı Kur’an ayıdır” diyen Şık, hatimlerin sayısından ziyade Kur’an’ın anlaşılmasının esas olduğunu vurguladı.
2 Bin 300 İhtiyaç Sahibine İftar
Türkiye Diyanet Vakfı Van Şubesi Kadın Kolları ve Gençlik Kolları aracılığıyla fakir, fukara ve yetimlere yönelik iftar programları düzenleneceğini aktaran Şık, planlamalara göre yaklaşık 2 bin 300 ihtiyaç sahibinin bu programlardan faydalanacağını belirtti.
“En hayırlı iftar sofrası; yetimlerin ve fakir fukaranın davet edildiği sofralardır” ifadelerini kullanan Şık, gösterişli iftarlar yerine ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği sofraların daha anlamlı olduğunu dile getirdi.
“Orucun Bizi Tutması Gerekir”
Ramazan ayını “manevi kamp” olarak nitelendiren Şık, orucun yalnızca yemeden içmeden uzak durmak olmadığını belirterek, “Biz orucu tuttuğumuzu zannediyoruz, aslında olması gereken orucun bizi tutmasıdır. Kalbimize, gözümüze, dilimize ve zihnimizden geçenlere dahi hakim olmalıyız” dedi.
Ramazan’ın başlangıcı ve hilal konusuna da değinen Şık, fıkhen ayın farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülebileceğini ancak yetkili mercilerin hem şer’i kriterleri hem de bilimsel verileri dikkate alarak karar verdiğini söyledi.
TÜBİTAK ve rasathanelerle yapılan çalışmalar neticesinde, 2026 yılı Ramazan ayının 19’unda başlayacağı yönünde tespit yapıldığını ifade eden Şık, Türkiye olarak bu karara uygun hareket edilmesinde sakınca bulunmadığını kaydetti.
Dini meselelerde ihtilaf olması durumunda yetkili mercilerin kararlarının bağlayıcı olduğunu vurgulayan Şık, sosyal medyada yer alan farklı görüşler yerine resmi açıklamaların esas alınması gerektiğini sözlerine ekledi.