Doç. Dr. Remzi Sarıkaya yaptığı açıklamada, mahalle düğünleri ve düğün salonlarının kültürel hayatın önemli bir parçası olduğunu belirterek, eğlence ile toplum sağlığı arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurguladı.
Sarıkaya, özellikle düğün salonlarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların yüksek ses nedeniyle olumsuz etkilendiğini ifade ederek, “Gece geç saatlere kadar devam eden yüksek sesli müzik, çevrede yaşayan ailelerin yaşam kalitesini düşürebilmektedir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve ertesi gün işe ya da okula gitmek zorunda olan vatandaşlar bu durumdan daha fazla etkilenmektedir” dedi.
Yüksek sese uzun süre maruz kalmanın sağlık üzerindeki etkilerine de değinen Sarıkaya, “Gürültü kirliliği yalnızca rahatsızlık hissi oluşturmakla kalmamakta, uyku düzeninin bozulmasına, stres düzeyinin artmasına ve uzun vadede işitme sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle yüksek sesin sağlık açısından oluşturduğu risklerin göz ardı edilmemesi gerekir” ifadelerini kullandı.
“Düğünler toplumumuzun en güzel geleneklerinden biridir. Ancak eğlencenin sürdürülmesi ile komşuların huzurunun korunması arasında makul bir denge kurulmalıdır. Ses seviyelerinin uygun düzeylerde tutulması, hem düğün sahiplerinin mutluluğunu hem de çevrede yaşayan vatandaşlarımızın yaşam konforunu koruyacaktır. Bu konuda tüm vatandaşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermesini bekliyoruz.”
Başhekim Sarıkaya, toplum sağlığının korunması adına gürültü kirliliğine karşı farkındalığın artırılmasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.