Okul koridorlarındaki sessiz çığlık: AKRAN ZORBALIĞI!

Her geçen gün okullardan gelen kötü haberlerle sarsılıyoruz. Akran zorbalığının acı sonuçlarını görüyor ve bu konuda bir şey yapamıyoruz. Her gün gelişen eğitim sisteminde zorbalık artıyor. AMA NEDEN? Bunu anlayabilmenin en önemli yolunun önce zorbalığı bilip tanımaktan geçtiği kanaatindeyim. Gelin sizlerle beraber zorbalık nedir görelim.

Okullarda özellikle ergenlik döneminde öğrenciler arasında görülen negatif davranışların başında şiddet ve zorbalık gelmektedir. Okullardaki şiddet oranı dünyada olduğu gibi Türkiye'de de artış göstermektedir. Okullarda görülen şiddet olayları fiziksel zarar vermesinin yanında öğrencilerin okul başarısında düşüşe de neden olur. Okuldaki şiddet aynı zamanda sınıf ikliminin bozulmasına, devamsızlığın artmasına ve okuldan kaçma sorunların ortaya çıkmasına neden olur.

Okullarda görülen şiddetin en önemli türü zorbalıktır. Zorbalık ise hem yaş olarak hem de güç yönünden daha güçlü olan öğrencilerin kendilerinden daha zayıf olan öğrencileri devamlı bir şekilde zorlaması, eziyet edip rahatsız etmesidir. Çocuklarda birçok olumsuzluğa neden olan bu durum okul iklimini olumsuz etkilemektedir. Zorbalık, güç dengesizliği olan kişiler arasında rahatsız edici ve tekrar eden bir olumsuzluktur.

Bazen öğrenciler arasındaki çatışma zorbalık ile karıştırılmaktadır. Her kavga ve çatışma zorbalık değildir. Her zorbalık davranışı da kendini kavga olarak göstermez farklı türlerde de ortaya çıkar. Bu akran zorbalığını fark etmek ve müdahale etmek için çok önemlidir. Tüm şiddet davranışlarını zorbalık olarak tanımlamak çözüm için bizi köşeye sıkıştırır. O nedenle zorbalığı iyi tanımamız gerekmektedir. Bir davranışa zorbalık diyebilmemiz için şu 3 şartı sağlaması gerekir:

- Kişiler arasında güç dengesizliği olması(sayı ya da güç olarak)

- Sürekli tekrar eden bir durum olması

- Kişinin isteyerek rahatsız edici ve eziyet edici şekilde davranılması

Bu üç durumu da gözlemliyorsanız öğrenciniz ya da çocuğunuz zorbalığa maruz kalmaktadır. Zorbalık hem bir okul sorunu hem de toplumsal bir sorundur. Maruz kalmak öğrencilerin okula olan uyumlarını zorlaştırmaktadır.

Zorbalık sadece fiziksel olarak da gerçekleşmez. Daha farklı şekillerde de ortaya çıkar. Bu nedenle zorbalığı fark etmek bazen gerçekten zordur. Zorbalık kavramının genellikle dört başlık altında ele alınır:

- Bunlardan ilki olan fiziksel bir zorbalık: vurmak, çekmek, tekme atmak, zorla eşyasını almak gibi davranışları içerir.

- İkinci olarak sözel zorbalık: alay etmek, hakaret etme ve lakap takma gibi davranışları kapsamaktadır.

- Üçüncü olarak duygusal-sosyal zorbalıkta, kişiyi normal sosyal gruplardan dışlama, gruba almama ve diğerlerini kışkırtma gibi davranışları içermektedir.

- Son olarak da siber zorbalıkta ise zorba bireyler, gelişen teknolojinin sonucunda internet ortamlarında ve sosyal medya kanallarında mesaj atma ile e posta gönderme gibi yollarla yineleyen rahatsız edici davranışlarda bulunurlar.

Akran zorbalığında farklı roller bulunur. Zorbalığı yapan ve eziyet eden kişileri zorba diye adlandırırız. Bu zorbalığa maruz kalan öğrenciler ise kurban kategorisinde yer alır. Fakat akran zorbalığında sadece zorbalık yapan zorba ve zorbalığa maruz kalan kurban yoktur. Daha farklı roller de mevcuttur. Bunlar ise hem zorbalığa maruz kalan hem de zorbalık yapan grup ile seyirci grubudur. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki en tehlikeli grup hem zorbalığa maruz kalıp hem de zorbalık yapan gruptur. O nedenle zorbalığa maruz kalan çocuk zorbalığa yönelmemesi için fark etmeliyiz. Bunun dışında okulda zorba olarak görünen çocuk evde ya da başka bir yerde kurban olabilir. Bu çocuklara da ceza vermeden anlamaya çalışalım.

Diğer ve belki en önemlisi seyirci grubudur. Seyirci grubundan kast ettiğimiz aynı sınıfta veya çevrede bulunup zorbalığa tanık olan kişilerdir. Seyirci grubu zorbalık için önemli bir yere sahiptir. Çünkü seyirciler zorbalığı desteklediğinde zorbalığın arttığı ama karşı çıktığında ise zorbalığın azaldığını gösteren bir çok çalışma vardır. Aktif müdahale edip arkadaşlarının zorbalığa maruz kalmasını engelleyen bir grup mevcut olduğunda sınıflar daha güvenli bir hale gelmektedir. Bunun dışında zorbalığa maruz kalmasa da tanık olan kişilerin de okul uyumu bozulmaktadır ve sıranın kendilerine gelmesinden korkmaktadırlar.

Zorbalığın önlenmesine ilişkin aile ve öğretmenler şu önerileri gözden geçirebilir:

Zorbalıkla baş edilebilmesi için işbirliği şarttır. Okul-Aile-Öğrenci üçgeninde çözülebilecek bir sorundur.

Öğrencilerin aktif olarak sürece dahil olması zorbalığın azaltılmasında etkilidir. Akran arabuluculuğu ve akran danışmanlığı uygulamalarının etkililiği yüksektir. Özellikle akran arabuluculuğu uygulamalarının genelleştirilmesi gerekmektedir.

Çocuklarımızın zorbalığa uğradığını erken bir şekilde fark edebilmek için onlarla güçsüz ve açık bir iletişimimizin olması gerekmektedir.

Öğretmen ve aile eğitimlerinin arttırılması büyük önem taşımaktadır.

Okul psikolojik danışmalarından destek istemek sorunun çözümü için gereklidir.

Zorba öğrencilere öfke kontrolü ve atılganlık eğitimleri, kurban öğrencilere özgüven çalışmaları ve seyirci rolündekilere ise hak savunuculuğu becerilerini kazandırmak gereklidir.