Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerini çocuk pedagojisi ve ruh sağlığı açısından değerlendiren Men, etkinliklerin doğru pedagojik çerçevede uygulanmasının çocukların gelişimine olumlu katkı sağlayabileceğini söyledi.
Ferhat Men, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerinin çocukların pedagojik gelişimi ve ruh sağlığı açısından önemli bir başlık olduğunu belirtti. Men, eğitim ortamında gerçekleştirilen tematik etkinliklerin öğrencilerin kimlik gelişimi, aidiyet duygusu ve değer sistemlerinin oluşumunda etkili olduğunu ifade etti.
Ramazan temalı etkinliklerin doğru yöntemlerle uygulanması halinde çocukların sosyal ve duygusal gelişimine katkı sağlayabileceğini dile getiren Men, özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki öğrenciler için paylaşma, yardımlaşma, empati, sabır ve özdenetim gibi değerlerin somut etkinliklerle öğretilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Men, dayanışma temelli faaliyetlerin öğrencilerin sosyalleşme davranışlarını artırabileceğini ve sınıf içi bağları güçlendirebileceğini belirtti.
Öte yandan pedagojik değerlendirmenin yalnızca olumlu sonuçlar üzerinden yapılmaması gerektiğini belirten Men, uygulamanın biçiminin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Gelişim psikolojisinin çocukların dini ve manevi kavramları yaş düzeylerine göre farklı şekillerde anlamlandırdığını ortaya koyduğunu ifade eden Men, küçük yaş gruplarında “oruç”, “sabır” ve “maneviyat” gibi kavramların baskı unsuru haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu tür etkinliklerin performans veya yarışma mantığıyla sunulmasının bazı çocuklarda suçluluk, yetersizlik ya da dışlanmışlık duygusu oluşturabileceğini belirten Men, farklı aile pratiklerine veya inançlara sahip öğrencilerin bulunduğu sınıflarda kapsayıcı bir dil kullanılmasının önemine dikkat çekti. Men, “Çocuk kendi ailesel pratiği farklı olduğu için kendisini dışlanmış hissederse bu durum ruh sağlığı açısından risk oluşturabilir. Eğitim ortamı her öğrenciyi kapsayan bir yaklaşım taşımalıdır” ifadelerini kullandı.
Eğitimde veli katılımının da önemli olduğunu dile getiren Men, velilerin gönüllü olmadığı durumlarda çocukların zorlanmasının eğitim anlayışıyla örtüşmeyeceğini söyledi. Men, değer eğitiminin yalnızca belirli dönemlere bağlı kalmaması gerektiğini belirterek yardımlaşma ve sosyal sorumluluk gibi kavramların yıl boyunca sürdürülebilir değerler olarak ele alınmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını vurguladı.
Ruh sağlığı açısından gönüllülük ilkesinin önemine değinen Men, öğrencilerin etkinliklere kendi istekleriyle katıldıklarını hissettiklerinde öz-yeterlik ve özerklik duygularının güçlendiğini belirtti. Özellikle ergenlik döneminde öğrencilerin kimlik gelişimi sürecinde olduğunu hatırlatan Men, bu dönemde okulun sunduğu kimlik çerçevesinin öğrenciler tarafından sorgulanabildiğini ve bu nedenle kapsayıcı bir dil kullanılmasının psikolojik sağlamlık açısından koruyucu olduğunu ifade etti.
“Maarifin Kalbinde Ramazan” gibi programların doğru pedagojik yaklaşımla uygulandığında empati, dayanışma ve toplumsal sorumluluk duygularını güçlendirebileceğini belirten Men, “Bu tür etkinliklerin sağlıklı bir etki oluşturabilmesi için kapsayıcılık, gönüllülük ve gelişimsel uygunluk ilkeleri temel alınmalıdır. Eğitim ortamında amaç herhangi bir kimliği dayatmak değil, çocuğun kendisini güvende ve değerli hissedeceği bir iklim oluşturmaktır” dedi.