Allah dualarımı kabul etti; beni sevdiklerinin ülkesine gönderdi

Ülkesinde kuraklık vurduğunda dört milyon insan aç kaldı. Ama Osman’ın desteğiyle köyü ve çevresi o günleri aç kalmadan atlattı. Böyle anlatınca zengin olduğunu sanmayın—bizim için komik görünen miktarlar orada hayat kurtarıyor. Osman da yemeğinden, suyundan kısarak, bazen de aracı olarak çevresine yardım etmeye çalışıyor. Onunla her konuştuğumuzda dualarından bahsediyordu: “Allah dualarımı kabul etti; beni sevdiklerinin ülkesine, Türkiye’ye gönderdi,” diyordu. Osman bugün mezun oldu. Ülkesine dönüyor. Onu bekleyen bir anne ve babası artık yok. Her anlattığında en çok buna üzüldüğünü söylüyor. Fakat ülkesine dönmesinin çok önemli bir sebebi var: Kendi köyünde bir okul kurmak. Çünkü hâlâ açlıkla, yoksullukla mücadele eden çocuklar var. Ve Osman bunu eğitimle değiştirmek istiyor. Osman’ın ülkesinde “beyaz adam” sömüren, çalan, kaçıran anlamına gelir. Fakat artık Osman ve köylüleri biliyor ki uzaklarda bambaşka “beyaz adamlar” var. Osman, Türkiye’nin okuttuğu binlerce uluslararası öğrenciden sadece biri. Türkiye’nin bir dokunuşu, onun ve köyünün kaderini değiştirdi.